Yeti Efsanesi  /  Abominable

Karların canavarı eşliğinde tatlı bir yolculuk…

Dreamworks şirketinin bize en son sunduğu ‘Yeti Efsanesi /Abominable’, senaryo, karakterler ve görüntüleri açısından hoş bir hava estiren, zaman zaman heyecanlandıran ve de belki de en önemlisi sadece çocuk izleyici kitlesini hedeflediğini hissettirmeyen bir animasyon…

Filmde, bu tür animasyonların olmazsa olmazını oluşturan macera dolu senaryo ve heyecan verici sekanslar yerli yerinde duruyor ancak bütün bunların yanında, film aynı zamanda ‘Korkunç görünenden korkmama’ veya ‘bilim nereye kadar adaletli davranabilir?’ gibi bazı konu ve soruları da eşeliyor.

Şangay’da anneannesi ve annesiyle beraber yaşayan Yi, kısa bir süre önce babasını kaybetmiş, bir genç kızdır. Günlerini ufak işler yaparak, hayalini kurduğu büyük yolculuk için para biriktirmekle geçirmektedir. Bu geçici işlerden ailesinin haberi yoktur ve Yi işten boş kalan zamanlarını, oturdukları evin çatısındaki ‘Özel alanında’ zaman geçirerek ve keman çalarak (babası da kemancıymış) doldurur. Yi bir gün evlerinin çatısında, bir laboratuvardan kaçmış, büyük, bütün vücudu kalın tüylerle kaplı, kocaman kafalı ve ağızlı bir tür ‘sevimli’ canavarla karşılaşır. Kısa bir tanışma sürecinden sonra onunla arkadaş olan Yi ve arkadaşları Peng ve Jin’ ‘Everest’ olarak adlandırdıkları bu canavarı evine götürmek için heyecanlı bir yolculuğa çıkarlar. Ancak onların peşlerine ‘Everest’i tekrar yakalamak isteyen bir organizasyon da takılacaktır.

Yeti’ filmi karakterlerini tanıtırken, eğlenceli portreler sunarak aslında birçok animasyon filminin sıkışmış olduğu saf iyi adamlar ve kötü adamlar kıskacından kurtulmuş gibi duruyor. Filmde tabii ki belli bir tarafı tutmamız sağlanıyor ancak ne Yi’nin arkadaşları ne de ‘yeti’ peşindeki adamlar basmakalıp, derinliği ve özelliği olmayan basit karakterler gibi çizilmiyor. Hatta filmin başında ‘ana kötü’ gibi görünen, ‘Yeti avcılarının’ şefini temsil eden karakterin bile bir süre sonra ‘kötülük’ saçmak isteyen, acımasız ve duygusuz bir adam olmadığını anlıyoruz.

Yi’nin tarafına gelince, arkadaşları için de aynı durum söz konusu: her ne kadar Peng, biraz yaramaz, hiperaktif bir velet olarak bizi çok şaşırtmasa da, Jin karakteri şatafatlı bir hayata düşkün, havalı davranmayı seven, kendini beğenmiş, amiyane tabirle ‘tiki’ olarak adlandırabileceğimiz bir karakter gibi görünüyor. Bu kadar rahatına düşkün bir karakterin çıktığı (daha doğrusu çıkmak zorunda kaldığı) bu tehlikeli yolculuk, ilginç olduğu kadar mizahi sekanslar da içeriyor.

Bütün bu karakterlerin yanında bir de tabii filmin asıl kahramanı ‘Yeti’ var. Her zaman gerçek olup olmadığı tartışılan, birçok kitap ve filmde değinilen bu yaratık bir süre sonra ‘doğaüstü’ güçlerini sergilemeye başlıyor. Zaten büyük bir kuvvete, çevikliğe ve dayanma gücüne sahip bu ‘sevimli’ canavar bazı zor durumlarda Marvel’in fantastik kahramanlarını bile kıskandıracak, uçmak, fırtına başlatmak, etrafı sise boğmak gibi süper güçlere sahip. Bu da zaten havası fantastik ve uçarı olan bu filme ekstra bir keyif katıyor.

Filmin görsel gücünden ve bu alandaki başarısından bahsetmeye gerek var mı, bilmiyoruz. Yi ve arkadaşlarının, türlü türlü tehlikeler atlatarak, ülkeleri boydan boya geçerek varmaya çalıştıkları Everest bölgesi ve çevresi gerçekten etkileyici ve hayal gücü dünyamızın sınırlarını zorlar nitelikte. Zaten sonrasındaki hayali, buluttan (!) yunuslar üzerindeki uçma sekansı da, filmin yapımcılarının hayallerinin nereye kadar gidebileceğini kanıtlar nitelikte…

Sonuç olarak Yeti ve arkadaşlarının bu yolculuğu her yaştan seyircinin zevk alacağı bir sinema deneyimi… Belki animasyon türünün en parlak örnekleri arasında yer almaz ancak tatlı bir sinema gecesi geçirmek isteyen aileler için kötü bir tercih gibi durmuyor.

Yönetmenler : Jill Culton, Todd Wilderman

Seslendirenler : Chole Bennet, Sarah Paulson, Tenzing Norgay Trainor, Eddie Izzard, Tsai Chin, Albert Tsai, Michelle Wong (IX), James Hong…

ABD / Animasyon-Aile-Komedi / 97 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here