Son Viking / Den sidste Viking
Son Viking, Jensen’in yıllardır çektiği en iyi filmlerden biri. Herkesin deli olmasının filmin kurgulanmış gerçekliği içinde herkesi bir şekilde tatlı bir şekilde akıllı kıldığı böyle bir komediyi nasıl başardığı, komedi unsurlarının içine dile getirilmemiş çok sayıda sevgi unsuru dokuması ve bunu zahmetsizmiş gibi göstermesi hayranlık verici..
“Son Viking” filminin açılışında anlatıcı elle çizilmiş bir animasyonla oldukça rahatsız edici bir hikâye anlatıyor. Bir zamanlar bir Viking prensi savaşta bir kolunu kaybedip kabilenin geri kalanına göre engelli kalıyor : Kral babası grubun eşitliğini ve mutluluğunu korumak için diğerlerinin de birer kolunun kesilmesini emrediyor. Engelliliğin norm haline geldiği kanlı uçlara taşınan bu tuhaf masal, anında Danimarkalı Anders Thomas Jensen‘in yazdığı ve yönettiği altıncı filminin absürtle karanlık komedi arasında gidip gelen tonlamasını açığa çıkarıyor. Sahne hızla gerilimli bir soygunun sonrasına geçiyor ve Anker (Nikolaj Lie Kaas), bir çanta dolusu parayı bir emanet dolabına saklayıp, peşindeki polisler onu yakalamadan önce anahtarı, utangaç ve içine kapanık küçük kardeşi Manfred’e (Mads Mikkelsen) veriyor ve hemen yutmasını, daha sonra da çantayı alıp annelerinin evinin yanındaki ormana gömmesini söylüyor.
On beş yıl sonra hapisten çıkan Anker, içinde 40 küsur milyon Danimarka kronu olan çantayı alabilmek için, kız kardeşleri Freja (Bodil Jørgensen) ile birlikte yaşayan Manfred’in buluyor. Arada dünyayla başa çıkmak için hayal dünyasına ve aşırı telafi mekanizmalarına başvuran, uysal ve yaralı kardeşinin intihar eğilimli dissosiyatif kimlik bozukluğu iyice gelişmiştir, gördüğü her köpeği kaçırmakta ve kendisini üyesi John Lennon sanmaktadır. Bu gözlüklü, orta yaşlı, çekingen ve sessiz adam, “Manfred” diye hitap edildiğinde ya da “John” diye hitap edilmediğinde patlayıcı ve histerik hâle geliyor, en yakın açık pencereden ya da hareket hâlinde bir otomobilden kendini dışarı atıyor, veya kendine başka bir şekilde zarar verebiliyor. En önemlisi de para çantasını nereye sakladığını kesinlikle hatırlamıyor. Anker’in sarhoşken tanıştığı psikiyatrist Lothar (Lars Brygmann), Manfred’i iyileştirmek için, kendisini Beatles’ın diğer üyeleri olarak tanımlayan akıl hastalarıyla birlikte John Lennon kişiliğini sergilemesine izin verme planı yapıyor ama, ayıldığında bu planı reddeden Anker, Manfred’in 15 yıl önce kendisine söylendiği gibi parayı ormanda belirli bir yere gömdüğünü varsayarak hâlen AirBNB’de kiralık olan annelerinin evine giderek Manfred’in hafızasını tazelemeye çalışıyor. Evin en az kendileri kadar garip kiracılarıyla çok iyi anlaşan abi kardeş evin müştemilâtına yerleşiyor.
Manfred’in dissosiyatif kimlik bozukluğu teşhisini paylaşan bir grup Danimarkalı ve İsveçli psikiyatri hastasını bir araya getirerek peşlerinden gelen Lothar, Manfred’i de aralarına alarak Beatles’ı yeniden canlandıran bir müzik grubu kuruyor. Müzisyenler Beatles apoletli ceketlerini giyip, kasabadaki bir yetenek gösterisine hazırlanmak için enstrümanlarını ısıtırken, Anker ormanda çukurlar kazıyor ve kardeşinin parayı nereye gömdüğünü söylemesini umarak evin içindeki mobilyaları etrafa saçıyor.
Soygundan sonra hapse girmeyen ve kendi payına düşen parayı harcamış olan Anker’in soygundaki eski ortağı, tavizsiz, şiddet yanlısı Flemming (Nicolas Bro) de, işkence ve şiddete başvurarak kalan paranın bir kısmına el koymak amacıyla peşlerine takılıyor.
Çoğu son derece sevimli akıl hastalarından oluşan, aralarındaki en normal karakterin ciddi öfke kontrol sorunları olan eski bir banka soyguncusu olduğu grubun yaşadıkları giderek inanılmaz, içinden çıkılamaz ve son derece komik bir kargaşaya dönüşüyor.
Jensen, her zaman kırılgan olan, ezilen figürüne ilgi duyar. Anker ve Manfred de, aynı bütünün kırık dökük iki yarısını simgelerler; kırıklıkları o kadar uyumsuzdur ki, tıpkı kardeşlerin sık sık yaptığı gibi, birbirlerine mucizevi şekilde uyum sağlıyorlar. Yıllar önce aynı çatı altında yaşanan çocukluk travmalarına dönüldükçe Anker, Freja ve Manfred’i hem birbirine bağlayan hem de tamamen birbirinden uzaklaştıran terk edilme sorunları ve diğer aile sırları ortaya çıkıyor.
İki kardeş, hem kelimenin tam anlamıyla hem de mecazi olarak geçmişlerindeki yüklerden kurtulmaya çalışırken, birkaç geri dönüş sahnesiyle, hayatlarını cehenneme çeviren istismarcı bir babaları olduğu, ergenlik öncesi okula Viking kıyafetleriyle giden Manfred’in çok sert muamele gördüğü anlaşılıyor. Gücü bir zayıflık, kırılganlığı bir zırh olarak gören Jansen’in filmlerinde daima mizah ve incelikle ele aldığı bu Viking unsuru onun kendine özgü erkeklik anlayışının kodudur ve “Son Viking”i erkeklerin ruh sağlığına dair bir bakış hâline getiriyor.
Filmlerinde yer alan temaların ve oyuncu kadrosunun tutarlılığı sayesinde Jensen benzersiz bir oyuncu yönetmenidir. Filminde yer alan herkesin, Jørgensen’in, Brygmann’ın, Bro’nun ve özellikle Mikkelsen ve Lie Kass‘ın, delilik, rahatlık ve felaket niteliğindeki yaralanma arasındaki ince çizgide nasıl dans etmeyi başardıklarını mucizevi bir olaydır. Danca filmlerde sergilediği çılgın performansları izlemek her zaman büyük zevk olan Mads Mikkelsen‘in dağınık kıvırcık saçları ve buruşuk vücut diliyle, patolojileri olay örgüsünü yönlendirirken etrafındaki herkesi kesinlikle hayal kırıklığına uğratan derinden kırılmış Manfred’e getirdiği tuhaf derecede yumuşak yorum olağanüstüdür.
Son Viking, Jensen’in yıllardır çektiği en iyi filmlerden biri. Herkesin deli olmasının filmin kurgulanmış gerçekliği içinde herkesi bir şekilde tatlı bir şekilde akıllı kıldığı böyle bir komediyi nasıl başardığı, komedi unsurlarının içine dile getirilmemiş çok sayıda sevgi unsuru dokuması ve bunu zahmetsizmiş gibi göstermesi hayranlık verici..
Yönetmen / Senaryo : Anders Thomas Jensen
Görüntü Yönetmeni : Sebastian Blenkov
Kurgu : Anders Albjerg Kristiansen, Nicolaj Monberg
Müzik : Jeppe Kaas
Oyuncular : Mads Mikkelsen, Nikolaj Lie Kaas, Bodil Jørgensen, Lars Brygmann, Nicolas Bro, Sofie Gråbøl, Søren Malling, Kardo Razzazi, Anette Stovelbaek, Lars Ranthe, Rikke Louise Andersson
Danimarka-İsveç / Gerilim-Dram-Komedi / 115 Dk.












