Mortal Kombat II

BİR OYUN DAHA BEYAZPERDEDE…

Film, ilk ve asıl hedefini tutturmuş gibi görünüyor. Ama dediğimiz gibi oyun tutkunları sinema salonundan ‘Güzel olmuş!’ diyerek bir memnuniyetle mi yoksa ‘İhanet!’ diye isyan ederek bir kızgınlıkla mı ayrılacaklar bilemiyoruz!

OrtaKoltuk Puanı:

 

Bu, ‘Mortal Kombat’ın sinemayı ilk defa ziyareti değil… İlk adımını daha önce 2021 yılında izlemiştik! ‘Mortal Kombat’ hatırlanacağı üzere özelikle 90’lı yıllarda zirvesini yaşamış, süper güçlü kahramanların bir dövüş turnuvasında şampiyon olmak için mücadelesini anlatan bir video oyunu… Doğal olarak hikayesinde özel bir entrika yok, değişik diyarlardan fırlamış karakterlerin çoğunun geçmişleri hakkında bilgi sahibi değiliz ve oyun daha çok kanlı ve şiddet sunan kavgalardan oluşuyor.

Ancak şunu da belirtmekte yarar var : gerek video oyunlarından gerekse de çizgi romanlardan uyarlanan filmleri değerlendirirken biraz temkinli davranmaya çalışıyoruz çünkü söz konusu oyun ve çizgi romana ve onların ‘külliyatına’ hakim olan seyirciler bu filmlere çok daha farklı gözle bakabiliyorlar! Bizim gibi oyunu sadece ‘ucundan kıyısından’ bilen seyirciler ise uyarlamanın orijinal eserle bağlantı noktalarını es geçip sonucu, daha çok dışardan bir gözle, sanki bağımsız bir yapımmış gibi değerlendiriyorlar!

Aslında film, her ne kadar önceliğini birbirinden etkileyici dövüş sahnelerini sıralamaya ayırsa da, iyi kötü bir senaryo omurgası oluşturmaya çalışıyor : sırasıyla yıkılmakta olan bir krallığı, dünyayı ele geçirmek üzere olan bir kötücül gücü ve sonrasında yaşanacak bir direniş örgütlenmesini izliyoruz. Bu esnada bazı ana karakterlerin hikayesini de öğreniyoruz: yenilmiş krallığın esas varisi Kitana, direniş kanadının önemli isimlerinden Blade ve Hasashi, kendini bu ortamda bulan eski hırsız Kano, sinemada eski zafer günlerini adeta mumla arayön aktör Johnny Cage ve tabii ki asıl kötülüğün mimarı, acımasız imparator Shao Kahn bunlardan sadece birkaç tanesi.

Ama bütün bu karakter bolluğuna rağmen asıl ilgimizi çeken Johnny Cage oluyor. Çünkü filmde, krallıkları fethetme, ‘çift taraflı’ oynayan karakterler, içindeki karanlık yönü ortaya çıkaran iyi kahramanlar, kötülüğe karşı farklı toplumların birleşmesi gibi konular ve kişiler artık o kadar çok işlendi ki kısaca iyiliğin mutlak kötülüğe karşı savaşı ilgimizi ayakta tutmak için yeterli değil! Bu savaşın yerine, adeta ‘has been’ olmuş, bezgin ve sıkıntılı bir aktörün kendi isteği dışında bu diyara sürüklenmesi ve ondan eski filmlerindeki kahramanlıkları bekleyen bir grup karşısında şaşkın ve çaresiz kalmasını izlemek çok daha ilgi çekici duruyor. Sık sık bizi bildiğimiz, gerçek dünyaya geri getiren bu aktör hikayenin en gerçekçi ve iyi kurulmuş karakteri olarak göze çarpıyor.

Filmde oyunda var olan kan ve şiddet dozu yok! Bu ‘yumuşatma’ daha geniş bir seyirci kitlesini sinema salonlarına çekmek için mi kullanıldı bilmiyoruz ama oyunun farklılığını azalttığı ve özünden biraz kopardığı da bir gerçek! Buna rağmen dövüş sahneleri genelde iyi koreografiye sahip ve göz doldurucu duruyor. Keşke nerdeyse her biri, bir süre sonra göze batan bir yeşil ekran önünde olmasıydı!

Sonuçta film, ilk ve asıl hedefini tutturmuş gibi görünüyor. Ama dediğimiz gibi oyun tutkunları sinema salonundan ‘Güzel olmuş!’ diyerek bir memnuniyetle mi yoksa ‘İhanet!’ diye isyan ederek bir kızgınlıkla mı ayrılacaklar bilemiyoruz!

Yönetmen : Simon McQuoid

Senaryo : Jeremy Slater

Görüntü Yönetmeni : Stephen F. Windon

Kurgu : Stuart Levy

Müzik : Benjamin Wallfisch

oyuncular : Karl Urban, Joe Taslim, Tadanobu Asano, Hiroyuki Sanada, Adeline Rudolph, Jessica McNamee, Josh Lawson, Ludi Lin, Mehcad Brooks, Tati Gabrielle, Lewis Tan, Damon Herriman, Chin Han

ABD / Aksiyon-Macera-Gerilim / 115 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz