Üçüncü Gece / La Troisieme Nuit
KÖTÜLÜĞE KARŞI DİRENMEK
Daniel Auteuil “3. GECE”de 1942’de 108 Yahudi çocuğun kurtarılmasını anlatıyor
Film, Nazilerin temerküz kamplarına sevk edilmeyi bekleyen Yahudi çocukların, bir rahip ve bir memurun vicdani sorumlulukla giriştiği kurtarma hareketine odaklanıyor. Film devlet çarkıyla bireysel ahlak arasındaki çatışmayı kurmada başarılı. Klasik ve geleneksel anlatımıyla filmin sinematografik olarak yeterince özgün olmadığını söylemek mümkün
Daniel Auteuil yönettiği, başrolünü oynadığı ve senaryo yazılımına katıldığı, Cannes’da prömiyerini yapan “Sıradan Bir Olay / Le Fil”den 2 yıl sonra, 79. Cannes Film Festivali’ne Cannes Premiere bölümünde yer alan “Üçüncü Gece / La Troisieme Nuit” ile katıldı. Daniel Auteuil’ün Camille Lugan ile senaryosunu yazdığı ve başrolünü oynadığı “3. Gece”, bireysel vicdan ile devlet bürokrasisi arasındaki çatışma üzerine kuruluyor. Senaryo özellikle bölgedeki kahramanlara, insancıl kişilere odaklanıyor. Film, 1942’de Lyon’un hemen dışındaki bir toplama kampından 100’den fazla Yahudi çocuğu kurtarmak için bir rahibin gösterdiği inanılmaz çabayı anlatıyor. Film, bir rahibin kendi kurumunun ve devletinin politikalarından bağımsızlanarak, vicdani sorumlulukla giriştiği kurtarma hareketine odaklanıyor. 1942’nin Ağustos ayında Nazi işgaline onay veren Mareşal Philippe Pétain başkanlığındaki Vichy hükümeti Gestaponun Yahudilere yönelik toplama operasyonuna destek verir.
108 ÇOCUK, 108 KADER
Vichy hükümeti Vénissieux kampında tutulan Yahudilerin hangilerinin sınır dışı edileceğine karar vermek üzere bir komisyon oluşturur. Dışişleri Bakanlığının Yabancılar Sosyal Hizmetlerinde görevli genç bir memur olan Gilbert Lesage (Antoine Reinarte) tutuklanan Yahudilerin kaderine karar vererek bir tarama komitesi kurmakla görevlendirirken, kendini insancıl bir kişiliğe adamış din adamı Alexandre Glasberg (Daniel Auteuil) ise onları kurtarmak için çalışır. Lasange, başlangıçta yalnızca kendisinden istenen bürokratik görevi yerine getiren bir memur gibi görünür. Ancak kısa süre içerisinde karşısındaki insanların artık dosyalardan ve istatistiklerden ibaret olmadığını farkeder. Vichy bürokrasisi ve karşılıklı yardım ağları arasında sıkışıp kalan Gilbert ve Alexandre, devlet aygıtına meydan okumak ve onları bekleyen acımasız kaderden hayatlarını kurtarmak için akıl almaz riskler almak üzere güçlerini birleştirmek zorunda olduklarına karar verirler. İkili, devletin koyduğu kurallardaki boşlukları kullanarak mümkün olduğu kadar çok insanı kurtarmaya çalışır. . Filmin en dramatik noktası ise Yahudi çocuklarla ilgilidir. Ebeveynlerinin, çocuklarının kurtulabilmesi için onları terk ettikleri hakkında bir belgeyi imzalamaları gerekmektedir. Tarihsel olay sonuncunda 108 çocuğun kurtarılıp temerküz kamplarına yollanmaları engellenmiş olur.
“3. Gece” yalnız 2. Dünya Savaşı’na ilişkin bir tarihi film değil, “insanın ve toplumun kötülük karşısında ne zaman direnmek gerektiği” sorusunu bugüne taşıyan bir yapıt. Aynı festivalde gösterilen Laszlo Nemes’in “Moulin” ve Antonin Baudry’nin “De Gaulle Savaşı : Demir Çağı” filmleri De Gaulle ve Jean Moulin’i merkezine alırken, “3. Gece” iki isimsiz kahramanın öyküsünü anlatmayı seçiyor. Bu film, yine Cannes Film Festivali’nde gösterilen, Senaryo Ödülü’ne layık görülen Emmanuel Marre’ın “Kurtuluşumuz / Notre Salut”süyle konusu itibarıyla akrabalıklar taşıyor. Her ikisinin konusu aynı dönemde, aynı bölgede geçiyor.
İki filmin ayrıldıkları tek nokta “Kurtuluşumuz”un kahramanı Henri Marre’ın Gestapo’nun emrine uyarak Yahudilerin temerküz kamplarına sevkedilmek üzere toplanmalarına hizmet etmesi, rahip Alexandre ile memur Gilbert’in ise hayatlarını hiçe sayarak Yahudi çocukları kurtarmaya çalışmaları ve bunu başarmaları. Filmin özelliklerinden biri, Holokost’u büyük tarihsel figürler üzerinden değil, küçük bir bürokratik komisyonun aldığı kararlar üzerinden anlatması. Filmin gücü 1942’deki olayın günümüzde anlamını koruyan “itaat mı, vicdan mı ?” Sorusunu ortaya koymasında. Daniel Auteuil filmi hakkında, “3. Gece”nin yalnızca bir dönem filmi olmadığını, geçmişteki bir olay aracılığıyla, bugünkü dünyasındaki ahlaki soruları tartışmak istediğini söylüyor. Bu nedenle filmde “ben bu durumda olsaydım devletin emrine mi uyardım, yoksa karşı mı çıkardım ?” sorusu merkezi bir önem taşıyor.
İTAAT MI, VİCDAN MI ?
Ahlaki ve insani meselelerdeki güçlü konusuna rağmen, Daniel Auteuil’ün anlatımının zaman zaman fazla klasik ve geleneksel olduğu söylenebilir. Film devlet çarklarıyla bireysel ahlak arasındaki çatışmayı kurmada başarılı. Ancak senaryonun karakter tahlillerinde yeterince derinleşemediği söylenebilir. Ayrıca filmin sinematografik olarak yeterince özgün olmadığını söylemek mümkün. Filmi ele aldığı temalar arasında fedakarlık, dayanışma, vicdan, itaatsizlik, insana verilen değer, bireysel sorumluluk ve farklılıklar ötesinde birlikte hareket etme sayılabilir. Ebeveynlerin çocuklarından ayrılışını tasvir eden sahneler çok dokunaklı. Filmin birçok sahnesi gecenin karanlığında ve şiddetli yağmur altındaki askeri kampta geçiyor. Karanlık sahnelerin fazla miktarda yer alması ise filmin izlenmesini zorlaştırıyor. Konusunu bir tiyatro oyunundan alan, Daniel Auteuil’ün başrolünü oynadığı “Hoşça Kalın Bay Haffmann / Adieu Monsieur Haffmann”, yine aynı yılda (1942) ancak Paris’te geçiyor ve bir kuyumcu ailesinin şehirden kaçmasını organize ediyordu.
Hristiyan papaz, rahibe ve din adamlarının 2. Dünya Savaşı’nın zor günlerinde Yahudileri kurtarmaya çalışmalarını anlatan filmlerin en ünlüsü Louis Malle’in 1987 tarihli “Elveda Çocuklar / Au Revoir Les Enfants”ıdır. Film, 1944’te bir Katolik yatılı okulunda bir rahibin Yahudi çocukları sahte kimlikle saklamasını anlatıyor. Costa Gavras’ın “Amen”inde (2002) Mathieu Kassovitz’in canlandırdığı bir din adamı Holokost’un durdurulması için Papa’nın harekete geçmesini sağlamaya çalışıyor. Volker Schlöndorff “The Nigth Day”de (2004) Nazi döneminde Katolik rahiplerin direnişi konusunu işledi. “3. Gece”nin yönetmen, senaryo yazarı, başrol oyuncusu Daniel Auteuil ile bitirecek olursak, 100’ün üstünde filmde oynayan sanatçı 1950 Cezayir doğumlu. Michael Haneke’nin “Caché”si, Claude Berri’nin “Jean La Florette” ve Partice Leconte’un “La Fille Sur Le Pont” filmleriyle tanınır. Bu son iki filmiyle En İyi Erkek Oyuncu César Ödüllerini kazandı. Cannes Film Festivali’nde “Le Huitieme Jour” ile aynı ödüle sahip olmuştur. Auteuil 6 filmin yönetmenliğini yapmıştır. Aktris Emmanuelle Béart ile bir evlilik yapmıştır. “3. Gece” Ocak 2027’de vizyona girecek.
Yönetmen : Daniel Auteuil
senaryo : Daniel Auteuil, Camille Lugan
Görüntü Yönetmeni : Jean-François Hansgens
Müzik : Olivier Goinard
Kurgu : Valérie Deseine
Oynayanlar : Daniel Auteuil, Antoine Reinarte, Luana Bajrami, Grégory Gadebois
Fransa / Tarihi-Savaş-Dram / 100 Dk.








