Kara Kış

Adaletin İradesi

17 Nisan tarihinde her biri ortalama 45 dakika süreli sekiz bölüm halinde ekranlara gelen “Kara Kış”, deprem merkezli sorunları gidermek gayesiyle idare ile sürekli çatışarak özverili şekilde adli görevi yürüten, “adaletin iradesi” İzzet Akçal’ın yaşamına odaklansa da, esasında hükümlü de olsalar insana güvenin erdeminin ve devletin de yapılan iyiliklerin karşılığını verme halinin altını çiziyor. Savcı İzzet Akçal’ın, depremle başlayıp, Yassıada’ya uzanan görevi süresince insan merkezli bir adli sistemin simgesi olarak kamusal sorumluluğu nasıl sırtladığını yarı gerçek yarı kurgu olarak dizi bölümlerinde yansıtıyor. Çekimleri İstanbul ve Erzurum’da gerçekleştirilen, bir Cumhuriyet Savcısı’nın hayatını yine bir başka Cumhuriyet Savcısı’nın kaleme aldığı “Kara Kış”, tüm bölümleriyle tabii platformunda izlenebilir.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Sorumluluk ve Vefa

Kara kış. Hem de nasıl? Bir yandan mahpusluk, bir yandan kar tipi ve üzerine de dönemin en büyük afetlerinden birisi gelen, kent ile tüm iletişimin kesildiği o büyük deprem. 27 Aralık 1939 yılı Erzincan Depremi. Bir şehri baştan aşağıya sarsan, onun binlerce insanın canına mal olan o büyük sızı. Hani büyük şair Nazım Hikmet‘in bu afet için yazdığı “Kara Haber” şiirindeki gibi:

“Kar yağar lapa lapa

Tipidir gelir geçer…

Yan yana sırt üstü yatan ölüler

Akşam uyur tandıramaz

Ateşini yandıramaz”

17 Nisan itibariyle tabii platformunda gösterime giren “Kara Kış”, bizi önce zorlu bir cezaevi ortamına sokuyor. Filmin mat renk seçimi ile birlikte mahkumların serzenişlerine kulak veriyoruz. “Son Akşam Yemeği”nde de belirgin bir kötü karakteri yansıtan, bu yapımda da yine ahlaki zaafları bulunan, Mustafa Kırantepe’nin hayat verdiği cezaevi müdür vekili Duran, mahkumların hayatını daha da zorlaştırmakladır. Ona bu cesareti veren ise ilin en büyük mülki amiri vali (Fırat Doğruluoğlu) ve yardımcısı Şevket (Serdar Orçin)’dir. Görevini idealistçe yerine getiren Savcı İzzet Akçal (Murat Yıldırım) bu duruma itiraz ederken, tüm dengeleri kışın tam ortasına denk gelen gece yaşanan deprem felaketi değiştirir. Eşi Zemzem (Hande Doğandemir) çocuk beklerken gelen bu afet sadece Savcı’nın evini yıkmaz, tüm kent bu depremin acı bilançosu ile baş başa kalır. İşte böyle acı bir ortamda iletişim kanallarının bozukluğuna, idarenin basiretsizliği de eklenince Savcı’nın aklına mahkumları enkaz altında kalan çocuk, yaşlı tüm insanları kurtarmak için dışarıya geçici olarak salmak gelir. Ancak bu durum kolay gerçekleşmez.

Sekiz bölümlük dizide Savcı hep mülki sistemle çatışma yaşar. Zira kendisi rutin uygulamanın, vatandaşı geri plana atan göstermelik idari eylemlerin faydasızlığına inanmaktadır. Bizler savcının tüm bu idealist yaklaşımını derin bir aşk acısıyla kendisini Anadolu sorunlarını anlamak için Erzincan’a atan başka bir özverili kişi gazeteci Sinan Seyfi’nin (Ulvi Kahyaoğlu) ağzından dinlemekteyiz. Gazeteci ile Savcı arasındaki bu yakınlık ileride çok büyük bir dostluğa evrilecek ve zor zamanlarında Savcı’nın yanında hep gazeteci Sinan bulunacaktır.

Erzincan’dan Yassıada ve Kayseri’ye.

Yönetmenliğini Levent Onan’ın yaptığı, senaryosunda Meriç Demiray, S. Cenk Boğatur ve kendisi de Cumhuriyet Savcısı olan Ahmet Kurt’un imzası olan “Kara Kış”, Savcı Yusuf İzzet Akçal’ın sadece 1939 tarihli Erzincan’daki göreviyle sınırlı bir anlatıma sahip değil. 1910’lu yıllarda abisinin Rize’de çeteler tarafından öldürülmesinden, Nazım Hikmet’e daha iyi imkanlar sunan, sanat dostu yaklaşımları bilinen Bursa Başsavcılığı dönemine ve ardından Adalet Bakanlığına uzanan bir kariyer evresini de kapsamakta. Ama burada bitmiyor. Bir de 1960 Darbesi ve onu takip eden Yassıada yargılaması da dizide kendisine yer buluyor.

Dizi son sekansını ve tarih skalasını 7 Ekim 1964’deki Kayseri Cezaevi’ne uzatarak son buluyor. Peki anlatılan tüm bu uzun hikayeler ve tüm kahramanlar gerçek mi? Kuşkusuz Yusuf İzzet Akçal efsanevi yönleri ile bilinen önemli bir adli figür. 1906 doğumlu olan Akçal’ın ayni zamanda eski başbakanlardan Mesut Yılmaz‘la da akrabalığı bulunmakta. Ancak dizinin her bir bölümünün prologunda geçtiği üzere gerçeklere dayansa da anlatılan kimi karakterler ve olaylar kurgusal. Örneğin cezaevi görevlisi Duran ya da Vali ve muavini tamamen kurgu karakterler. Dizi uzun bir süreci kapsadığı için aslında bir sinema yapımına elverişli konu gittikçe dallanıp budaklanıyor. Böylelikle de bazı mantıksal hatalar haliyle karşımıza çıkıyor.

Çocuk yurdu enkazındaki çocuklara Moby Dick okunması, gazeteci Sinan’ın pozisyonu, kimi mahkumların trajik hallerinin abartılı sunumu gibi kısımlar inandırıcılıktan uzakta. Milli Şef İsmet İnönü’nün ya da başvekil Adnan Menderes’in fiziken hiç benzememeleri de yapımın zayıf kısımları. Ayrıca dizi boyunca yine müziğin devamlı kullanımı etkiyi arttırma nedenli olsa da bence bazen kulak tırmalar mahiyete bürünebiliyor. Bunun dışında Savcı Yusuf İzzet Akçal kimdir? Eşi Zemzem ile ilişkisi hangi ahvaldedir ya da Savcı’nın diğer arkadaşları örneğin savcı, hakim mesai meslektaşları kimlerdir, buna dair en ufak bilgi sunulmuyor. Savcının adli görevi sadece cezaevi olmadığına göre adli ortam atmosferinin de verilmesi dizinin gerçekçi görünümüne katkı sunabilecekti.

Yine de dizinin fedakar, milletine bağlı bir Cumhuriyet Savcısı’nın her türlü engele rağmen insana güven duyan, sadece dar dosya sınırları ile yetinmeyip, ardındaki insanı arayan, imkanlarını zorlayıp inisiyatif kullanarak mesleğinin gereğini yerine getirdiği düşüncesini vermede başarılı olduğunu belirtmemiz gerekir. Bunda en büyük alkışı savcıyı canlandıran oyuncu Murat Yıldırım hak ediyor. Dizinin castı oldukça başarılı. Hande Doğandemir, Mustafa Kırantepe, Ulvi Kahyaoğlu, Necmi Yapıcı, Serdar Orçin, Fırat Dogruluoğlu da rollerinin hakkını fazlasıyla veriyor.

Son Hatay / Maraş merkezli depremde ülkenin çeşitli yerlerinde görev yapan Hakim ve Savcıların afetten etkilenen kentlere giderek gönüllü hizmet yürüttükleri bilinmekte. Benzer özverili durumu tarihsel arka planı ile bir gazetecinin gözünden aktaran “Kara Kış”, nitelikli bir yapım olarak şimdi tabii’de… Kaçırmayın…

Yönetmen : Levent Onan

Senaryo : Cenk Boğatur, Meriç Demiray

Görüntü Yönetmeni : Ersan Çapan, Murat Karabina

Kurgu : Evren Aksoy

Müzik : Cem Öğet

Oyuncular : Murat Yıldırım, Serdar Orçin, Hande Doğandemir, Diren Polatoğulları, Mustafa Kırantepe, Necmi Yapıcı, Bülent Türk, Gizem Katmer, Ulvi Kahyaoğlu

Türkiye / Dram /

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz