Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar Kaçış Odası

Kaçış Odası

1655
0

Kaçış Odası     (Escape Room)

Kaçış Odası filminin yönetmen koltuğuna senaryoyu da yazan 1978 ABD doğumlu Peter Dukes oturmuş. Kaçış Odası yönetmenin ilk uzun metraj filmi. Yönetmen, acemiliğini her karede belli ediyor. Oyuncu seçimi, kamerayı kullanışı ve kurgu berbat. Son on senede gördüğüm en berbat korku filmi. Ünlü ”Testere” serisi, Cube ve Hostel gibi haklı bir üne sahip yapımlara özenen ama o yapımların tırnağı bile olamayan bu filmin türüne korku demek de ne kadar doğru o’da tartışılır. Korkunun ”K”sı yok filmde.

Aslında konu ilgi çekici ve açılış sekansı da fena değil ama devamı gelmiyor ne yazık ki. Yapım, mantık hatalarına ve laf salatasına kurban edilmiş. Birde buna acemice yönetim eklenince 3.sınıf bir yapım ortaya çıkmış. Evet, her defasında emeğe saygı diyoruz ama böyle kötü işler ortaya çıkınca da sinirleniyoruz ayrıca. Filmi, Basın gösteriminde yan yana izlediğim, sabırlı ve hoşgörülü bir insan olarak tanıdığım değerli büyüğüm Atilla Dorsay bile sinirlenmiş olmalı ki ”-Kaybolan zamanımıza yazık, ben uzun zamandır böyle kötü bir film izlemedim” diye söyleniyordu.

 

Bence, Türk film dağıtım şirketleri kalite ve rekabeti artırmak için vizyona sokacakları filmleri önceden izlemeli ve böyle kötü filmleri almamalı. Seyirciye de bu işkenceyi yaşatmamalı. Buradan ”Siccin 4” filmi yönetmeninden ve yapımcılarından özür diliyorum. Siccin 4’ü beğenmemiş ve ağır eleştirmiştim. Onlara haksızlık etmişim. Siccin 4, bu filmden yüz gömlek daha iyi bir yapım. Bu kıyas yapılmayacak kadar açık ve net.

 

Özet: Film, 1870’li yılların Arap çöllerinde açılıyor. İki adam, içinde lanetli şeytani bir varlığın hapis olduğu küçük bir kutuyu çöle gömerler. Kimse yerini bilmesin diye birbirlerini öldürürler. Sonrasın da kamera günümüze döner. Los Angeles’da Korku sever müşterilerine ipuçları ile dolu ”Kaçış Odası” hazırlayarak para kazanan girişimci bir adam, işleri yolunda gitmeyince müşterilerini artırmaya yönelik başka formüller bulmaya çalışır. Antikacıları dolaşırken küçük bir sandık dikkatini çeker. Satın almak ister ancak antikacı satılık olmadığını söyleyerek sandığın lanetli hikayesini anlatır. Bunun üzerine girişimci adam, antikacı telefonla konuşurken yerine para bırakarak sandığı alıp kaçar. Sandığı hazırladığı kaçış odasına koyar ve korku deneyimi yaşamak isteyen iki çift müşterinin kullanımına sunar…

Sözün özü: Kağıt üzerinde harika gibi duran hikaye, yanlış bir senaryo yazan acemi bir yönetmenin elinde heba edilmiş. Sıkıcı ve boş bir film. Korku sever arkadaşlar, zamanınıza yazık etmeyin ve bu filmden uzak durun.

 

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here