Şafak Sökerken / Finalmente L’alba

Sinemanın içinden bir kamera geçmiş!

Dolçe Vita’yı anımsatan, Cinecitta’yı yerin dibine batıran, 50’li yılların İtalyan sinemasıyla dalga geçen hoş bir seyirlik. Sıcak yaz günlerinde dondurma tadında “Şafak Sökerken”

OrtaKoltuk Puanı:

 

 

Şafak Sökerken adıyla oynayan İtalyan filminin asıl adı Finalmente l’alba. Konuya daha uygun. Film bana yine Roma’da geçen ve Anita Ekberg’in şöhretini perçinleyen Dolçe Vita’yı hatırlattı. Hele o meşhur Trevi Çeşmesi’ne inen merdivenleri sürekli göstermesi birazdan Anita gibi çeşmeye girecek mi dedirtti. Bir sinema klasiğidir Dolçe Vita ve tatlı hayatın aslında acı hayat olduğunu anlatır.

Film 1950’de Roma’da geçiyor ve o dönemin parlayan İtalyan sinemasının merkezi Cinecitta’yı yerin dibine batırıyor! Annesiyle birlikte sokakta yürürken keşfedilen iki kız kardeşten büyüğü Mısır Kraliçesini anlatan tarihi bir filmde figüran olmak üzere seçmelere katılmak için stüdyoya çağrılır. Küçüğü, Mimoza, daha az albenili görünmekte ve bir polisle nişanlanmak üzeredir. Ama o da büyük bir merakla ablası ve annesiyle birlikte seçmelere gider. Ve birinin dikkatini çekerek kendini Cinecitta’nın büyülü ve zehirli atmosferinde bulur. Başrol oyuncusunun yeni oyuncağı olmuştur ve artık İsveçli bir şair Cindy olarak gece boyunca oradan oraya sürüklenir.

Sabaha karşı Şafak Sökerken bu korku, heyecan, dram, seks ve aşk kokan geceden kalan büyük bir deneyimdir genç kız için. Ve neyse ki hayattadır!

Mimoza’nın başına gelenler, sinemanın büyülü dünyasına kapılıp o dünyanın çirkefliklerini de yaşayan pek çok genç kızın başına sadece Roma’da değil, Yeşilçam’da da, Hollywood’da da pek çok kızın, kadının başına geldi. Şöhret basamaklarını tırmanmak için neler feda edildi. Değişen bir şey var mı? Bilmiyorum.

Senaristler için bu büyülü dünyanın aslında şöhretin en üst basamaklarında olanlar için dahi yerini korumak, yaşlanmamak, iyi roller kapmak için ne kadar acıklı olduğunu göstermek açısından iyi bir derya. Bu konuda pek çok film yapıldı. Sinema meraklıları Mısır’da geçen ve bir kadın Firavunun hayatını anlatan filmin nasıl çekildiğiyle ilgili sahneleri keyifle seyredeceklerdir. Başrolde iki kadın var, biri ünlü bir aktrisi, diğeri büyülenmiş bir genç kızı canlandırıyor. İkisi de başarılı. Aklımda iki sahne kaldı: İsveçli şair olarak tanıtılan Romalı genç kızın şiir okumak üzere zorlanması ve finalde figüranlardan olan ama kafesinden kaçmış gerçek aslanla karşılaşması. En kötü olan kimdir, insanlar mı, kafese kapatılmış ve kaçmış bir aslan mı? Bu iki sahne çok duyguluydu. Açıkçası, çok iz bırakmayan ama izlemesi keyifli, sinema meraklılarına bu sıcak yaz günlerinde serin bir salonda keyif verecek bir film. Oyuncular, dekor, konu, yönetim, başarılı. Ama o kadar.

Yönetmen / Senaryo : Saverio Costanzo

Görüntü Yönetmeni : Sayombhu Mukdeeprom

Kurgu : Francesca Calvelli

Müzik : Massimo Martellotta

Oyuncular : Lily James, Rebecca Antonaci, Joe Keery  

İtalya / Dram / 120 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz