Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi / Portrait de la jeune fille en feu

Film Ekimi’nde ”Ve Sonra Dans Ettik” filmiyle çok paralellik kurduğum, anlatımı ve ruhu elbette daha farklı ve zarif olan, 18. yüzyılda iki kadının ölümsüz aşkını anlatan ”Portrait of a Lady On Fire (Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi)”, film ekiminde beni çok etkileyen bir diğer film oldu.

Marianna, Heloise’ın portresini defalarca çizerek, alevlenen aşkta zaman kazanmaya ve Heloise ile yakınlaşmaya çalışırken, aslında mükemmeliyetçi bir ressam haline mi geliyordur yoksa aşık bir ruh mu? Her ikisi de rahatlıkla söylenebilir. Dalgalar ve müthiş manzarlar eşliğinde, yavaş yavaş büyüyen bir aşka tanık oluyoruz. An’ları, duyguları, renkleri bize birebir yaşatan bir film bu. Olay örgüsüne sığınan bir film olmaması, sürprizleri bile yudum yudum vermesi, seyirciyi beyaz perdeye mıhlıyor.

Bu filmde erkekler sadece birer isim olarak var, varlıklarını beyaz perdede direkt görmüyoruz hatta kadınlar arasında konuları bile açılmıyor. Hiç birini tanımıyoruz. Yönetmen bizi sadece kadınların dünyasında gezdiriyor. Hem bir arkadaşlık hem bir tutku filmi. Zaten kadın yönetmen Sciamma da tutkunun filmini yaptığını söylüyor bir röportajında. Filmleri genelde kadınların kendini keşfi üzerine. Mitolojiden de etkilendiğini söylüyor.

Bakışların, dokunuşlardan daha fazla iz bıraktığı zarif ve derin bir dünyanın içine dalıyoruz. Filmdeki kürtaj sahnesi bile bir kadının bakışıyla çekilmiş, bunu net olarak hissediyoruz. Filmde en çok hissettiğim, hem iki kahramanın hem annenin hem Heloise’in kadın olması.

Film, şiirsel anlatımıyla, dozunda diyalogları ve ışık kullanımıyla, müthiş görüntü yönetmenliğiyle lezbiyen aşkın zarafetini en kusursuz biçimde tasvir etmiş. Böylesi zarif bir tasviri, 2015 yapımı Carol filminde de izlemiştim. Yine geçmiş zamanın büyüsünü taşıyordu Carol filmi de. Kuir dünyayı ve aşkın kimlik kartı tanımadığını şahane görüntüler ve müzikler eşliğinde anlatan bu iki yapım sinema tarihine yazıldı bile.Künye : “Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü ve Kuir Palmiye’yi kazanan ‘Portrait of a Lady on Fire’ Filmekimi programından açıklanan ilk film. Yönetmen Céline Sciamma’nın bu dördüncü filmi, 18. yüzyılda, bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor. Filmde ressam Marianne’ı Noémie Merlant, model Héloïse’i Adèle Haenel canlandırıyor. Cannes’da büyük övgü toplayan ve çokça konuşulan ‘Portrait of a Lady on Fire’, eleştirmenlerce “A sınıfı bir başyapıt… Bu yıl prömiyerini yapan en kusursuz film.” sözleriyle övüldü.
Céline Sciamma’nın yönettiği “Tomboy” ve senaryosunu yazdığı “Kabakçığın Hayatı” daha önce Filmekimi’nde gösterilmişti.”

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here