Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar YİTİK KUŞLAR

YİTİK KUŞLAR

879
0

-KİŞER PARİ BEDO

-LUYS PARİ MARYAM

Yitik Kuşlar filminin yönetmen koltuğuna, 1979 İstanbul doğumlu ”Threep(2001), Bahçedeki Böcekler(2003)” kısa filmleri ve 2007 yılında çektiği ”Yanlış Zaman Yolcuları” isimli uzun metraj filminden tanıdığımız Aren Perdeci ile 1978 doğumlu ”Everything, Little Girl Blue” kısa filmleri ve uzun metraj ”Peri Tozu(2008)” filminden tanıdığımız Ela Alyamaç birlikte oturmuş. Filmde, 1915’te Çanakkale Savaşının yaşandığı yıllarda, Anadolu’nun Van-Bitlis ve Erzurum illerinde yaşayan Ermeni’lerin Osmanlı Devletine baş kaldırarak isyan çıkarması sonucunda, Osmanlı Devletinin çıkarttığı ”Tehcir Kanunu : (Sevk ve İskan Kanunu)” ile yaşlıların, kadın ve çocukların güvenli bölgelere gönderilmesi, yaşananlardan bihaber olan iki küçük ermeni çocuğun gözünden anlatılıyor. Yönetmen, o günleri çocukların gözünden anlatırken yukarıda belirttiğim olaylara değinmiyor tabi ki. Anadolu’da Ermeni halkının ne yaşadığı bölgeleri isim olarak belirtiyor nede niye sürüldüklerini. Sadece, mutlu mesut bir aile yaşantısı sürerken, günahsız iki çocuğun aniden yapayalnız ortada kalışı, yaşam mücadeleleri ve ailelerini arayışları hikaye ediliyor.

YİTİK KUŞLAR

 

SAVAŞ MAĞDURU MASUM ÇOCUKLAR

Yitik Kuşlar, ruhunuza işleyen oldukça duygusal sahnelerle yüreklere dokunmayı başarırken, güçlü hikayesinin ışığında titizlikle yapılan kurgu ve tablo gibi sahnelerle de gözleri doyuruyor. İki küçük oyuncunun oyunları da fena değildi. Filmi, basın gösteriminde çocukların annesi rolünü oynayan Takuhi Bahar, çocuklar Heros Agopyan ve Dila Uluca ile beraber izledik. İzlerken, Takuhi sürekli ağladı ama çocuklar filmle ilgilenmedi bile. Kah şakalaştılar, kah güldüler. Hatta birisi ”-uykum geldi benim” dedi. Yönetmeninde filminde üstüne basa basa belirttiği gibi ”çocuk onlar! Masum, günahsız çocuklar”. Savaş isteyen, savaş naraları atan büyüklerin kaprisleri, hırsları ve yüksek egoları uğruna ezilen ve ortada kalan çocuklar.

YİTİK KUŞLAR

MAVİ KUŞ BACİK!

Filmde, havada kalan sorulara kafanızı çok fazla takmayın. Yönetmen, bilerek isteyerek yaşanan savaşın detaylarına girmemiş ve kimseyi kötülememiş. Sadece çocukların masumiyetine odaklanmış. Sadece, Ermeni ailesinin evlerinden uzaklaştırılmasından bir süre sonra eve kızı ile yerleşen kadının(belli ki onunda kocası savaşta), soğuk bir kış akşamında ailesini arayan çocukların, ışığı görüp kapıyı çaldığında içeriye almayıp sadece ellerine bir ekmek tutuşturması tuhafıma gitti! Bir Türk ailesi, savaş zamanı da olsa gece vakti kapısını çalan kimsesiz iki küçük çocuğa böyle davranır mı?? Kafama takılan diğer bir nokta ise, çocukların bulduğu ve beslediği ”Mavi kuşun” maviliğinin özellikle altının çizilmesiyle, Ermeni iddialarının en önemli kanıtı olarak bilinen 1916 yılında siparişle ”katliama kanıt oluşturmak amacıyla” James Bryce’ye yazdırılan Blue Book(Mavi Kitap) hatırlatılmak mı istenmiş acaba? Dananın altında buzağı aramak istemem ama bana öyle gibi geldi. Evin büyüğü yaşlı adamın, kilisede yapılan toplantıda yaşadıkları toprakların devletinin aldığı kararlara karşı çıkan Ermenilere, ”-Devletimiz böyle uygun görmüş, benim oğlumda askerde” diyerek yaşadığı toprakları sahiplenme sahnesi de oldukça gurur okşayıcıydı.

YİTİK KUŞLAR

Sonuç olarak sözün özü: Yitik Kuşlar, yaşanan trajediye çocukların gözünden bakarak, insanlığı sorgulayan duygusal bir yapım. Filmi, ön yargısız çocuk yüreğiniz ve gözlerinizle izlemenizde fayda var. İyi seyirler.

YİTİK KUŞLAR

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here