Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar Poyraz Karayel : Küresel Sermaye

Poyraz Karayel : Küresel Sermaye

943
0

Poyraz Karayel : Küresel Sermaye

Geçen yıl final yapan ve yayınlandığı dönemde Türk dizi izleyicisini ekrana kilitleyen “Poyraz Karayel” dizisi Sinema versiyonunun galası için Kanyona gelenleri büyük sürprizler bekliyordu!. 1981 doğumlu Yönetmen Osman Taşçı’nın; kariyerinin başında ”Maskeli Beşler Kıbrıs, Osmanlı Cumhuriyeti, Muhteşem Yüzyıl, Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam, Çanakkale 1915”  filmlerinde yönetmen yardımcılığı yaptıktan sonra, geçtiğimiz yıl yine komedi türünde ilk sinema filmi olan, “Olaylar Olaylar : Mevzu Çarşamba”nın ardından çektiği bu ikinci filminde çıtayı biraz daha yükseğe taşıdığına şahit oluyoruz.

Filmde; dizide ki esas kız ve esas oğlanı canlandıran başrol oyuncuları İlker Kaleli ve Burçin Terzioğlu yer almıyor. Onların dışında dizide ki hemen tüm oyuncularla birlikte, Şükran Ovalı, Deniz Barut, Burak Kut ve usta oyuncu Erkan Can oyunculukları ile filme katkıda bulunmuşlar. Ancak tüm bu kadro zenginliğine rağmen vasat’ın üzerine çıkamayan bir mafya komedisi bekliyor sinema seyircisini. Bir mafya filmi olmasından ötürü de bolca küfür barındırıyor içerisinde. Aynı zamanda filmde gözünü kırpmadan adam öldüren katil mafya elemanlarını sempatik ve insancıl gösterme çabaları da abesle iştigal.

Öyle ki, filmin bir sahnesinde öldürdükleri kişilerin tüm organlarını keserek parçaladıkları bir sahne bile mevcut. Filmin içinde özellikle Celil Nalçakan’ın canlandırdığı başrol karakteri Zülfikar’ın emperyalizm karşıtı sol görüşlü, işçi ve emekçinin yanında olduğu hayat görüşüne rağmen tamamen bitirim, örf ve ananelerine bağlı ve birazda dindar mesajlar vererek adeta kendiyle çelişmesi de enteresan bir durum arz ediyor! Ama filmin merkezinde olmasından da mütevellit, diyalogları ile yine de en çok o güldürüyor seyirciyi. Aynı zamanda filmde işlenen Türk Polisinin; mafya, çeteler ve devlet bağlantılarına da güçlü vurgular yapılmış.

Bir kare de Che Guevara’nın yanında Türk Bayrağının belirmesi ve film boyu dönen tüm dolaplardan, kirli oyunlardan sonra finalde Atatürk vurgusu yapılması da pek sevimli olmamış ne yazık ki. Şimdi yazımı okuyan sizlerin, ”-kardeşim adamlar komedi yapmışlar işte, sende amma da eleştirmişsin” dediğinizi duyar gibiyim. Sizlerinde izlediğiniz de benzer tespitlerde bulunacağınızı ve bazı rahatsızlıklar hissedip bana hak vereceğinizi düşünüyorum.

Tüm bu yazdıklarımdan sonra filmde hiç mi güzel şeyler yapılmamış sorusunu da yöneltebilirsiniz doğal olarak. Evet, tabi ki yapılmış. Filmin bir çok komedi replikleri ustaca eklenip kurgulanarak tempoyu düşürmeden art arda güldüren sahneler yaratılmış.. Komik diyaloglar oldukça samimi ve akılda kalıcı. Poyraz Karayel’in aksiyon sahnelerini de  gayet başarılı buldum. Filmin içerisinde bazı küçük sürprizlerde yok değil!

Örneğin; popçu Burak Kut’un canlandırdığı karaktere kattığı başarılı şive oyunculuğu, Deniz Barut’un, ” karadul” karakteri ile aksiyon sahnelerinde ki başarısı ve seksapalitesi görülmeye değer.  Ayrıca Seda Türkmen ve Sadi Celil Cengiz’in avanak istihbarat ajanlarını canlandırdığı karakterleri de çok sevimli buldum. Ancak, oyuncu Ali İl’in ”Sadrettin” karakteri ile sergilediği performansında kendisinin komediye yatkın bir oyunculuğa sahip olmadığı da gözümden kaçmadı. Ali kardeşim bence bir daha komedi çekmesin ve drama oyunculuğunda yol almaya devam etsin.

Sonuç olarak Poyraz Karayel, özüne indiğinizde (yakası açılmadık küfürler azaltılmış olsa) izlenmeye değer bir komedi. Biraz eğlenmek ve gülmek, biraz da farklı türde çekilmiş bir komedi izlemek isterseniz gidin görün derim. Ancak, yukarıda da belirtiğim gibi film, ailece, çoluk çocuk izlemeye uygun değil. Tek başınıza izlemenizde fayda var. Benden şimdilik bu kadar, bir sonra ki yazımda görüşmek üzere hoşça kalın. Misafir yazar : Berkant Cengiz

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here