40. İstanbul Film Festivalinin uluslararası ve ulusal yarışma seçkisine girmeyi başarmış tek film Nesimi Yetik’in “Dirlik Düzenlik”i. Bu filmi izlerken edindiğim ilk intiba, filme Almodovar’ın “Sinir Krizi Eşiğindeki Kadınlar”ın yerli versiyonu sıfatının yakıştığı idi. Filmin merkezinde Çanakkale’de aynı evi paylaşan yaşlı bir anne ile iki bekar kızı var.

Filmin senaryo yazarlarından biri, üç başrol oyuncusu, yapımcısı ve kurgucusu kadın. Esasen ilk filmi “Toz Ruhu” ile bir erkek filmi yapan Nesimi Yetik 2. filminde kadınları merkezine alan bir film yapmak istediğini söylüyor.
Yetik’in her iki filminde de senaryoya katkıda bulunan Betül Esener Dirlik Düzenlik”in üç kadın kahramanının portresini çizerken kadın duyarlılığı konusunda büyük katkı veriyor. Son derece isabetli ve gerçekçi tespitler eşliğinde, bu senaryo monoton taşra hayatının sıkıcılığına vurgu yapıyor.

SEVGİYLE NEFRET ARASINDA GİDİP GELEN İLİŞKİLER

Film orta direk bir aile üzerinden sıkıcı taşra hayatının getirdiği çıkışsızlığı başarıyla dile getiriyor. İkisi oyunculukta ilk deneyimlerini yaşayan üç kadın oyuncunun olağanüstü performansları filmi inandırıcı kılıyor.

Film ,aile içi ihtilaflar, gizli rekabet, kıskançlık, çekememezlik, gerginlik ve çıkışsızlık gibi zorlu temaların hakkını veriyor. Kolaylıkla melodramın tuzağına düşebilecek bir konuyu Nesimi Yetik, aksamıyan bir sinematografi eşliğinde, sade ama yalın ve etkileyici bir uslupla perdeye aktarma başarısını gösteriyor.

Yönetmen, filminde “insanların yalnız kalmamak için neler yapabileceğini gözler önüne sermek istediğini” söylüyor. 3 kadın arasında sevgiyle nefret arasında gidip gelen ilişkiler yaşansa da, her biri diğerlerinden kopmamayı arzuladıkları senaryoda ustalıkla işleniyor. Filmin müthiş final sahnesinde vurgulanan “herşeye rağmen birlikteliği sürdürme arzusu” eşliğinde, iki senaryo yazarı, üç kadının akibetinin ne olacağı kararını izleyiciye bırakıyor.

Baskıcı bir aile reisiyle mutsuz bir hayat süren üç kadın, erkeğin ölümünden sonra birbirlerine tutunarak, sık sık da kavga ederek aynı ev paylaşırlar. Tahsilli Hicran (Asiye Dinçsoy) tarih öğretmenidir. Fiziksel engelli olduğu için kompleksli, asosyal, uyumsuz bir insandır ve güzel kız kardeşinin gölgesinde kalmanın sıkıntısını yaşar. Okulu yarıda bırakan ve bir emlak acentesinde çalışan Vildan (Betül Esener) geceleri barda şarkı söyler.

Filmin ilk sekansında kendisine bira ısmarlayan bir erkekle geceyi birlikte geçirir. Sınıf atlama peşindeki Vildan ,karısını dövdüğü bilinen evli bir erkeğin metresi olmayı gururuna yedirir. Şeker hastası anne Dudu (Dudu Yetik) kızlarının hayatına karışmaz, ama onların her günü kavgayla geçirmelerinden yorgun düşmüştür. Üç kadın aynı çatı altında yaşamalarına rağmen bambaşka bir hayat sürerler.

Birçok konuda çatışma yaşayan üç kadının hayatı, Dudu’ya evlilik teklif edilmesiyle değişir. Hicran annesinin evlenip evden ayrılması, yalnız kalma ihtimaliyle yüz yüze gelince hırçınlaşır, evliliğe karşı çıkar. Türlü dolaplar çeviren kızkardeşine güvenmemekte, er geç evden ayrılmak istediğini bilmektedir. Hicran annesine ,evlendiği takdirde babasının sigortasından gelen 2000 lirayı alamayacağını, üç çocuklu bir adamının kendisini geçindireceğinin ve iyi davranacağının garantisi olmadığını anlatır.

AİLE İÇİ GERGİNLİK, ÇIKIŞSIZLIK

Geçmişte yaşanan acı gerçekler, halının altına süpürülen ihtilaflar, bu gergin çatışma ortamında dile getirilir. İki kızkardeşin hesaplaşmasında eski defterler karıştırılır, kırıcı, yaralayıcı, hakarete varan suçlamaları içeren kavga sahnesi filmin en başarılılarından biri. İlk defa bir aile olduklarını hatırladıkları Dudu’nun doğum günü kutlamasında filmin ilk mutluluk sahnesi yaşanır. Ertesi sabah üçlünün yüzme havuzundaki mutlu aile tablosu uzun sürmez; iki kızkardeş yeniden kapışınca kısır döngü devam eder.

Senaryo yazarı- oyuncu- yönetmen Nesimi Yetik (40) Antalya Film Festivali’nde Altın Portokal Cahide Sonku Ödülü aldığı günlerde ,iki oyuncusuyla birlikte Muammer Brav ile bir söyleşi yapmıştı. Filminin konusunun Çanakkale’de geçmesinin sebebini şöyle izah etmişti:” Birkaç yıldır Çanakkale’de yaşayan annemle kızkardeşimi ziyarete gittiğim bu şehirle bir bağ kurduk ve filmimin konusunun burada geçmesine karar verdik.Senaryo yazılımında bir biçimsel arayışın içine girdik”.

Başrolleri annesi olan Dudu Yetik’in ve eşi Betül Esener’le birlikte oynamalarını isteyen yönetmen, 3. rol için “Toz Ruhu”nda birlikte çalıştığı Asiye Dinçsoy’a teklif götürdüğünü anlattı. Senaryoyu yazılımına katılan Betül Esener: “Dirlik Düzenlik’in bir kadın hikayesi olmasını istedik. Güçlü kadınlar yaratmayı amaçladık” derken, Asiye Dinçsoy:”Rol teklifinden sonra yollanan senaryoyu okurken bir çığlık attım. Zira filmlerde dişi rollere fazla raslamıyoruz” diye ilave etti.

Filmin yapımcısı olan Betül Esener montajı da üstlenmiş. Aralarında müthiş bir uyum sağlayan üç kadın oyuncu filmde ekip ruhunun mükemmel bir örneğini veriyor. İlk kez kamera karşısına geçen Dudu Yetik sade ama görkemli bir performansa imzasını atıyor.

Henüz kariyerinin 2. filmini gerçekleştiren bir yönetmen olmasına rağmen, “Dirlik Düzenlik” ile Nesimi Yetik dikkatle izlenmesi gereken ve umut vaadeden bir isim olduğunu gösteriyor.

Yönetmen : Nesimi Yetik

Senaryo : Nesimi Yetik, Betül Esener Yetik

Oyuncular : Asiye Dinçsoy, Dudu Yetik, Betül Esener

Türkiye / Dram / 95 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here