Örnek Asker / A Good Little Soldier / Un bon petit soldat
Örnek Asker, Kurşun Asker değil
Savaşın nedenleri ve insani olup olmadığı tartışılmaz, savaşır ve öldürürürsün. Yönetmen de Carla’nın bu acımasız şirket kurallarına ve çıkarlarına uymak zorunda sıkışıp kalmasını bize gösteriyor. Genelde Fransız filmlerinde aşk ve cinsellik öne çıkar, bu kez kadının toplumsal rolünü sorgulayan, kurumsal ilişkilerin insanı nasıl baskıladığını gösteren bir film izliyoruz, kutluyorum!
Filmin konusu, adının çağrışım yaptığı gibi bir savaş filmi değil; ters köşe, Örnek Asker, günümüzün acımasız rekabet içeren iş koşullarında başarılı olma ve ayakta kalma savaşı veren bir kadının hikayesi. Venedik Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü alan Sthephan Brieze’nin filmi Örnek Asker, Paris’te yaşayan ve İK Müdürü olarak yeni başladığı sigorta şirketinde göze girmeye çalışan Carla’dan başkası değil.
Carla, sabahtan akşama bir elinde telefonu, kucağında bilgisayarı, metro, otobüs, ofis ve ev arasında koşuşturan, iş toplantılarına katılan, bir yandan işin sorunlarını çözmeye çalışırken babasının yanına bıraktığı küçük oğlunun matematik notlarını kafasına takıp telefondan ders veren, kocasıyla tartışıp yemek yemeyi unutan yalnız bir kadın.
Yeni başladığı işinde bir reklam kampanyasını da yürütmek zorunda kalınca göze girme telaşı içinde, hem şirkette çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerinin sıkıntılarını göğüslemeye çalışıyor, hem de hayat normalmiş gibi yaşamaya. Oysa hiç de öyle değil, iyi niyetli de olsa, yanlış anlaşılıyor, genel müdürün insandan çok şirketin çıkarlarını koruması karşısında mecburen sessiz kalıyor, bunalıyor, sıkılıyor ve arada bir işler karışıyor.
İyi bir anne değil mi?
Örnek bir asker, savaşın nedenlerini ve insani olup olmadığını tartışmaz, savaşır ve öldürür. Yönetmen de Carla’nın bu acımasız şirket kurallarına ve çıkarlarına uymak zorunda sıkışıp kalmasını gösteriyor. Carla bu karmaşık iş koşulları arasında koştururken uzaktaki oğlundan giderek kopuyor. Annelik tam zamanlı bir görev midir? Yarı zamanlı olduğunda işler karışıyor mu?
Yönetmenin ustaca bizi tartıştırmak istediği konu biraz da bu olsa gerek : Ya iyi bir iş insanısın ve bir kadına verilmiş görev olan evini ve çocuğunu ikinci plana atar ve ihmal edersin, kocandan ayrılırsın, çocuğun mutsuz ve başarısızdır. Ya da evinde oturur, iyi bir eş, iyi bir anne olur, arada da sıradan bir işi halledersin? Ama acımasız iş dünyasında basamakları çıkamazsın, yönetici olamazsın. Bu mu? Ya askersin, ya komutan mı? İş yaşamını sürdüren kadınların karşı karşıya kaldığı ikilem ve çaresizlik bu.
Sinematoğrafik açıdan, Carla rolünde Alba Rohrwacher çok başarılı. Yan rollerinde tanıdığımız Fransız aktörler de var. Genelde Fransız filmlerinde aşk ve cinsellik öne çıkar, bu kez kadının toplumsal rolünü sorgulayan, kurumsal ilişkilerin insanı nasıl baskıladığını gösteren bir film izliyoruz, kutluyorum!
Yönetmen : Stéphane Brizé
Senaryo : Stéphane Brizé, Coralie Amédéo, Olivier Gorce
Görüntü Yönetmeni : Antoine Héberlé
Müzik : Bertrand Blessing
Oyuncular : Alba Rohrwacher, Vincent Lindon, Sharif Andoura, David Talbot, Daphné Latour, Grégoire Ruhland, Guillaume Draux
Fransa / Dram / 102 Dk.







