Füze / Golpe Explosivo

TÜRKİYE’Yİ YOLGEÇEN HANI GİBİ GÖSTEREN FİLM

Yönetmenin önceki çektiği filmlere göre daha hafif / mekanik olan, büyük hayaller ve ödüller peşinde olmayan bu gerilim filmini, değişik olaylar zinciri ve temposu sayesinde nedenine niçinine bakmazsanız, İstanbul sahnelerine tepki göstermeyecekseniz patlamış mısır eşliğinde rahatça izleyebilirsiniz. 

OrtaKoltuk Puanı:

 

Füze, “Hell or High Water” filminden tanıdığımız David Mackenzie’nin yönettiği, Aaron Taylor-Johnson, Theo James, Sam Worthington ve Gugu Mbatha-Raw’un başrollerde olduğu bir İngiliz gerilim filmi.

Londra’nın merkezinde bir inşaat sahasında II. Dünya Savaşı’ndan kaldığı belirtilen patlamamış dev bir bomba bulunur. Şehir acilen tahliye edilir, ordu ve polis devreye girer. Bu kaosun ortasında bir soygun çetesi, boşalan sokakları ve dikkatin dağılmasını fırsat bilerek büyük bir soygun planlamıştır…

Film, zamanlı bomba gerilimiyle soygun unsurlarını birleştiriyor ve 100 dakikalık süresiyle rehavette hiç boşluk bırakmıyor. Tempo sürekli ilerlerken, hikayeye ve katmanlara değişik karakterler ekleniyor. Son 20-30 dakikada yaşanan değişik karakterler ve olaylar zinciri filmi kurtarıyor ve eğlenceli kılıyor. Kısacası bu filme : Patlamış mısırınızla keyifle izlenebilecek zekice tasarlanmış bir hikaye diyebiliriz. 

Anlatılan hikayede ki bomba imha prosedürleri, polis / asker protokolleri seyirciye oldukça gerçekçi hissettiriyor. Bu da filmi “aptalca yazılmış aksiyon” seviyesinden çıkarıyor. Ancak; film değişik olaylar zincirine rağmen bazı yerler tahmin edilebilir ve oldukça mekanik duruyor. Finaldeki bazı dönüşler ise oldukça absürt. Anlatılan hikayede ki karakter derinlikleri de oldukça zayıf. Karakterler sadece “rol” olarak kalmış. Özellikle kadın karakterlerde duygusal bağ kurma yeterince kullanılamamış.

Filmin İstanbul’da çekilen sahnelerine de tepkiliyim. İstanbul’da geçen “Üsküdar’a gider iken, aldı da bir yağmur” müziği eşliğinde ki sahnelerde nedense ağır sarı / tozlu filtre kullanılmış, İstanbul eski ve tozlu gösterilmiş. Bu beni rahatsız etti ve “yine mi Hollywood’un Doğu klişesi” dedirtti. Adamlar bizi hala modernleşmemiş, kara çarşafli, deveye binenler olarak resmediyor. Öte yandan; ülkemizi kara para aklama cenneti olarak görüyorlar. Soyguncular, neden diğer ülkelere değil de bizim ülkemize elini kolunu sallayarak girilen bir yer olarak görüyor anlayabilmiş değilim. Yoksa gerçekten öyle mi? Filmin havaalanı sahnesinde diğer ülkelerin uçuş kontrollerinin yapıldığı yerleri polis kontrol altında tutarken, İstanbul’a kalkacak uçağın bilet kontrolünde hiç polis yok. Adam elini kolunu sallayarak uçağa biniyor ve İstanbul’a gelebiliyor. Neden? Bizim istihbaratımız yok mu?

Oyunculara gelecek olursak : Aaron Taylor-Johnson bomba imha uzmanı binbaşı rolünde oldukça karizmatik ve gergin bir performans sergiliyor. Theo James ve Sam Worthington soyguncular olarak, Gugu Mbatha-Raw ise polis şefi olarak üstlendikleri rollerinin hakkını veriyorlar. Kurgusu ve müziği de fena değil. 

Sonuç olarak; Yönetmenin önceki çektiği filmlere göre daha hafif / mekanik olan, büyük hayaller ve ödüller peşinde olmayan bu gerilim filmini, değişik olaylar zinciri ve temposu sayesinde nedenine niçinine bakmazsanız patlamış mısır eşliğinde rahatça izleyebilirsiniz. 

Yönetmen : David Mackenzie

Senaryo : Ben Hopkins

Görüntü Yönetmeni : Giles Nuttgens

Kurgu : Matt Mayer

Oyuncular : Aaron Taylor-Johnson, Theo James, Sam Worthington, Gugu Mbatha-Raw, Elham Ehsas, Honor Swinton Byrne, Saffron Hocking, Naveed Khan

İngiltere / Aksiyon-Gerilim / 96 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz