Acı Noel

DÜŞ KIRIKLIĞI YARATAN FİLM

Almodovar “ACI NOEL” ile Cannes’da ödül listesine giremedi

Bir sanatçının yaratıcılık korkuları, şüpheleri ve çelişkileri üzerine film, yaratıcılık krizi ve senaristin kendi hayatını malzeme olarak kullanmasını temel tema olarak ele alıyor. “Acı Noel” melodram dozu yüksek, Almodovar’in tipik stilini sürdürdüğü deneysel bir film. Ancak bu otobiyografik damar kendisini tekrara düşürüyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Günümüzün en popüler ve de en yetenekli İspanyol yönetmeni Pedro Almodovar Cannes Film Festivallerine 9 filmiyle katıldı. Çeşitli ödüller almasına rağmen, vatandaşı olan Carlos Saura ile aynı kaderi paylaşıp Altın Palmiyeyi kucaklayamadı. Son filmi “Acı Noel / Amarga Navidad”da yaratıcılık krizi ve sanatçının kendi hayatını malzeme olarak kullanılmasını temel tema olarak ele alıyor. 1980’lerde, İspanya’da Franco diktatörlüğünün sona ermesiyle Madrid’te ortaya çıkan ünlü karşı kültür ve sanat akımı Movida’nın bir mensubu olarak İspanyol sinemasına öncülük eden Almodovar, son filminde yaratma sancısı girdaplarına girmeyi sürdürüyor.

Ancak bu otobiyografik damar kendisini tekrara düşürüyor. “Acı Noel” iki koldan ilerleyen bir anlatı sunuyor: Üretme tıkanıklığı yaşayan senarist / yönetmen Raul (Leonardo Sbaraglia), bir sonraki filmini yazmak için, 20 yıldır asistanlığını yapan Monica’nın (Aitana Sanchez-Gijon) adeta hayatını ele geçiriyor. İkincisinde, yine bir yönetmen olan ve Raul’un kurgusal alter egosu Elsa’nın (Barbara Lennie) hikayesini anlatıyor. Almodovar’ın alter egosu olan uluslararası üne sahip yaşlı usta Raul, henüz kendisine ün getirecek bir eser üretememiş Elsa karakterleri, ne yazık ki Almodovar’ın filmografisine yeni bir bakış açısı getirmiyor. Yer yer aşırı dramatik, hatta dağınık, ağır, fazla kapalı, duygusal olarak zorlayıcı olan filmin sinema dili nedeniyle duygularını izleyiciye tam olarak geçiremiyor. “Aci Noel” Almodovar’ın kendi hayat hikayesinden esinlenen, anılarını ve gerçek olayları kurgusal ögelerle harmanladığı “otofiysiyon” (otobiyografik kurgu) türünde bir fim. Almodovar’ın bazı eski filmlerindeki mizah, ironi ve canlılığa sahip olmayan bu kapalı filmin hikaye akışındaki kopuklukla inandırıcılığı zedeleniyor.

MELANKOLİK HESAPLAŞMA OTOFİKSİYONU

Yaratıcılık krizi yaşayan Raul’un en yakın çalışma arkadaşlarından birinin başına gelen trajedi, bir sonraki filmi için ilham kaynağı olur. Hayat hikayesi kendi hayatına benzemeye çalışan Elsa’yı hayal eder. İki yönetmen, otobiyografik kurgunun ham dürüstlüğünün hem ortaya çıkardığı hem de yok ettiği bir aynalar salonunda aynı madalyonun iki yüzü haline gelir. Film bu soruya cevap arıyor : “Ama bir hikaye anlatmak için ne kadar ileri gidilebilir ?” Filmin açılış sekansında evvelce senaryosunu yazdığı 2 filmi de fiyaskoyla sonuçlanan Elsa’nın aşırı migren sancıları için, sevgilisi itfaiyeci Bonifacio (Partick Criado) tarafından bir hastanenin acil servisine götülülüşünü izliyoruz. Elsa arkadaşı Monica’nın oğlunun ölümüne tanıklık eder. Acısının travmasından kurtulamayan Monica’yı bir tatil beldesindeki muhteşem villasına davet eder. Ancak Monica bir mektup bırakarak intihara teşebbüs edince, Elsa onu hastaneye götürerek hayata döndürür. Kocası tarafından aldatıldığını bilen Patricia’yı (Victoria Luengo) Elsa teselli edemez, acısını paylaşmayı teklif ettiği arkadaşı ona açılmayı reddeder.

Parlak kariyerinde Almodovar “Annesi Hakkında Her Şeyi” söyledi, “Yüksek Topuklu Kadınları”, “Bir Kadına Dönüştürülen Erkeği” anlattı. Bitkisel hayat yaşayan bir kadının erkek hastabakıcısına “Konuş Onunla” tavsiyesinde bulundu. “Acı ve Zafer” ile kendisinden bahsederken, bunu fetiş oyuncusu Antonio Banderas üzerinden yaptı. Bu kez melodram dozu yüksek, yönetmenin tipik stilini sürdüren “Acı Noel”de, bir senaryo yazarının yaratıcılık korkuları, şüpheleri ve çelişkileri üzerine otobiyografik bir kurgu sunuyor.

 

Almodovar, otobiyografik konulu filmlerini sürdürürken, bir önceki filminde yaptığı gibi başkahramanını yine kült bir film yapımcısı olarak seçmeyi sürdürüyor. İspanyol yönetmen bir stil egzersizinden fazlasını hedefleyen “Acı Noel” ile en sevdiği temaları ele alıyor : annesi, aşkın gizemleri, yaratma sancıları gibi. Filmlerinde kadının ruhuna yaklaşımıyla ünlenen Almodovar yaratma krizi geçiren kahramanının, bir sonraki filminin başkarakteri olarak meslektaşı bir kadın senaryo yazarını seçiyor.

Film Noel öncesi partneri tarafından terkedilen bir kadını merkezine alıyor. Annesi öldükten sonra, reklam yönetmeni Elsa, acısıyla başa çıkmak için kendisini işine adar. Migren nedeniyle ara vermek zorunda kaldığında, striptizci ve itfaiyeci erkek arkadaşı Bonifacio Madrid’te kalırken, 2004 Anayasa Günü uzun hafta sonunda arkadaşı Patricia ile Langarote’ye gitmeye karar verir. Asistanı Monica, Raul’a Elsa’nın kendisine güvenerek anlattıklarını senaryosuna taşıdığı için çok kızar. Çocuğunu kaybeden Natalia’nın yaşadığı acıları senaryoda kullanmasını, güvenini istismar eden Raul için bir ayıp olduğunu, senaryodan bu bölümü çıkarması konusunda ısrar eder. Raul “5 yıldır bir şey yazamıyorum, bu olay bana ilham kazandırdığı için senaryoma dahil ettim” diyerek kendini haklı çıkarmaya çalışır. 20 yıllık danışmanı Monica Raul’e “Hep tekrara düşüyorsun, kendini yenileyemiyorsun” diyerek acı gerçeği yüzüne vurur. Almodovar kırmızı renge olan düşkünlüğünü “Acı Noel”de sürdürüyor. Bütün kadın kahramanlarını kırmızı kıyafetler içinde, evlerindeki kırmızı mobilyaları, hatta birinin kırmızı arabasını görüyoruz.

YARATMA SÜRECİ SANCILARI

Almodovar’ın sineması duygusal yoğunluğu görsel bir düzen içinde kurar. Film aile bağları ve kişisel kırılmalar etrafında şekillenen bir dram. Son filmi yönetmenin olgunluk döneminde yaptıklarına benzer şekilde, içe dönük, katmanlı ve kendine referanslı yönleriyle öne çıkıyor. Görsel estetiği, renk kullanımı, referansları, Amodovar’ın fetiş bestekarı Alberto İnglisias’ın müzik partisyonuyla “Acı Noel”, yönetmenin en kişisel filmlerinden biri. İspanyol ustanın hemen tüm filmlerinde işbirliği ettiği Alberto İnglesias’ın müzikleri yine çok iyi. Duygu yüklü şarkılardan biri filme adını veren Amarga Navidad.

Görüntü yönetmenini değiştirmesine rağmen İspanyol yönetmen yine görsel olarak çarpıcı filmler yapmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Kusurlarını ve eksiklerini vurgulamaktan kaçınmayan Almodovar, sürekli değişen usluplar ve tonlar arasında, belirsizlik ve zamansızlık arasında gezinmeyi sürdürüyor. Yaratılış mekanizmaları üzerine yaptığı yeni filminde “Bir film hangi hakla yapılmalı ve kimin çıkarlarına hizmet etmeli ?” sorusuna cevap arıyor. Yaratıcı süreç hakkında “Acı ve Zafer”den daha az yıkıcı bir şekilde yaşlılık ve güç kaybı üzerine meditasyonunu sürdüren Almodovar, melankolik hesaplaşmasının bir yenisini sunuyor. Son dönem filmlerinde aynaya bakmaya devam ediyor.

Acı ve Zafer”in bir tür devamı niteliğindeki “Acı Noel”de, sahte bir otoportre ile yaratım krizini araştırıyor. Umut verici bir şekilde başlayan film, hikaye içinde hikaye anlatırken hızla ivmesini kaybederek hayal kırıklığı yaratıyor. Yazımı Almodovar’ın kariyerini hatırlatarak bitirmek istiyorum. 1880’deki ilk filmi “Pepi, Luci, Bom”dan sonra filmlerinde Franco sonrası İspanyol toplumunu karakterize eden tüm canlılığı, özgürleşmeyi sinemaya taşıdı. Kararlı bir şekilde duyarlı bir sinemayı yöneterek seyirciyi evrensel temalar üzerinde kendini sorgulamaya davet etti: aşk, arzu, çocukluk, annelik temalarını işledi.

Almodovar filmografisinde kadınları hayatının merkezine yerleştirdi. “Annem Hakkında Her Şey / Todo Sobre Mi Madre” ile 1999’da katıldığı Cannes Film Festivali’nde En İyi Mizansen Ödülünü kazandı. Film ertesi yıl Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Ödülü’ne sahip oldu. 2004’te “Kötü Eğitim / La Mala Educacion” Cannes Festivallerinin Açılış Galasında gösterilen ilk İspanyol filmi oldu. 2 yıl sonra “Volver” aynı festivalde hak ettiği Altın Palmiye yerine En İyi Senaryo Ödülü’ne kaydırıldı. Jüri ayıbını örtmek için filmin 6 oyuncusuna En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü verdi. Aralarındaki Penélope Cruz, bu filmdeki performansıyla Oscar ve Bafta’da En İyi Kadın Ödülü dalında aday gösterildi. 2009’daki “Kırık Kucaklaşmalar / Los Abrazos Rotos”tan 2 yıl sonra Almodovar Cannes’a “İçindeki Deri / La Piel Que Habito” ile döndü. Film Yabancı Dilde En İyi Film Bafta Ödülü’nü kazandı. “Julieta” (2016) Cannes’da ödül listesine giremedi. 2019’da “Acı ve Zafer / Dolor y Gloria” Cannes’da Antonio Banderas’ı En İyi Erkek Oyuncu yaptı. Pedro Almodovar 2017 yılında Cannes Film Festivali’nde jüri başkanlığı yaptı. Bir Film’in Türkiye gösterim hakkını aldığı “Acı Noel”i sinema sezonunda izleyebileceğiz.

Yönetmen / Senaryo : Pedro Almodóvar

Görüntü Yönetmeni : Pau Esteve Birba

Müzik : Alberto İnglesias

Kurgu : Teresa Font

Oynayanlar : Barbara Lennie, Leonardo Sbaraglia, Aitana Sanchez-Gijon, Victoria Luengo, Milena Smit, Patrick Criado

İspanya / Dramatik Komedi / 112 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz