İKSV ONLİNE FİLM FESTİVALİ II

1980 Atina doğumlu Minos Nikolakakis, Patras Üniversitesi’nin İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun olmuş. Mühendisliği yaşamını kazanmak ve, asıl tutkusu olan film çekebilmek için sürdürmüş. Birkaç belgeselde de ortak yapımcılık yapan Nikolakakis’in yönettiği, yapımcılığını üstlendiği kısa filmleri uluslararası festivallerde beğeni toplamış. İstanbul Film Festivali Köprüde Buluşmalar / Neighbours platformundan destek alan “Dolaşık / Entwined” ilk uzun metrajlı filmi.

Dolaşık”, hem mitolojiden hem de gotik ve folklorik dehşet masallarından beslenen müthiş ilginç ve tekinsiz bir öykü anlatır.

Film, 35 yaşlarındaki doktor Panos’un (Prometheus Aleiferopoulos) babasının ölümünün ardından çalışmaya gittiği, Peloponez yöresindeki dağlık arazideki Aliti köyüne doğru yolculuğunda başlar. Köye varmadan önce arabasıyla çarptığı bir genç kadın, adamın yardım etmesine fırsat vermeden kaçıp gider.

Aliti’ye vardığında çoğunlukla yabancılardan çekinen yaşlı insanların yaşadığı bu yabani köye gelen ilk doktor olduğunu öğrenir. Bilimin gücüne büyük inanç duyan doktor Panos, köyün neredeyse gerçeküstü ve ürkünç tedirginliğine kapılmaya çalışırken, köyü çepeçevre içine alan, köylülerin hem saygı hem korku duyduğu ormanda gezintilere çıkar ve bu gezintilerin birinde arabasıyla çarptığı kıza rastlar. Ormanın içindeki bir kulübede, son derece garip bir ilişkisi olduğu tutarsız babasıyla yaşamakta olan, antik bir kitaptan okumuşçasına farklı bir şekilde konuşan Danae (Anastasia Rafaella Konidi) ile karşılaşır.

Panos, bir yandan Danae’nin cildinin bazı bölümlerine ağaç kabuğu görünümü veren gizemli hastalığını tedavi etmeye çalışırken, bir yandan da bu gizemli kıza tutulmaya başlar Danae’nin garip, büyüleyici bir çekiciliği vardır. Panos aynı zamanda hem itici hem çekici bulduğu kızın yanında kaldıkça, çekip gitmek neredeyse imkânsız görünmeye başlar. Zaten, ormanda yaşayan bu güzel prensesin, hayatına giren beyaz atlı prensi bırakmaya hiç niyeti yoktur, ormandan çıkmaya çalıştığında ağaçlar bile medeni dünyaya dönmesine engel olurlar. Birbirine dolanan bedenler ve bitkilerle dolu bu gizemli orman giderek karabasansı bir masal dünyasına dönüşür ve akıl sağlığıyla cinnet arasındaki sınır yok olmaya başladığında Panos, Danae’nin ona tüm dünyanın verebileceğinden de fazlasını vereceğini fark eder. Ancak bu olağanüstü armağanın bedelini anlamaya başladığında gitmekle kalmak arasındaki iç savaşımına geleceğin ona ne getireceği korkusu katılır.

Nikolakakis, foklorla antik Yunan mitolojisini zekice iç içe geçirirken, aslında birbirine zıt iki öğeyi, aşkla ölümü de birbiriyle bağdaştırmayı başarır ve Eros ile Thanatos’un el ele gitmesi bu ürkünç öyküye beklenmedik bir mahremiyet katar. Ancak peri masalı gibi başlayan öykünün giderek karabasana dönüşmesi, ağızda dehşetengizden çok, acı tatlı ve melankolik bir tat bırakır.

Görüntü yönetmeni Thodoros Mihopoulos’un göz kamaştırıcı çekimleri basitliği ve doğallığı içinde düşsel olan nefes kesici bir ortam yaratırlar. Ağaç dalları, çimenler ve çalılar gizemli öykü gelişirken tehditkâr bir nitelik alırken ateş, yapbozun çok önemli bir öğesi olduğundan, kulübenin ocağı hem yumuşak bir ışık kaynağı hem de anlatının bir elemanı olarak parıldar.

Aleiferopoulos ve Konidi, bu iki kişilik ilişkinin iki kutbunu da ustalıklı ve başarılı bir oyunculukla verirler. İkilinin birbirini tamamlayan çifte yalnızlığını ve dış dünyadan soyutlanmışlığını başarıyla aktarırlar.

Bu soyutlanmışlığı verebilmek için filmin neredeyse tamamının ormanda geçmesi kanımca, son derece ilginç bir siyasal toplumsal mekân olan, XXI. yüzyılı neredeyse bir asır geriden izleyen Aliti gibi bir köyün ve köyde yaşayanların, çok da heyecan verici sinemasal olanaklarının göz ardı edilmesine sebep oluyor. Tabii ki bu senaryo yazılımına da katılmış olan Nikolakakis’in kişisel tercihi.

Fantastik boyutu öne çıkan öykülerde, inandırıcılığı kadar kendi içinde tutarlılığı da çok önemlidir. Başarılı oyunculuklarına, göz alıcı görselliğine, etkileyici anlatımına ve hiç sarkmayan hikâyesini başarılı bir tempoyla götürmesine karşın “Dolaşık”ı baştan sona bir eksiklik, bir tatminsizlik duygusuyla izledim. Bunun asıl sebebi sanırım, gizemli ve sürprizli bir masal izlenimi bırakmaya çalışmasına rağmen filmi izlerken her an ne olacağının kolaylıkla tahmin edilebilir olmasıydı.

Sonuç olarak, başarılı sinema dili ve farklı fantastik tadıyla izlenmesi keyifli, ancak izlendikten sonra pek derin izler bırakmayan bir yarım başarı. 25 Hazirandan itibaren 5 gün gösterimde.

Yazar : Erdoğan Mitrani

Yönetmen : Minos Nikolakakis

Senaryo : John De Holland

Görüntü Yönetmeni : Thodoros Mihopoulos

Müzik : Sotiris Debonos

Oyuncular : Prometheus Aleifer, John De Holland, Maria Eglezaki, Anastasia Rafaella Konidi, Kostas Laskos, Manos Vakousis

Yunanistan-İngiltere / Fantazi-Korku-Dram / 89 Dk.

ortakoltuk.com

ortakoltuk.com

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here