Ruhlar Bölgesi : Aramızdalar / Insidious : Out of the Further

Yılın bir diğer çarpıcı filmi ama nasıl?

İşte size yine son derece iddialı bir film… Hem de korku filmi türünde! Son günlerin hem çarpıcı hem de olumsuz biçimde çarpıcı filmlerinden biri… Ama daha iyilerini bekliyoruz. Ve galiba yakında onlar da gelecek!..

OrtaKoltuk Puanı:

 

İşte size yine son derece iddialı bir film… Hem de korku filmi türünde. Ama bu iddia öylesine yüksek düzeyde ki, sonunda seyircisini şaşırtıyor, giderek perişan ediyor. Ve 100 dakikalık bir filmden hemen hiçbir olumlu his duymadan kalkıp gidiyorsunuz.

Ne tuhaftır ki, daha çok yakın zamanda bu türden  bir film izlemiştik. Oak Caddesinin Sonu. Anne Hathaway ve Ewan McGregor’un başrollerinde sürüklediği bu filmden bendeniz öylesine nefret etmiştim ki… Ve bunu köşemde yazmıştım.

Ama emin olun ki bu yeni film onu aşıyor. Belki Oak Caddesinin Sonu kadar iddialı, o nisbette de silik değil. Ama birçok açıdan çok daha ötelere gidiyor.

Ben ki sinemayı o denli severim. Ve korku filmi türüne ayrı bir tutkum vardır. Hep söylemiş ve yazmışımdır; daha sinemanın ilk günlerinden -1920’lerin sonlarından- beri o tür filmleri sevip saymışımdır : Frankenstein’dan Dracula’ya; King Kong’dan Alien-Yaratık’a; oradan Elephant Man-Fil Adam’a… Ama bu filmi seyrederken de sonradan üzerinde düşünürken de sanki ürperdim. Ve görmüş geçirmiş olmaklığıma karşın, yine de bir dehşet duygusu içime yerleşti.

Film bize bir aileyi tanıtıyor. Geniş bir ‘family’yi tanıyoruz. Birkaç kuşak bir arada yaşıyorlar. Hep olduğu gibi en yaşlılar, orta yaşlar, gençler ve çocuklar… Pensilvanya’nın Pittsburgh kentinde mutlu-mesut geçiniyor ve çok iyi anlaşıyorlar. Aradan 20 yıl geçiyor ve yeni kuşaklar karşımıza çıkıyor. Yaşlılar eski dönemin gençleridir ve artık o eski gençliği arasalar da bulamıyorlar. Özellikle Gemma ve Maisie adlı iki çok yakın kadın… İki gerçek ve sempatik dost….

Etrafta genç yakışıklılar var; polis veya ajanlar. Ama ayni ölçüde de çok, çok eskiler… Ki onların her biri bir anda bir canavara dönüşebilmektedir. Kolayca, sanki bir anda… Ve o sevimli dede ve ninelerin bu hali belki filmin en ürkünç sahnelerini yaratmaktadır.

Ama en acınanları elbette çocuklardır. Onlar tüm o ekranı işgâl eden korkuyu hisseder, dehşeti duyarlar. Ve seyirci -bu arada bendeniz- kendisine sorar : Bu kadar çocuğu gerçek hayatta nasıl seçebildiniz? Hem de filmin çekiminde nasıl kullanabildiniz? Sanki seyirci de bu konuda gerçek ailelerden hesap sorabilmeli!..

Arada Radar adlı çok sevimli bir köpek filme bir sempati duygusu getirir. Ayrıca film sanki içerdiği bu yapay korku duygusunu sanki son dönemin yapay zekâsıyla da eşleştirir.

Ve işte böyle bir film çıkar karşımıza…. Her biri tanınmış olmasa da hayli iyi rol yapan oyuncular, aslında adlarını bile duymadığımız yazar-yönetmen takımına rağmen, belki o çok geniş ekran üzerinde belli bir sinema duygusu verebilmiş de denebilir. Ayrıca finalde ekranda beliren ‘ölüler listesi’ oldukça kalabalık!.. 

Yine de bu film de son günlerin hem çarpıcı hem de olumsuz biçimde çarpıcı filmlerinden biri olur çıkar. Daha iyilerini bekliyoruz. Ve galiba yakında onlar da gelecek!..

Yönetmen : Jacop Chase

Senaryo : Jacop Chase, David Leslie Johnson-McGoldrick

Görüntü Yönetmeni : Dave Garbett

Kurgu : Gregory Plotkin

Müzik : Joseph Bishara

Oyuncular : Amelia Eve, Brandon Perea, Lin Shaye, Maisie Richardson-Sellers, Sam Spruell, Island Austin, Joseph Lopez, Laura Gordon, Katerina Daskalakis, Lara Fourie

ABD / Korku / 105 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz