Kehanet / Sacrifice

Sinema Kurban olmuş!

İklim krizinden başlayıp sahte popülizme varan eleştiri dozuyla iyi bir işe başlamış film ama sonunda öyle bir saçmalamış ki tehlikeli bile sayılır.

OrtaKoltuk Puanı:

 

İyi bir iş yapayım derken saçmalamış, bütün o emeği boşa çıkarmış, sadece Costa Gavras’ın oğlu olarak anılmaktan çıkması için daha çok fırın ekmek yemesi gerekir Romain Gavras’ın. Yapmak istediği iş, aslında güncel olan iklim krizine dikkat çekmek, ünlü popülizmiyle dalga geçmek, içi boş işlerle koparılan yaygaranın gereksizliğini vurgulamak, bunlar doğru ama işi o kadar abartmış ve ikinci yarıda o kadar saçmalamış ki sadece saçma değil, tehlikeli de olmuş!

Tehlikeli, çünkü içinde yaşadıkları kaotik ortam ve yalan dolanın içinde başları dönen ve yollarını bulamayan gençlerin kafasını karıştırabilir bütün bu yollar. Tıpkı filmdeki gibi. Çocuklarını iklim krizinden kurtarmak ve doğal bir dünyada yetiştirmek için uğraşan babanın çaresizliği: sonunda o çocuklar kendi kendilerine tuhaf bir yol buluyor, yanardağın sesini dinleyip anasını babasını kurban ederek dünyayı korumaya kalkıyor!

Film, doğal güzelliklerinin vurgulandığı Yunanistan adalarında geçiyor. İlk başlarda bizden de bahsedip biraz güldürüyor: Chris Evans’ın canlandırdığı narsist Hollywood yıldızı Mike, menajeriyle saçlarının dökülmeye başladığı endişesini konuşurken menajeri, üzülme diyor, Türkiye’ye gider tekrar ektiririz!

Kediler ve keller

Zaten farkında mısınız bilmem, Türkiye saç ekimiyle, İstanbul da kedileriyle ünlendi turizm dünyasında. Millet kedi sevmeye, fotoğrafını çekmeye İstanbul’a gelirken Osmanlı dönemindeki köpek itlafını tekrarlayıp sokak köpeği bırakmayan iktidarın sıradaki hedefi sokak kedileri! Yahu kediler sayesinde İstanbul, ekolojik bir temizlik yaşıyor, ne fare var, ne böcek, akrep!

Filme dönersek, Mike, Yunanistan’a bir iklim krizine dikkat çekmek için yapılan ve dünyanın ünlü zenginlerinin davet edildiği yemeye katılmaya geliyor. Smokini ve yakışıklılığıyla katıldığı davette kadınların ilgisini çekerken aslında onların gelişini bekleyen PR’cılardan başka bir grup var: onları kaçırıp bir kısmını ateşe kurban ederek yanardağın öfkesini susturmak!

Yani politik bir hiciv olarak başlayan filmde birkaç komik sahne var ama ilerledikçe gereksiz bir sadizme yer vererek, mitoloji, aktivizm, tarikat, çıkarcılık, para, reklam derken her şey birbirine giriyor ve insanlar ağlaya ağlaya kendilerini ateşe atıp kurban ediyor! Niye? Dünyayı kurtarmak için. Hadi canım sende… Çekimler de fena değil yani, burnuma yanık insan eti kokusu bile geldi!

O kadar ünlü, o kadar zorlu çekim, o kadar iyi fikir, öyle bir çorba olmuş ki, bu işe kim niye para yatırır, Costa Gavras’ın oğlu olmak bunun için yeter mi? Asıl bunu tartışmak lazım. Sinemayı da böyle işlere KURBAN etmemek…

Yönetmen : Romain Gavras

Senaryo : Will Arbery, Romain Gavras

Görüntü Yönetmeni : Matias Boucard

Kurgu : Benjamin Weill

Oyuncular : Chris Evans, Anya Taylor-Joy, Salma Hayek, John Malkovich, Vincent Cassel

İngiltere-Yunanistan-ABD-İtalya-Fransa-Avustralya / Aksiyon-Macera-Komedi / 103 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz