Kraliçe Zor Durumda / Queen at Sea

Kraliçe değil, kral zorda!

Filmin ana teması da bunu tartıştırıyor; cinsel yaşam, ne zaman başlar, ne zaman bitmeli, kiminle olmalı? Bir karara varmayıp bunu seyirciye bırakmasını kimileri yanlış bulsa da neyin kararına varacaktı ki? Bence en doğrusunu yapıyor!

OrtaKoltuk Puanı:

 

Cinsellik, bir canlının yaşamında tıpkı beslenme, uyuma gibi doğal gereksinimlerden biri. Ancak bu insanlarda farklı nedenlerle engellenebiliyor, başlıca nedeni ise sonuçları; üreme! Bir başka canlı dünyaya getirme. Dolayısıyla beslenmek kadar doğal bir gereksinim olmasına karşın, temelinde yatan bu sonuçtan ötürü, ahlaki ve ekonomik gerekçelerle engelleniyor, kurallara bağlanıyor, yasaklanıyor. Bu kuralların başında cinsellik yaşanan kişinin yasal olarak bağlı olunan kişi olması geliyor; yani evlilik. Bu kural gevşese bile çoğunlukla geçerli. Bir de yaş sorunu var, ne zaman? Hangi yaşta biter, hangi yaşta başlar?

İşte yönetmen Lance Hammer, bu soruları tartıştığı filmi “Kraliçe Zor Durumda – Queen at Sea” de cinselliği, yaş açısından ele almış, aynı ailenin üç kuşak kadını, büyük anne, anne ve torunun paralel cinsellik sorunu, nasıl olmalı? Konuyu sadece yaşananları göstererek anlatan yönetmen kararı seyirciye bırakıyor, kim haklı, kim haksız?

Usta oyuncuların canlandırdığı anneanne, torun ve ortada çırpınan ve sürekli yanlış anlaşılan anne rolünde Juliette Binoche, filmin en tanınmış oyuncusu olmakla birlikte sanki başrolde değilmiş gibi biraz arka planda bırakılmış.

Filmi oyunculuğuyla asıl alıp götüren, her türlü aykırı davranışıyla demanstaki anneanne rolünde Anna Calder-Marshall ve onu her haliyle seven ve kollayan eşi rolünde Tom Courtenay ki zaten Berlin Film Festivali’nde Jüri Büyük ödülü değilse de Jüri ödülü “Gümüş Ayı”yı birlikte kucakladılar. Doğrusu hiç konuşmadığı halde, vücut dili, mimikleri ve yüz ifadesiyle kendisini çok iyi anlatan, demans hastası büyük anneyi Anna Calder muhteşem canlandırıyordu. Eşi rolündeki, kendisi kadar yaşlı ama bedenen ve zihinsel olarak daha sağlıklı ve şefkatli eş rolünde Tom Courtenay de “Allah her kadına yaşlılığında böyle bir eş nasip etsin!” dedirtiyor ki genelde yaşlanan ve bakımı zor olan, hele bizim ülkemizde, erkektir, kadın ise etrafında pervane olur.

Üç kuşak arasında

Filmin üçlü örgüsü de ilginç : Sorun, sadece büyük annenin demans hastası olması ve bakımı değil. 17 yıllık eşi ile bakım sorununu aşar gibi görünüyorlar. Sorun, cinsel yaşamları! Kızı, üvey babasını demans hastası annesinin üzerinde yakalıyor ve bunu daha önce yasaklamış olduğu halde tekrar edildiği için polise şikayet etmeye kadar gidiyor.

Filmin ana teması da bunu tartıştırıyor; cinsel yaşam, ne zaman başlar, ne zaman bitmeli, kiminle olmalı? Bir karara varmayıp bunu seyirciye bırakmasını kimileri yanlış bulsa da neyin kararına varacaktı ki? Bence en doğrusunu yapıyor!

Juliette Binoche’a da bir eş bulsalardı

Bu arada ortada duran annenin cinsel yaşamı hakkında bir fikrimiz yok, ama annesininkine karışırken henüz liseye giden kızının erkek arkadaşı olduğunu fark edince ona bir kutu prezervatif alarak hem izin verdiğini açıklamış oluyor, hem de istenmeyen hamilelik konusunda önlem aldırıyor. Mantıklı.

Genç ve yaşlı iki kadının cinsel yaşamının yanında orta yaştakine hiç değinilmemesi herhalde onunkinin normal ve bilinçli olduğu konusundaki ortak kanaat. Annesi ve kızının sorunları yanında kendisine hiç mi vakit ayıramıyor acaba? Boşanma aşamasında olduğu eşine dair hiçbir bilgi verilmiyor, sanki onun yalnız yaşaması normalmiş gibi.

Uzun yaşlılık

Filmi ilgiyle izlerken insan yaşamının tıbbın gelişmesiyle birlikte uzayıp gitmesinin sonuçlarını düşündüm daha çok. İnsan karmaşık bir yapı. Demans hastası bile olsa, cinsel istekleri olabiliyor? Bir huzurevinde ölümü bekleyerek yaşamaktansa kendi evinde altına yaparak yaşamayı tercih edebileceği gibi talepleri de. Zamanı gelince gitmek en iyisi ama ha deyince de olmuyor? Ya yakınları için yük haline gelmek? Günümüzde yüz yaşına kadar yaşayanları daha çok duyar olduk. Ömür çok uzadı. İyi mi, kötü mü? Devlete de, aileye de maliyeti çok ve ayağını sürerek yaşamak buna değiyor mu?

Çocuklar için de zor

Evet, Kraliçe zor durumda. Hele kraliçe iken, bu sona düşünce… Yönetmen bize ahlakı, sağlığı, tıbbı, çocuk ebeveyn ilişkilerini tartıştırdığı bir film sunuyor. Oyuncuları çok başarılı. İki yaşlı insanın İngiltere’nin her katında bir oda olan sefertası evinde yaşamalarını bile çaktırmadan eleştiriyor. O merdivenleri inip çıkarken benim bile yüreğim ağzıma geldi. Filmden keyif almış olarak çıkmıyorsunuz ama sizin de yaşlı anne babanız ve ergenlik çağında çocuklarınız varsa derin derin düşünüyorsunuz.

Yine de şunu hiç unutmamalı, çocuk büyütürken danıştığım bir psikolog bana şunu söylemişti; “Çocuğunuz iştahı olmadığı için yemek yemezse nasıl da üzülürsünüz, cinsel iştahı var diye neden üzülüyorsunuz? İkisi de aynı şey!” Cinsel yaşamı normalleştirirsek, çok daha az sorun yaşayacağız, daha az cinayet, daha az intihar, daha az şiddet…

Yönetmen / Senaryo : Lance Hammer

Görüntü Yönetmeni : Adalpho Veloso

Kurgu : Lance Hammer

Oyuncular : Juliette Binoche, Tom Courtenay, Anna Calder-Marshall, Florence Hunt

İngiltere-ABD / Dram-Gerilim / 120 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz