Ülkemizde post-apokaliptik türe en iyi örneklerden biri..

Korku filmlerinden tanıdığımız, genç yönetmen Can Evrenol, derdi olan bir film yapmış ama baştan söyleyelim, yeterli değil.

Gerilim ve korku üzerine odaklanma konusunda, iyi bir yönetmen. Bu anlamda oldukça başarılı sahneler olsa da, kendi içinde gidip- geldiğiniz bir film çıkıyor. Bir kere ağır işliyor. Bunu masal tadında çocuklara yaptığını düşündüm önce, bu sefer dezavantaj çocuklar eğer bunu izlerse bilinçaltlarında korku işler. Bu anlamda tehlikeli buldum. Büyükler izlerse ise çocuksu bulabilirler. Geriye yine fantastik, ütopyacılar kalıyor.

Cem Özduru’nun “Perihan” isimli çizgi romanından esinlenerek bir fantastik film karşımızda. Bu anlamda başarısız diyemeyiz.

Film, başlar başlamaz. Tamam, diyorsunuz güzel bir iş geliyor. Derken, doyuruculuğunu kaybediyor. Birde ilerleyen karelerde bu kadar uğraşa, mesela biraz daha özen olabilse diyorsunuz ki mesela en basitinden, keşke ağzından kan gelen sahne, final en azından ketçap gibi görünmese.

BUGÜN YAŞAYAN SUSARSA, ÇOCUKLAR KONUŞABİLİR Mİ? YOKSA ZATEN OLAMAYACAKLAR MI?

Yine de termik santrallerin, kuzey bölgesinde hele hele Karadeniz, Çernobil sonrası yaşanan felaketleri hatırlatarak ve filmin jenerik kısmında belirtilen Sivas (Divriği) ve özellikle Ereğli Maden ocağı plato olarak kullanılmış. Daha birkaç detay var ancak günümüzün küreselleşen dünyasında çok önemli bir hususa değinmesi anlamında iyi. O da, erk sahipleri zamanında; konuşur, gördüğünü anlatır, işittiğini sentezler ise yarın geleceğimiz çocuklara bırakabileceğimiz epey bir güzel dünya bırakabilme umudunu yeşertir, olması. Oysa reel de dünyanın genel gidişatı, bir yerde toprağına sahip çıkan köylüler ki çoğu yaşlı ve ardından terk edilmiş kasabalar, köyler ve tek canlı yok edilene kadar öldürmek.

Elde ne kalıyor o vakit: Görmeyen, Duymayan, Koklayamayan ve de Konuşamayan Çocuklar…

Dünya, çocuklar oynasın diye dönmüyor. Hep ne olursa olsun, tüketilsin diye maalesef. Buna değinmesi anlamında başarılı.

18 günde, üç farklı şehirde, post-apokaliptik, felaket sonrası bir hava yaratmak için orman, nehir, mağara, terk edilmiş şehir, dağlar, deniz kıyısı gibi mekânları en ücra ve farklı noktalarda çekilen film için ciddi emek harcandığı ortada.

Bundan ötürü, Türkiye’de post-apokaliptik türde, ilk örnek olmasından dolayı da başarılı.

Filmi, Peri Kızı bile kurtarmaya yetmiyor. Çünkü her var olmaya çabalayan canlı gibi sıradan Perihan’ın yaşamındaki gerçeklik, o kadar acı ki. Sonu dipsiz bir okyanus…Dalgaları aşmak mümkün mü? Buna da izleyici karar verecek.

KONU:

Peri, santralde meydana gelen patlamadan dolayı ağızsız olarak dünyaya gelen bir kızdır. Karantina altındaki bir kasabada bulunan ormanda yaşayan Peri’nin babasından başka kimsesi yoktur. Babasını kaybetmesinin ardından yapayalnız kalan Peri, tek başına hayat mücadelesi vermeye başlar. Ancak bu süreçte yalnız kalmayacaktır.

Yönetmen : Can Evrenol

Senaryo : Can Evrenol, Kutay Ucun

Görüntü Yönetmeni : Meryem Yavuz

Müzik : Deniz Güngören

Oyuncular : Elif Sevinç, Denizhan Akbaba, Özgür Civelek, Kaan Alpdayı, Sermet Yeşil, Mehmet Yılmaz Ak, Özay Fecht

Türkiye / Fantastik-Macera / 97 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here