Barrio Triste
Sistem tarafından yok sayılan gençler
Derin yoksulluk, cehalet, şiddet, kaybolmuşluk üzerine olan konusu, içeriği, derdiyle ve son mu belli olmayan final gibi bir dolu yönüyle bu film gerçekten de seyirciyi rahatsız etmek istiyor ve salonun karanlığından dışarıdaki ışığa çıkanlar, pekâlâ da filmi amacına ulaştırmış görünüyor.
İKSV 45. İstanbul Film Festivali’nde, sinemanın bildik anlatım olanaklarının dışına taşan cesur yapıtların yer aldığı “Heyula” seçkisi, şu tekinsiz filmi ağırlamak için nasıl da şefkatli bir ev sahibiydi. “Barrio Triste”. Daha önce gösterildiği festivallerde daha çokmuş, bizim festivalimizde de (en azından şahsımın bulunduğu salonda) az sayıda da olsa filmi terk edenler oldu. Kalanlar gibi gidenler de bu filmden izler taşımayı illa ki sürdüreceğinden, buna tam olarak terk etmek de denmeyebilir. Rahatsızlığı dindirmek demek daha doğru olabilir.
Derin yoksulluk, cehalet, şiddet, kaybolmuşluk üzerine olan konusu, daha doğrusu içeriği, yok daha da doğrusu derdi, her biçim filmle rahatsız edici olurdu zaten. Ama “buluntu film (found footage)” olarak, kameranın seçtiği neredeyse sürekli aşağıya yere ve ayaklara bakan odak, türler arasında ani geçişler, son mu belli olmayan final gibi bir dolu yönüyle bu film gerçekten de rahatsız etmek istiyor ve salonun karanlığından dışarıdaki ışığa çıkanlar, pekâlâ da filmi amacına ulaştırmış görünüyor.
Filmin meydan okuyuşlarından biri de sert toplumsal gerçekçilikten, bir anda absürt biçimde gerçeküstücü bir anlatıya evrilmesi. Kendi yüzünü özenle saklayan, Bad Bunny gibi ünlülerin parıltılı kliplerinden gelen Kolombiya asıllı Amerikan yönetmen Matías Vásquez, bilinen adıyla Stillz, ilk uzun metrajıyla seyirciyi koltuğundaki rahatlığın ve özdeşleşmenin değil, perdedeki tekinsizliğin ve yabancılaşmanın içine çekiyor. VHS kameranın Medellin’in en kenara itilmiş sokaklarında yalpalayarak çektiklerine, Arca’nın (Alejandra Ghersi) fiziksel olarak da ezici ağır elektronik tınıları da eklenince…
1987 Medellín’inde, gökyüzündeki gizemli ışıkları çekmeye gelen televizyoncuların kamerasını çalan mahalleli gençlerle başlıyor her şey. Kameranın gasp edilmesi, aslında bakış açısının da el değiştirmesi demek. Sistem tarafından yok sayılan, kentin en ötelenmiş çeperlerine itilmiş bu gençler, bir Betacam ile işledikleri suçlarla birlikte kendi varoluş(suz)luklarını kayda alıyor. Geleceksizliklerini, ufuksuzluklarını. Salondan çıksanız ya da koltuğa mıhlanıp kalsanız, perdedeki uzayın o sonsuz boşluğunu andıran VHS karıncalanması, belleğinize kazınan hiçliğin kaydı. Ya da yoksa -bir umut- uzaylıların kaçırdığı başka bir boyutta var olmanın mı kaydı?
Sanata evet.
Yönetmen / Senaryo / Görüntü Yönetmeni : Matías Vásquez (Sitillz)
Kurgu : Adam Robinson
Müzik : Arca
Oyuncular : Juan Pablo Baena, Brahian Estiven Acevedo, Samuel Ruiz, Samuel Andres Celis, Jose Arley Marin Gonzalez, Samuel Velásquez, Bryan Erlin Garcia, Tomas Tinoco Higuita
İspanya / Suç-Dram-Fantastik-Bilimkurgu / 84 Dk.









