Buradayım, İyiyim / I’m Here, I’m Fine
Kutsal Annelik Mitini Yıkmak
Film, anneliği sürekli olarak kutsal, acısız, duygusal ve romantik bir deneyim olarak anlatan toplumsal mitleri kırıyor. Yalnızlığın, yorgunluğun, fiziksel ve ruhsal durumun gündelik gerçekliğine ışık tutuyor. Kadının annelik yaparken ne kadar yorulduğu ve emek harcadığı, bu emeğin görmezden gelinmesini ve önemsenmediğini vurguluyor. Filmin adı, filmi izledikten sonra daha değerli hale geliyor.
Bir Kadın, Bir Ağrı, Bir Yol
Yönetmenliğini ve senaristliğini Emine Emel Balcı’nın yaptığı Buradayım, İyiyim filminin bir Türkiye – Almanya ortak yapımı olduğunu görüyoruz. Oyuncular arasında Bige Önal, Elit İşcan ve Görkem Mertsöz yer alıyor. Filmi 36. Ankara Film Festivali kapsamında izledim. Film, festivalde En İyi Yönetmen ve En İyi Film-Yönetmen ödüllerini kazandı. Adana Altın Koza Film Festivali’nde de Bige Önal ve Tülin Özen En İyi Kadın Oyuncu ödülünü paylaştılar. Filmin prömiyerini 44. İstanbul Film Festivalinde yaptığını da ekleyelim.
100 dakikalık süresi boyunca bir kadının doğum sonrası depresyonuyla uğraşmasını gözlemliyoruz. Annelik fikrinin ona zor gelmesinden ziyade, Filiz’in (Bige Önal) anne olmak istemediğini görüyoruz. Anne olması için evliliği süresince zorbalandığı, manipüle edildiğini söyleyerek etrafındaki insanları suçluyor. Filiz aynı zamanda çalışan bir kadın; ama çalışıyor olması onun evden uzaklaşmasını sağlıyor. Yani çalışmak Filiz için bir yük değil, adeta bir kaçış oluyor. Annelik fikrini kabullenmeye çalışırken; yalnızlık ve psikolojik sorunlar yaşıyor. Kendine ait bir arabası olsun istiyor. Araba almak için tanıştığı çiftin arasında bazı sorunların olduğunu öğreniyor. Arabayı ona satmaya çalışan adamın arabanın asıl sahibi olmadığını, kız arkadaşını arabasını satması için zorladığını anlıyoruz. Şule (Elit İşcan) Filiz’den yardım istiyor. Arabayı daha ucuz bir fiyata ondan alması için ısrar ediyor. Filiz kendi sorunlarıyla uğraşırken belki bir kaçış ve özgürlük sağlaması için kendine ait bir araba almak isterken, böyle bir kaosun içinde yer almak istemiyor. Şule’ye yardım etmiyor. Sonradan Şule’nin arabasıyla kaza yaparak öldüğünü öğreniyor. Bu bilgiyle sarsılan Filiz, Şule’nin kaza ya da intihar sonucu ölmediğini, onu erkek arkadaşının öldürdüğünü düşünüyor. Hem kendi hayatının keşmekeşi hem de Şule’nin ölümünün suçluluğu arasında gidip geliyor.
İçinde Büyüyen Gölgelerle Yaşamak
Film bir kadın yönetmenin kaleminden ve kamerasından çıkıyor. Başrolde kadınların olması, kadın dayanışmasını anlatması, iki kadın arasında kurulan bağ ve önyargısız tavrı Buradayım, İyiyim filmini baştan sona bir kadın filmi yapıyor. Özellikle ‘’annelik kutsaldır’’ düşüncesini yıkması açısından annelik fikrini anti bir taraftan da sorguluyor. Kadın Olmanın, anneliğin ve toplumsal baskının altını kalın harflerle çiziyor. Film, doğum sonrası depresyonunun ötesinde anneliğin kimliği nasıl dönüştürdüğü üzerine kurulu bir anlatı inşa ediyor. Annelik sıfatıyla birlikte, kadınlığın ve insan olmanın ikinci plana atılmasının beklentisiyle dolup taşan insanların arasında, kimliğine bağlı kalmak istemek Filiz için büyük bir çabaya dönüşüyor. Annenin, toplum tarafından otomatik olarak kimliğinden uzaklaşması ve fedakâr olması bekleniyor.
Filiz bu beklentiyi karşılayamıyor; ama dışarıya da ‘’iyiyim’’ demeye zorlanıyor. Bu durum da Bige Önal’ın yüzüne ve bedenine yapılan yakın çekimler aracılığıyla filmin tüm duygusal gerilimini tek bir düşüncede topluyor. Şule karakteri Filiz’in karşı aynası olarak konumlanıyor. Filmde zıtlıklarına rağmen ortak bir paydada var oluyorlar. Sınıfsal farklılıklarına rağmen içselleştirdikleri boşluklar aynı yerden yansıyor. Kadın olmanın hem yük hem de aynı yalnızlığa tutunmak anlamına geldiğini aralarında oluşan bağ sayesinde anlamamızı sağlıyorlar. Aralarındaki yakınlık kısa vadeli de olsa birbirlerine tutunarak nefes alabiliyorlar.
İyiyim Demeye Mecbur Bırakılan Kadınlar
Filiz’in araba almak istemesi bir özgürlük ihtiyacından doğuyor. Filiz karakterinin bu özgürlük isteği Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda kitabını aklıma getiriyor. Herkesin kendine ait bir odası olmalı düşüncesiyle hayatın kaosundan, sorumluluklarından, aidiyetlerinden, üstüne yapışan rollerden kaçıp kurtulmaya çalışan Filiz’i anlamamak mümkün değil. Özellikle bir kadın bakışıyla ona hak vermemek imkansız görünüyor. Bir odadan çıkmak, bir rolden uzaklaşmak ve sınırlarını genişletmek… Filiz, Buradayım, İyiyim filminde tüm özgür ruhlu kadınların sesi oluyor.
Filmde kadına şiddet fikri de öne çıkıyor. Fiziksel bir şiddetten ziyade psikolojik yani sessiz bir şiddet söz konusu. Filmde görünmeyen baskılar, kadından beklenen idare etme beklentisi, destek sisteminin eksikliği gibi filmin alt metnini besleyen konulara da yer veriliyor. Bazen tüm bunlar diyalogsuz gerçekleşiyor. Ev; sıcak bir yuva konumundan uzaklaşıyor. Boğucu bir kabuk gibi içine çekiyor. Dar kadraj, az ışık, evin dağınıklığı Filiz’in zihnindeki sıkışmışlığı yansıtıyor.
Film, anneliği sürekli olarak kutsal, acısız, duygusal ve romantik bir deneyim olarak anlatan toplumsal mitleri kırıyor. Yalnızlığın, yorgunluğun, fiziksel ve ruhsal durumun gündelik gerçekliğine ışık tutuyor. Kadının annelik yaparken ne kadar yorulduğu ve emek harcadığı, bu emeğin görmezden gelinmesini ve önemsenmediğini vurguluyor. Filmin adı, filmi izledikten sonra daha değerli hale geliyor. Aslında filmin adının, gerçekliğin ötesinde metaforik tınılar taşıması, ‘’Buradayım, İyiyim’’ cümlesinin insanın içsel karamsarlığını dışarı yansıtmak istemeyişine ironik bir tavır takınıyor. Film annelik deneyimine sıcaklıkla yaklaşmıyor. İdealize edilmiş bir anne – çocuk anlatısı değil. Bir kadının acısını, yalnızlığını, isteksizliğini, uğradığı manipülasyonu, yorgunluğunu, bastırılmışlığını, kapana sıkışmışlığını ve çaresizliğini anlatıyor. Görünmeyen emek faktörü ve cinsiyet eşitsizliğine de modern bir söylem getiriyor.
Bige Önal’ın, Filiz’e kusursuz şekilde beden vermesi onu yılın en iyi kadın oyuncu performanslarından biri haline getiriyor. Karakterin tüm karanlığına rağmen Bige Önal rolde pırıl pırıl parlıyor. Yönetmen Emine Emel Balcı’nın oyuncu yönetimini ne kadar övsek az kalıyor. Zaten başarısı da festival komitelerince taçlandırıldı. Sıradaki filmini merakla bekliyorum.
Yönetmen / Senaryo : Emine Emel Balcı
Görüntü Yönetmeni : Murat Tuncel
Kurgu : Eytan İpeker, Melike Kasaplar
Müzik : Andreas Lucas
Oyuncular : Bige Önal, Elit İşcan, Görkem Mertsöz
Türkiye / Dram / 100 Dk.









