Alfa Kurt

GÖRSELLİK Mİ, GERÇEKLİK Mİ?

Filmin yönetmen koltuğuna 1972 ABD doğumlu ”Cehennemden Gelen (2001), Tanrının Kitabı (2010)” filmleri ile Türkiye’de tanınan Albert Hughes oturmuş.

Yönetmenin kamera kullanımını ve görselliğe önem verme çabasını takdirle karşılıyorum ama bu filminde vahşi doğanın çağrışımını çok hantal özel efektler arasında fazlası ile boğuyor. Eğer yanılmıyorsam bu film, yönetmenin kamera arkasına tek başına geçtiği ilk filmi. Daha önceki filmlerini ikiz kardeşi ile birlikte çekmişti diye hatırlıyorum.

Albert Hughes, ‘Balık Çağı‘ olarak bilinen ‘paleontolojik çağı‘ anlatan kendine göre iddialı filmi ile Avrupanın 20 bin yıl öncesini anlatıyor. Filmin büyük bir çoğunluğu o döneme uygun olsun diye Kanada ve Kolombiya’nın doğusunda çekilmiş.

Keda (Kodi Smit-McPhee), bir kabile şefi Tau’nun (Johannes Haukur Johannesson) kaba kuvveti sevmeyen, aklı ile hareket eden oğludur. Şef, erkekleri ve avcılığı öğretmek için kabilenin gençlerini de alarak kışlık yiyeceklerini çıkartmak için bizon avına çıkar. Bu avda oğlu Keda’yı bir bizon’un saldırısından kurtaramaz ve oğlu uçuruma düşer. Şef, oğlunu öldü diye orada bırakarak adamları ile kabilesine geri döner. Keda, düştüğü yerden kalkıp bir şekilde yolları kesişen ‘Alfa’ ismini verdiği dişi kurtla hayatta kalma ve ailesini bulma mücadelesi vermeye başlar..

Genç Keda ve kurdun birbirlerini evcilleştirme sahneleri filmin en ilgi çekici ve iyi sahneleri bana göre. Hughes, genç izleyicilere yönelik hayvan inisiyatifinin hikayesini seyirciye yedirmeye çalışırken, Leonardo DiCaprio‘nun başrolünde oynadığı ‘Diriliş‘ filmindeki hayatta kalma mücadelesine gönderme yapmaya çalışmış ama ne yazık ki tereddütlü bir anlatımdan kurtulamamış. Eğer eski dönemlere ait insan-hayvan ilişkilerini anlatan filmlerini seviyorsanız 1981 Yılında gösterime giren Ateş Savaşı (War of Fire) filmini izlemenizi tavsiye ederim.

Filmin en ilgi çekici yanı ise o çağda yaşayan insanların çadırlarda yaşamalarına, banyo yapmada ateş yakmada, ve daha bir çok hayati aletleri kullanmada zorlanmalarına rağmen giydiği kıyafetler son derece modern. Kız gibi bir delikanlının prüzsüz yüz hatları ve düşünceleri ise kayda değer nitelikte. Delikanlı, ailesi ile aynı şartlarda yaşamasına rağmen babasına ”-Ter kokuyorsun baba” diyebilecek kadar da temiz ve narin.

 

Lafın kısası, bu film beni tatmin etmedi arkadaşlar. Filmin içine bir türlü giremedim. Gökyüzünün,yıldızların, ateş böceklerinin bol bol gösterilmesi çok güzel olsada akbabaların, bizonların ve kurtların saldırı sahnelerinde kullanılan bilgisayar hilelerinin abartılı olması canımı sıktı.

Sözün özü : Gençlere yönelik olan ‘Alfa Kurt‘, izleyiciye yeni birşey katmayan sadece görselliğe tutunmaya çalışan orta düzey bir yapım. Alternatifleri değerlendirmenizde fayda var.

Film notum:

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here