Girl

ÖZGÜN VE ÖDÜLLÜ BİR İLK FİLM: ‘GİRL’

Altın Kamera ve FIPRESCI En İyi Film Ödüllerinin sahibi ‘Girl’ün yaratıcısı Belçikalı Flaman yönetmen Lucas Dhont 27 yaşında. Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Oyuncusu seçilen ‘Girl’ün aktörü Victor Polster henüz 16’sında. Balerin olma arzusu ile yanıp tutuşan Lara’ya vücudu ihanet etmektedir. Zira Lara erkek olarak dünyaya gelmiştir.  Viktor APALAÇİ

Cannes Festivalinin resmi seçkisinde yer alan filmler arasında, kamera arkasına ilk kez geçen yönetmenlerin elinden çıkan filmlerin en iyisine Altın Kamera Ödülü verilir.

Bu ödülü bu yıl 27 yaşındaki Belçikalı senaryo yazarı- yönetmen Lukas DhontGirl’ filmiyle kazandı. Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI), festivalin yan bölümü Belirli Bir Bakış’ta yarışan ‘Girl’ü Yılın En İyi Filmi Ödülüne layık gördü.

Filmin başrolünü kameranın arkasına ilk kez geçerek canlandıran, Belçikalı 16 yaşındaki aktör Viktor Polster, olağanüstü performansının karşılığını Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Oyuncusu Ödülü ile aldı.

Ödüllere boğulan, festivalin en özgün filmi ‘Girl’, balerin olma tutkusuyla yanıp kavrulan 15 yaşındaki Lara’nın öyküsünü anlatıyor. Babası ve kardeşiyle yaşayan Lara’nın rüyasını gerçekleştirmesi için, bale eğitimi verilen bir şehre taşınmayı kabul eden ailesini zor günler beklemektedir.

Zorlu, sıkı disiplinli bir eğitim gerektiren bu süreçte, vücudu Lara’nın azmine ihanet etmektedir. Zira Lara erkek olarak dünyaya gelmiştir.

Çocukluğundan beri cinsiyet değiştirmeyi amaçlayan Lara’nın arzusuna uyan babası, kız olabilmesi için gerekli prosedürlere uyarak Lara’ya destek vermektedir. Doktor nezaretindeki hormon tedavileri nihai çözüm ameliyatına kadar, düzenli olarak sürdürülür. İyi bir balerin olma yolunda azimle ilerleyen Lara, acımasız bir toplumun kurallarına uyabilecek midir?

Lukas Dhont, bu çarpıcı ve cüretkâr konunun üstesinden gelebilmek için, ilk filmini yapan bir yönetmenden beklenmedik başarılı bir mizansene imzasını atmış.

Büyük bölümü bir bale okulu öğrencileri ile üç kişilik bir aile arasında geçen filmi, Dhont gerilim temposunu baştan sona ayakta tutan, başarılı bir sinematografi eşliğinde, oya gibi işleyerek anlatıyor.

Flaman yönetmen, 2009 yılında, ünlü bir balerin olmayı düşleyen, erkek olarak doğan bir kızın öyküsünü bir gazetede okuyunca, ‘Girl’ projesini hayata geçirmeye karar vermiş ve bunun için de sekiz yıl uğraş vermiş.

Bu süre zarfındaki casting arayışı hüsranla neticelenmek üzere iken, 2017 yılında Victor Polster bu role talip olmuş.

Ergenlik sorunları, transseksüellik, kimlik bunalımı gibi zorlu temaları işleyebilmenin yolu, bale becerisi olan çocuk yaşta bir aktörü bulmaktan geçiyordu. Filmde uzun saçlı, melek yüzlü, güzeller güzeli sarışın bir Lara olarak izlediğimiz Victor Polster’i ödül gecesinde smokinli yakışıklı bir delikanlı olarak görünce şaşkınlığımızı gizleyemedik.

Kendisinin 16 yaşında, Anversli bir bale öğrencisi olduğunu öğrendik. Kapanış Galası sonrası, ödülü elinde yaptığı basın toplantısında Polster, bu başarısından sonra dans ile sinema arasında tercihte zorlanacağını anlattı. ”İki aylık filmin çekim süresi boyunca, etrafımızdaki herkes benim kız mı, erkek mi olduğumu sorguladı. Baletler balerinler gibi parmak ucunda dans etmez, Lara rolü beni bu yönüyle zorladı” dedi.

Genç aktör, kızların yaptığı gibi ayak parmak uçlarında dans edebilmek için üç aylık zorlu bir eğitim sürecinden geçti.

Kendisine her konuda destek veren babasına rağmen annesinin eksikliğini her an hisseden Lara’ya, beraber duş yaptığı kız arkadaşlarının cinsel organının göstermesi için sürdürdükleri ısrar, filmin trajik sonunun başlangıcı olur.

A

Film notum:

 

 

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here