Kervan 1915

Kervan 1915 filminin yönetmen koltuğuna, 1961 Samsun doğumlu ”Beşinci Boyut (1993), Gülün Bittiği Yer (1999), The İmam (2005), Ateşin Düştüğü Yer (2012)” filmlerinden tanıdığımız İsmail Güneş oturmuş. Yönetmen, gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlanan Kervan 1915’in senaryosuna da imza atarken yapımcılığını da üstlenmiş.

Filmde, 1915 yılında yaşanan ”Tehcir” hikayesi anlatılıyor. Katırcı Selim isminde bir adam, Giresun’da Devletle ihale usulü yapılan anlaşma sonucu 200 Ermeni kadın ve çocuğu Halep’e götürmek için anlaşır. Katırcı Selim 200 kişiyi, günde 10 saat yürüyerek 900 km. gidilecek olan bu uzun yolculukta her türlü tehlike ve iklim şartlarından korumakla yükümlüdür. Ermenilerin altınlarının peşinde olan Türk ve Ermeni çeteleri kervana rahat vermezken, bu çileli yolculukta Ermeni kızı ile Selimin adamı Ahmet arasında filizlenen aşk, işleri çıkmaza sokar.

Kervan 1915, yaşanan bazı olaylara bizim gözümüzle bakarken o zaman ki Osmanlı Devletinin tehcir kararında parmağı olan Talat paşa‘yı eleştirmekten de geri kalmıyor. O dönemde Türkiye’de doğup büyüdüğü toprakları vatanı bellemiş ama alınan bir kararla vatanı bellediği topraklardan zorla sürülmüş binlerce insanın yürek yakan yaşamları anlatılırken ister istemez sizde bir tuhaf oluyor, hüzünleniyorsunuz. İyi ki defolup gitmişler, bu topraklar bizim topraklarımız diyemiyorsunuz hikayeyi izlerken. Aynı işlem Yunanistan’da doğup büyüyen Türklere de yapıldı. Onlarda doğup büyüdüğü topraklardan zorla gönderildiler Türkiye’ye. (Günümüzde eli silah tutan genç Suriyeliler ise, savaşı bahane ederek vatanını bırakıp Türkiye’ye kaçıyor ve vatandan bana ne diyerek el bebek gül bebek yaşıyorlar ülkemizde. Lafı fazla uzatmayayım olaylara sizlerde yakinen tanıksınız zaten.)

1915 Yılında yaşanan tehcir olayı çok uzun yıllardır tartışılan bir konu. Filminde yaşanan gerçek bir yol hikayesini anlatan yönetmen, 200 kişiye zarar gelmesini önleyip, onların mallarına ve namuslarına dokunmadan Halep’e ulaştıran Katırcı Salim’in başarısını öne çıkarıyor daha çok. Selim, ne Ermeni nede Türk eşkiyalarını kervana yanaştırmadığı gibi adamlarının da kervandaki kadınlarla ilişki yaşamasına izin vermiyor. Ama uzaktan uzağa, göz gözede olsa iki gencin kalbinin sevda ateşi ile yanmasına engel olamıyor.

Ben, muhteşem görüntülerle bezenmiş olan bu duygusal filmi sevdim. Titiz bir çalışma ile 1915 yılı atmosferi, kıyafetleri ve o dönemin kullanılan dili oyuncular tarafından mükemmel şekilde beyaz perdeye yansıtılmış. Filmin kamerası usta işi. Ufak tefek aksaklıklara rağmen Kurgusu da iyiydi. Oyunculukları beğendim. Murat Han, kendini çok çok aşan bir oyunculuk sergilemiş. Kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. İpek Tuzcuoğlu, Ayşe Akın, İbrahim Kendirci, Fatih Ayhan, Ali Kemal Yılmaz ise oyunculukları ile övgüyü ve alkışı hak ediyorlar.

Sözün özü: 1915 yılında yaşanan gerçek bir yol hikayesini anlatan film, o dönemde yaşananları bilmeyenlere ışık tutarken, yanlış bilenleri de aydınlatmayı hedefliyor. Kervan 1915, bu konuya ilgi duyan izleyicilerin kaçırmaması gereken bir film. İyi seyirler.

OrtaKoltuk Puanı:

 

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz