Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar Benim Varoş Hikayem

Benim Varoş Hikayem

1270
0

Benim Varoş Hikayem

Benim Varoş Hikayem filminin yönetmen koltuğuna gelecek vadeden genç yönetmenlerimizden Yunus Ozan Korkut oturmuş. Yönetmenin filmi, 53. Antalya Film Festivali Ulusal Belgesel Gösterim Seçkisinde gösterilmiş ve büyük övgü almıştı. Dün, basın gösteriminde izlediğim belgesel-komediyi bende çok beğendim. Komedi diye son yıllarda ortaya çıkan Türk filmlerinden on gömlek daha üstün Benim Varoş Hikayem. En önemli avantajı gerçek olması. Hile yok, katkı yok. Adana/Ceyhan’ın varoş diye isimlendirilen halkının samimiyet kokan konuşmalarına, üsluplarına, içtenliklerine kahkahalarla gülerken diğer yandan içiniz eziliyor, üzülüyorsunuz. Kim o pespayelik içinde yaşamak ister ki?

Onlar, insanlar tarafından çaresizliğe itildiklerini anlatırlarken kızıyorum onları öyle yaşamaya mahkum edenlere. Hemen hepsi kalplerinin temizliğine ve merhametli oluşlarına değiniyor anlatılarında. Ezene karşı kartal, ezilene karşı yufka yürekliler. Nerede çaresiz birisi görseler ellerinden tuttuklarını söylüyor hepsi ayırım yapmadan. Hepsi insan gibi muamele görmeyi bekliyor Devletten ve insanlardan. Sizce çok şey mi istiyorlar?

Osmanlı zamanında Çukurova’ya yerleştirilen dönemin tekinsiz ailelerinin torunları Çulluk Yusuf, Rokko Çetesi, Pele Dayı, Keleş, Utar, Kaçakçı, Keleş, Afili,Devran, Takoz,Sedat, Gökhan, Fırat Derya, Sarı Kenan, Terlikçi Serap, Naime, Drej Hasan, Ceyhanlı Hüseyin, Kesik, Elekroşot, ve Yağız. Bugüne kadar bu bereketli topraklarda anaları, babaları, dedeleri, aile büyükleri tarım işlerinde çalıştırılarak hep ezilmiş ve hor görülmüş. Tarımın bitme noktasına geldiği bugünlerde iş bulamayan gençler mecburen başka işlere yöneliyorlar. Bu durum atalarının geçmişte maruz kaldığı laneti yaşamaya mecbur ediyor onları.

Varoş hikayenin anlatıldığı filmde hali ile bolca küfürde var. Ancak, bu küfürler onların ağzından olunca sakil durmuyor, adeta komediye dönüşüyor. En çok da futbolcu olma hayali kurup olamayan, ağzından küfür eksik olmayan ve her türlü şike yaparım diyen kardeşe çok güldüm. Yönetmenin kendi hikayesi de oldukça ilginç! Babası kendisini, Anadolu lisesi son sınıftayken üniversiteyi kazanamayıp kendisi gibi işsiz olacağını düşünerek bıçak çekip evden kovunca Emlakçının yanında çalışmaya başlamış. Yerlerde afişlerin üzerinde yatarak, kazandığı para ile dersaneye giderek okuyan yönetmen Ankara Ziraat Mühendisliğini kazanarak Ankara’ya gelmiş. Sinema tutkusunu bir türlü frenleyemeyen yönetmen, 16 yaşındayken edindiği fotoğraf makinesi ile Ceyhan’da fotoğraflar çekmiş sürekli. 18 yaşına geldiğinde  tesadüfen ”Amores Perros” filmini izleyince film çekmeye karar vermiş.

Çalıştığı televizyondan kovulan, sevgilisi tarafından terk edilen yönetmen, parasızlık çektiği günlerde eline kamerasını alarak uzun zamandır çekmeyi hayal ettiği kurmaca filmini, girilmesi zor Ceyhan varoşlarına tek başına giderek küçük DSLR kamerası ile çekmiş. Bence de çok iyi yapmış. Yönetmen Ozan’ı ve Ceyhan’lı arkadaşlarını alınlarından öpüyorum. Hepsinin yüreğine sağlık.

Sözün özü: Onları izlerken samimi ve içten anlatımlarına hem üzüleceğiniz hemde güleceğiniz bir belgesel Benim Varoş Hikayem. Ünlü isimlerden oluşan kadro kurup milyonlar harcayarak komedi yapan, gerçek hikaye anlatıyorum diye ortaya çıkan onlarca Türk filminden daha iyi olan bu filmi kaçırmayınız. Eminim sizde beğeneceksiniz. İyi seyirler.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here