Pompei : Bulutların Altında / Pompei: Below the Clouds
Napoli’ye kamera ile yazılmış aşk mektubu
Filmin baş karakterleri volkanik bulutların, Pompei’yi bir anda kaplayıvermiş olan Vezüv’ün küllerinin, ölümün fosillere dönüştürdüğü antil Pompei halkı bedenlerinin gri tonlamalarıyla görkemli bir siyah beyazla çekilmiş, deniz, gökyüzü ve Vezüv Yanardağı arasında seslerle, hayatlarla dolu bu film, az bilinen ve baştan deneyimlenen bir portresini çizdiği Napoli’ye kamera aracılığıyla yazılmış bir aşk mektubu.
1963’te doğan, İtalya ve Türkiye’de büyüyen, “Sacro Gra” (2013) ile Altın Aslan, “Fuocoammare” (2016) ile Altın Ayı ödülü almış olan İtalyan-Amerikan film yönetmeni Gianfranco Rosi Avrupa’nın üç büyük film festivalinin (Venedik, Berlin, Cannes ) ikisinde en büyük ödülü kazanan tek belgesel filmcisi ve bunu 21. yüzyılda başaran beş yönetmenden biridir. Dünya prömiyerini Venedik Uluslararası Film Festivali’nde yaparak Jüri Özel Ödülü kazanan son filmi (2025), 45. İstanbul Film Festivali’nin resmi seçkisinde yer alıyor.
“Napoli İtalya değildir, Napoli başlı başına bir ulustur” diyen Gianfranco Rosi : “Üç yıl boyunca Vezüv Yanardağı’nın eteklerinde yaşayıp çekim yaptım; tarihin izlerini, zaman kazılarını, günlük yaşamın kalıntılarını aradım. Konuşanların sesinde hikâyeler yakaladım; Flegri Bahçeleri’nden yükselen bulutlarla dumanı izledim.” diyor. Filmin baş karakterleri volkanik bulutların, Pompei’yi bir anda kaplayıvermiş olan Vezüv’ün küllerinin, ölümün fosillere dönüştürdüğü antil Pompei halkı bedenlerinin gri tonlamalarıyla görkemli bir siyah beyazla çekilmiş, deniz, gökyüzü ve Vezüv Yanardağı arasında seslerle, hayatlarla dolu bu film, az bilinen ve baştan deneyimlenen bir portresini çizdiği Napoli’ye kamera aracılığıyla yazılmış bir aşk mektubu.
“Pompei Bulutların Altında”da bir öğretmen okul sonrası geçici bir program yürütüyor, emniyet görevlileri mezar hırsızlarını kovalıyor, limanda Suriyelilerin çalıştığı bir tanker Ukrayna’dan gelen tahılı boşaltıyor, kentin yerlileri 3.5luk bir sallanmada bile, her derde deva itfaiyecilerden medet umuyorlar, Japon arkeologlar yirmi yıldır sürdürdükleri kazılara devam ediyorlar. Bir sinema arkeoloğu olan Rosi, yerlilerin, ibadet edenlerin, turistlerin, yıkıntıların, kalıntıların ve müzelerdeki heykellerin arasına “Viaggio in İtalia”dan (1954) George Sanders ve İngrid Bergman’lı bir sekans ve “Gli ultimi giorni di Pompei”den (1959) kısacık bir bölüm de sıkıştırmayı ustalıkla başarıyor. Daniel Blumberg’in özgün müziğinin katkısı büyük. Bu olağanüstü belgesel yakında MUBİ’de olacak. Kaçırmayın derim.
Yönetmen / Senaryo / Kurgu : Gianfranco Rosi
Müzik : Daniel Blumberg
İtalya / Belgesel / 115 Dk.








