Olası Aşklar / Ganeunghan Sarang
Venedik Gümüş Aslan Jüri Büyük Ödülü ve FIPRESCI Ödülü
Üç saatlik öyküsünün su gibi aktığı “Olası Aşklar”, en iyi edebiyat eseri kadar yoğun, karakterlerin geçmişiyle ve karakterlerin bundan sonraki gidişatıyla bütünlük arz eden zengin olay örgüleriyle dolu bir başyapıt. Mutlaka izleyin derim.
Venedik Film Festivalinde Gümüş Aslan ve FIPRESCI ile birlikte Genç Sinema Ödülünü de alan, “Ganeunghan Sarang / Olası Aşklar”, Güney Koreli usta yönetmenin Lee Chang-dong’un “Burning”den tam sekiz yıl sonra çektiği yeni başyapıtı. Film Lee’ye Toronto Uluslararası Film Festivali TİFF Ebert Yönetmen Ödülünü de kazandırmıştır.
Modern sinemanın bu en edebi yönetmeni, nefes kesen romanvari katmanlara sahip bu yeni ve çarpıcı filmini Krzysztof Kieślowski’nin “Dekalog 10”una ithaf etmişse de, filmin en başında ekrana yansıtılan İncil‘in “Komşunun malına göz dikmeyeceksin.” emrinin dışında Kieślowski‘nin serisinin son bölümüyle herhangi bir ortak noktası yoktur.
Mi-ok (Jeon Do-yeon) ve Ho-seok (Sul Kyung-gu), genç bir oğulları olan, işçi sınıfı kökenli, son derece mutsuz bir evli çifttir. Çalıştığı fabrikadaki grevin felaketle sonuçlanmasının ardından aşırı şiddet görmüş olan Ho-seok, öfkelidir, depresiftir ve alkol sorunuyla boğuşmaktadır. Ho-seok’un intihar eden bir iş arkadaşının cenazesinde, fabrika işçilerine yapılan haksız muamele hakkında bir belgesel çeken şık ve zengin bir çiftle tanışırlar.
Yönetmen Ye-ji (Cho Yeo-jeong), sorun odaklı belgeselleri için kamu fonlarından destek arayan, ancak bağımsız filmler çekebilmesinin asıl nedeninin zengin fon yöneticisi kocası Sang-woo (Zo In-sung) olduğu açıkça belli olan bir kadındır. (Film satır aralarında Sang-woo’nun, Ho-seok’u işten çıkaran fabrikanın satışıyla ilgisi olduğuna dair ipuçları da vermekedir). Bu mutsuz işçi sınıfı çiftinin harika bir hikâye olabileceğini sezen Ye-ji umursamaz bir acımasızlıkla Mi-ok ile arkadaş olmaya, onları restoranlarda çift randevularına ve Sang-woo’nun özel plajı olan muhteşem aile evine tatile davet ediyor. Ye-ji, kamerasını çiftin hayatının her köşesine neredeyse zorla sokuyor.
İki yıl önce SP’ deki toplu işten çıkarmalarda işini ve amaç duygusunu kaybeden “ölülerden” biri olan, içine kapanık, patlayıcı Ho-seok grevi sona erdiren baskı sırasında ağır yaralandığından beri kendi kabuğuna çekilmiş durumdadır ve Mi-ok, Ye-ji nin belgeseline katılmanın onun travmasını atlatmasına, bir zombi gibi etrafta dolaşmayı bırakıp, bir zamanlar aşık olduğu adama geri dönmesine yardımcı olabileceğini umuyor. Böylece, genç oğlu Cheol’a da daha ilgili bir baba olabilecektir. Ho-seok ise, belki mütevazı hayatlarını bu zengin
insanların hayatıyla karşılaştırmanın son derece acı verici ve yıkıcı olacağını gördüğü, belki de çok korkunç şeyler yaşamış olduğu için konuşmak konusunda çok daha isteksizdir.
Lee ve Oh Jung-mi‘nin dikkat çekici derecede incelikli senaryosu arzu temasını filmin kadife gibi yumuşak son sahnesine kadar tespit edilemeyecek şekilde “olası” tutuyor. Tabii ki Mi-ok, Ye-ji nin zarif gardırobuna ve tasarımcı çantalarına hayrandır ve Sang-woo ile yalnız kaldığı her an havada dile getirilmeyen bir cinsel gerilim vardır. (bu gerilim, filmin sonunda özel bir plajda unutulmaz bir şafak öncesi sahnesine yol açıyor). Ancak, işçi sınıfından bir kadının aşırı varlıklı yeni arkadaşını kıskandığı sonucuna varmak bu derinlikli filmdeki ilişkileri son derece basite indirgemek olur.
Hikâye ilerledikçe Ye-ji çifti bu kez kendi bölgesinde günün her saatinde filme almak amacıyla lüks tatil evinde bir hafta sonu geçirmeye ikna ediyor. “Olası Aşklar” daki her an, katmanlı sosyoekonomik sürtünmenin kıvılcımlarını saçıyor; her jest, yorum ve detay, bu insanları birbirine yaklaştıran tuhaf geometriyi keskinleştirirken, onları nihayetinde ayrı tutacak olan ayrılıkları da iyice derinleştiriyor. Karakterlerin arasındaki mesafe çoğunlukla daha incelikli bir şekilde Sang-woo’nun dik duruşunun özgüveninde, Mi-ok’un dalgalı saçlarının kırılganlığında ya da Ho-seok’un boş bakışlarının sert ve anlaşılmazlığında aktarılıyor. Mi-ok ve Ho-seok gibi insanların görülmekten bile şanslı hissetmeleri gerektiği kanısında olan Ye-ji, yaptığı küçümseyici müdahalelerin farkına bile varamıyor.
Herkesin sarhoş olduğu bir karaoke gecesinin ve malikânenin özel plajında şafak öncesi bir yürüyüşün sonrasında, filmin özgürlük ve güç arayışı daha fiziksel bir boyut kazanmaya başlıyor. Mi-ok burada kontrolü ele alıyor, Jeon’un ham ve mermer gibi performansı, diğer karakterleri anlamsız hale getirecek kadar ilkel bir öz koruma durumuna ulaşıyor.
Lee‘nin filmi, uzun zamandır tematik açıdan en zengin filmlerden biri olmakla birlikte, görsel olarak da mesajdan çok karaktere odaklanan olağanüstü bir çalışma. Tematik amacı, gerçek insan davranışından daha çok önemseyen birçok filmin aksine Lee seyirciye geçmiş öyküleri, iradeleri ve iç dünyaları olan dört boyutlu insanlar sunuyor ve onları tüm insanlık durumuna hitap edecek şekilde birbirleriyle iletişime sokuyor.
Lee‘nin nefes kesici bir oyuncu yönetmeni olması burada müthiş işe yarıyor. Dört başrol oyuncusunun hepsi muhteşem, ancak Jeon Do-yeon sıklıkla öne çıkıyor. Bu zorlu dönemde kocası ve oğlu için orada olmaya çabalayan Mi-ok’un Ye-ji’ye can simidi gibi sarılmasını inandırıcılıkla hissettiriyor.
Cho Yeo-jeong zarafeti, güzelliği, yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle sevecen bir Ye-ji yaratırken, kurnazlığını, hesapçılığını, dost göründüğü bu insanlara karşı hiçbir zaman gerçek bir yakınlık duymadığını ustalıkla duyumsatıyor.
Sul Kyung-gu, çökmüş adamın karikatürü olabilecek bir rolü, büyüleyici bir şekilde gerçekçi kılıyor; Cho Yeo-jeong ise statüsünün hem mesleğini hem de arkadaşlıklarını nasıl etkileyebileceğini gerçekten sorgulamayan bir karakteri canlandırıyor.
Üç saatlik öyküsünün su gibi aktığı “Olası Aşklar”, en iyi edebiyat eseri kadar yoğun, karakterlerin geçmişiyle ve karakterlerin bundan sonraki gidişatıyla bütünlük arz eden zengin olay örgüleriyle dolu bir başyapıt. Vizyondan sonra Kasım sonunda NETFLİX’de. Mutlaka izleyin derim.
Yönetmen : Lee Chang-dong
Senaryo : Lee Chang-dong, Jungmi Oh
Görüntü Yönetmeni : Kim Ji-yong
Kurgu : Da-Won Kim
Müzik : Jung Jae-il
Oyuncular : Jeon Do-yeon, Sul Kyung-gu, Zo In-sung, Cho Yeo-jeong
Kore / Romantik-Dram / 164 Dk.











