5 yıl, 4 Ay / Cinco Anos, Cuatro Meses / Five Years, Four Months

BİR İMKANSIZ YAS ÖYKÜSÜ

Garcia- Gelacio ikilisin “5 YIL, 4 AY”ı bir insanlık ayıbına eğiliyor

Film, bir silahlı çatışmada öldürülen oğlunu arayan acılı bir Kolombiyalı anneyi merkezine alıyor. Filmde başlangıçta son derece gerçekçi görünen anlatının ilerledikçe neredeyse mistik bir boyuta yaklaşması ilginç. Kayıp yakınlarının sürekli arayışını filmin temel dramatik motoru yapan mizansen, filmi yasın zaman içinde donması üzerine kurulmuş, minimalist ve ağır tempolu bir dram yapıyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Güney Amerika ülkelerindeki diktatorya dönemlerinde işlenen insanlık suçları, katledilen muhalifler, ailelerinin kayıplarını ararken yaşadıkları travma, senaryo yazarları için cazip bir kaynak konu olmayı sürdürüyor. Şilili Pablo Larrain (“Post Mortem”, “No”) ile Marco Bechis (Garage Olimpo) ve Hector Olivera (La Noche de los Lapices), Uruguaylı Alvaro Brechner (La Noche De 12 Anos) bu konuda güçlü, kaliteli, mesaj taşıyan filmlere imza attılar. Ancak türün başyapıtı Yunan asıllı Fransız yönetmen Costa Gavras’ın En İyi Senaryo Oscar ve Altın Palmiye Ödüllerini kazanan “Kayıp / Missing filmidir. Her ikisi de 1995’te Bogota’da doğan Kolombiyalı Esteban Hoyos Garcia ve Juan Miguel Gelacio, senaryosunu yazıp yönettikleri “5 yıl, 4 Ay / Cinco Anos, Cuatro Meses” ile Güney Amerikalı ustaların açtığı yoldan emin adımlarla üretmeye devam etmişler.

Diktatörlük dönemlerinde kaybedilen insanların akibetini araştıran yakınlarının, gizli gözaltı ve işkence merkezlerinde tutulan bir genç kadının yaşadıklarını, morgda çalışan bir adam üzerinden, ölüm ve siyasi şiddeti yukarıda adı geçen filmlerde izledik. 1982 Cannes Film Festivali’nde Yılmaz Güney’in “Yol” filmiyle Altın Palmiye Ödülünü paylaşan ”Kayıp”ta, Salvador Allente’yi devirmek için askeri darbe yapanların genç bir Amerikalı gazeteciyi tutsak ettiklerini izledik. (Jack Lemmon’un canlandırdığı baba kayıp oğlunu bulmak için Valpariso’ya geliyordu). Esteban Hoyos Garcia – Juan Miguel Gelacio ikilisinin “5 Yıl, 4 Ay”ı dünya prömiyerini Karlovy Vary Film Festivali’nde yaptı. Bizde ilk kez 33. Adana Aktın Koza Film Festivali’nde gösterilen filmi izledikten sonra, “sırf bu film için Adana’ya gelmeme değdi” diye düşündüm. Kayıp yakınlarının sürekli arayışını filmin temel dramatik motoru yapan mizansen, filmi yasın zaman içinde donması üzerine kurulmuş, minimalist ve ağır tempolu bir dram yapıyor.

YAS SÜRECİNİ TAMAMLAYAMAMAK

“5 Yıl, 4 Ay” Kolombiyadaki zorla kaybedilmeler sorununu büyük dramatik olaylarla değil, yıllar süren bekleyişin ve arayışın gündelik ayrıntılarıyla anlatıyor. Kazılar, DNA araştırmaları, resmi işlemler, beklemeler, otobüs yolculukları ile film ilk bakışta tamamen gerçekçi görünüyor. Film, Kolombiya’da silahlı çatışmada oğlunu kaybeden ve kurumsal yolları tükettikten sonra katıldığı bir destek grubunda, tehlikeli bir ücra köyde ölü birinden bir iyilik istemeye dair söylenti duyan bir annenin yüreklere hitap eden hikayesini konu alıyor. Filmin merkezinde Martha Baquerol (Jenny Nava) adlı Kolombiyalı yoksul bir anne vardır. Martha’nın büyük oğlu Fabian, ülkenin uzun yıllara yayılan silahlı çatışmaları sırasında ortadan kaybolmuştur. Aradan 5 yıl, 4 ay geçmesine rağmen Martha oğlunun cesedini bulamamış, dolayısıyla onun için yas süreci de tamamlanamamıştır.

Film kayıp kişilerin bulunması konusunda çaresiz kalan ailelerin çoğu zaman kendi imkanlarıyla mücadele etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Politik bir arka plana sahip film, politik sorunu bir annenin gündelik hayatı ve bitmeyen arayışı üzerinden anlatıyor. Filmde başlangıçta son derece gerçekçi görünen anlatının ilerledikçe neredeyse mistik bir boyuta yaklaşması çok ilginç. Senarist ikilisi Kolombiya edebiyatının yüz akı, Nobel ödüllü dehası Gabriel Garcia Marquez’in “büyülü gerçekçlik” uslubuna sadık kaldıklarını, filmin doğaüstü unsurlarının gerçekçi anlatının içinde tutarak gösteriyorlar. Garcia – Gelacio ikilisi, mizansenlerinde gerilimi son derece kontrollü biçimde yaratmada başarıyı yakalıyorlar. Martha’nın ruhsal durumu, filmdeki sakin tempo eşliğinde, onun hayatını askıya alınmışlığını hissettiriyor.

Senaryo, cesedi bilinmeyen insanların yakınlarının yas tutamamasını merkezine alıyor. Cesedin bulunması Martha için oğlunun öldüğünün kesinleşmesinden çok, onunla vedalaşabilmesinin koşulu haline geliyor. Başlıktaki (5 Yıl, 4 Ay) tesadüfi değildir. Martha için zaman takvimsel bir ölçü olmaktan çıkar ve adeta çekilen acının ölçüsüne dönüşür. Bir Kolombiyalı eleştirmen filmin uzun otobüs yolculukları, beklemeler ve bürokratik işlemler gibi görünüşte önemsiz zaman dilimlerini özellikle kullanarak, Martha’nın hayatının arada kalmışlık duygusunu güçlendirdiğini yazdı. Martha hayali bir karakter olmakla birlikte, filmin hikayesi Kolombiya’da kaybolan çocuklarını yıllarca arayan gerçek annelerin tanıklıklarından besleniyor. Yönetmen ikilisi senaryoyu hazırlarken kayıp yakınlarıyla kapsamlı bir araştırma yürütmüşler.

YÜZDEKİ HÜZÜN MESKESİ

Konuya dönecek olursak, Martha’nın diğer kayıp yakınlarıyla birlikte toplu mezarlarda yapılan kazılara katıldığını ve oğlunun kalıntılarını bulmaya çalıştığını görürüz. Son kazıların birinde bulunan kemiklerin oğluna ait olmadığının anlaşılması, onun umudunu daha da zayıflatır. Kurumsal yolların sonuç vermediğini gören acılı kadın, oğlu yıllardır kayıp olan Sandra (Carmina Martinez) adlı daha yaşlı bir kadınla tanışır. Sandra, ülkenin uzak bir bölgesinde yaşayan bir kişinin ölülerle iletişim kurabildiğine ve kayıplar hakkında bilgi sağlıyabileceğine ilişkin bie söylentiden söz eder. Sandra bu uzun yolculuk için annesinden ve güvenini kazandığı kişilerden ödünç para bulur. İki kadın bunun üzerine Kolombiya’nın uzak bir bölgesine doğru bir yolculuğa çıkarlar. Böylece film, gerçek ile söylenti, yaşam ile ölüm ve yas ile umut arasındaki sınırları giderek belirsizleştirir. Film, yüreklere hitap eden, inandırıcılığıyla izleyiciyi sarsan son derece etkileyici bir final bölümüyle noktalanır.

Yönetmen ikilisi minimalist ve kontrollü bir sinema diliyle Martha’nın hikayesini, devletin bıraktığı boşluğu doldurmaya çalışan kadınların hikayesi olarak anlatıyorlar. Kadınlar adeta kendilerini araştırmacı, kazıcı ve dedektif olmak zorunda kalıyorlar. Filmdeki otobüs terminalleri, uzun yolculuklar, bekleme alanları, Martha’nın bitmek bilmeyen arayışının kendisini temsil ediyor. Film izleyiciye sürekli olarak şu soruyu sordurtuyor : “Sandra gerçekten Martha’yı bir cevaba mı götürüyor, yoksa onun çaresizliğinden mi yararlanıyor ?”. Bu belirsizlik filmin gerçeklikle gizem arasındaki sınırı oluşturuyor. Yönetmenler iki kadının arayışını büyük dramatik efektlere başvurmadan, onur ve hüzün duygusuyla filme alıyorlar.

Film, kayıp ve tamamlanamayan yas, zaman, devlet kurumlarının boşluğu, gerçekçilik ve gizem gibi temaların hakkını veriyor. İki oyucusuyla öne çıkan oyuncu kadrosunda, Jenny Nava’nın Martha yorumundaki, neredeyse sözsüz, kapalı ve ölçülü oyunculuğu, seyircinin karakterin iç dünyasını tamamlamaya zorluyor. Filmin 84 dakikalık süresinde ekranda yüzündeki bir hüzün maskesiyle izlediğimiz Jenny Nava son derece doğal ve ölçülü oyunculuğuyla öne çıkıyor. Yaşlı Sandra’yı canlandıran Carmina Martinez, kontrollü ve duygusal olarak bastırılmış performansıyla ona ayak uydurmakta zorlanmıyor. Esteban Hoyos Garcia – Juan Miguel Gelacio ikilisinin önceden “Jungle” (2025) adlı müştereken yaptıkları bir film var. “5 Yıl, 4 Ay” kariyerlerinin ikinci filmi.

Yönetmen / Senaryo : Esteban Hoyos Garcia, Juan Miguel Gelacio Ramirez

Görüntü Yönetmeni : Paula Moreno Vergara

Oynayanlar : Jenny Nava – Carmina Martinez

Kolombiya-ABD / Dram-Gizem /

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz