Paralel Hikayeler / Histoires Paralelles

RÖNTGENCİ KADIN YAZAR

Asghar Farhadi “PARALEL HİKAYELER” ile düş kırıklığı yaşatıyor

Film yaratma sancısı çeken bir kadın yazarın teleskopuyla komşusunu izleyerek yeni romanı için ilham arayışını anlatıyor. Röntgencilik motifli “Arka Pencere”, “Bay Hire” ve “On Emir / Décaogue”u akla getiren bu film, polisiye bir gerilim ve romantik bir drama. Ritim sorunu yaşayan, fazla uzun, duygusal yoğunluk açısından Farhadi’nin klasik gücünden uzaklaştığı film Cannes’da beğenilmedi.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Asghar Farhadi 79. Cannes Film Festivali’nin, Japon Hirokazu Kore-eda (Kutudaki Koyun) ve Pedro Almodovar (Acı Noel) ile birlikte düş kırıklığı yaratan yönetmenleri arasındaydı. Asghar Farhadi, kurduğu içinden çıkılmaz ahlaki ikilemler, insan doğasını deşen çatışmalar ve kusursuz senaryolarıyla izlemekten keyif aldığımız bir usta. Yeni Fransız draması “Paralel Hikayeler / Histoires Paralelles”, yönetmenin İran dışındaki 3.filmi. İspanya’da çektiği “Herkes Biliyor / Everybody Knows” (2018) öncesinde Fransa’da “Geçmiş / Le Passé”ye (2013) imza atmıştı. “Herkes Biliyor” ile kariyerinin en sönük filmlerinden birini yapan Farhadi için beklentiler her zaman yüksek. Farhadi ülkesinde yaptığı “Bir Ayrılık / A Separation”, “Satıcı / Salesman” gibi filmlerdeki ahlaki ikilemler ve insan ilişikilerindeki gerilimleri işlemedeki becerisiyle ünlendi. İyi bir fikirden yola çıkan “Paralel Hikayeler” ritm sorunları yaşayan, fazla uzun, duygusal yoğunluk açısından Farhadi’nin klasik gücünden uzaklaştığı bir film.

BULUNMAZ UŞAĞIN MARİFETİ

Film bir caddenin iki yakasında oturan birbirlerini tanımayan insanların kaderlerinin kesişmesiyle yaşanan bir seri olayı ekrana taşıyor. Yaratma sancıları içinde kıvranan yazar Sylvie (İsabelle Huppert) teleskopuyla karşıdaki genç kadın Nita’yı (Virginie Efira) gözetler. Yeni romanı için ilham ararken çöp evde yaşamayı kabullenir. Oturduğu dairenin yarı ortağı olan yeğeni bu duruma son vermesi için genç Adam’ı (Adam Bessa) Sylvie’nin günlük hayatına yardımcı olması için işe alır. Nita, kardeş iki ses teknisyeninin atölyesinde filmlerin ses kayıtlarını imal etme işinde çalışmaktadır. Evli olan ağabey Pierre (Vincent Cassel) ile gizli bir ilişki yaşarken, bundan haberi olmayan kardeşi Théo’nun (Pierre Niney) yakınlaşma tekliflerini sürekli reddediyordur. Hapisten çıkan Adam’ın eve çeki düzen vermesinin yanında, Sylvie onun hayatını ve işini altüst edeceğinden habersizdir. Ta ki hayal ettiği kurgu, herkesin gerçekliğini aşana kadar.

Bulunmaz uşak Adam işini iyi yapmasının yanında gizliden Sylvie’yi taklit ederek, teleskopla röntgenlediği Nita’nın hayatına girer, dolayısıyla Pierre ve Théo farkına varmadan büyük bir komplonun kahramanları olurlar. Sorunlu bir geçmişe sahip, evsiz Adam, bir dizi tesadüf sonucu burjuva bir ailenin mahremiyetine girmiş olur. Doğrusunu söylemek gerekirse herkesin içinde bir röntgencilik merakı vardır. Farhadi, şeytani bir şekilde kurgulanmış senaryosu aracılığıyla, merakımızı uyandırmak için pencereler, teleskoplar, anahtar delikleri gibi çeşitli açılardan ve bakış açılarından yararlanarak bizleri başkalarının mahremiyetine sokuyor. Müthiş oyuncu kadrosuyla, Farhadi insan ruhunun karmaşıklığını keşfetmeyi sürdürüyor. Huysuz ve insanlardan nefret eden yazar Sylvie ve onu taklit eden uşağı Adam dikizledikleri insanların özel hayatına girmekte beis görmüyorlar. Dolayısıyla ikisinin de aklına şu soru yerleşiyor : “Gerçeklik kurguyu aşıyor mu acaba ?”.

Paralel Hikayeler” bir polisiye gerilimi mi, romantik bir drama mı, yoksa yaratma sancısı üzerine bir çalışma mı ? Makyavelist bir aldatma oyununda akla Alfred Hitchcock’ın “Arka Pencere / Rear Window”u ve Georges Simenon uyarlaması “Monsieur Hire” geliyor. Patrice Leconte’un bu filminde Michel Blanc’ın canlandırdığı evden çıkmayan bir adam olan Bay Hire, komşularının onu garip bulması nedeniyle bir genç kadını öldürmekle suçlanıyordu. Çünkü Bay Hire geceleri güzel komşusu Alice ve erkek arkadaşı Emile’i gözetliyordu. “Arka Pencere”de bacağı kırık fotoğrafçı Jeff can sıkıntısından komşularını dikizlerken bir cinayete tanıklık ediyordu. Farhadi’nin iki röntgencisinin yarattığı durum, tıpkı insan beyni gibi bizleri sürekli olarak bu karmaşık olay örgüsünün içinde tutuyor. Film, Krzysztof Kieslowski’nin “On Emir / Decalogue”unun röngencilik motifli altıncı bölümünü de hatırlatıyor.

Asghar Farhadi tüm senaryolarının kalbine aile bağları, gelenekler, sırlar ve ahlaki değerler gibi temaları yerleştirir. Ülkesinde film çekmesi yasaklanan İranlı ustanın kültürler arası gezintisinde Madrid ve Paris gibi durakları oldu. Farhadi’nin ahlaki belirsizlikleri ve insan ilişkilerindeki kırılmaları merkezine alan sineması, bu son filmiyle yeniden görünürlük kazanıyor. Yalnızlık, kıskançlık, ihanet, arzu gibi temalar eşliğinde, insan ilişkilerini ve çiftleri keşfetmeyi sürdüren Farhadi, hem samimi, hem de rahatsız edici, karanlık ama eğlenceli bir film yapmış. “Paralel Hikayeler” kurgusal yaratım sürecinin perde arkasına bir bakış sunan, nefes kesen bir olay örgüsüne sahip, ustaca kurgulanmış gizemli bir film. Sylvie’nin yazdığı romanın olay örgüsü ile diğer 3 karakterin gerçek hayatları arasındaki sorunsuz bir şekilde geçiş yapan senaryo, kurgunun gerçeklik üzerindeki olası etkisini araştırıyor.

BURJUVA AİLENİN MAHREMİYETİ

Filmde Paris kültürel kroniği ve paranoyak gerilim üzerine felsefi yaklaşımıyla Farhadi “her şey yapay” neticesine veriyor. İranlı yönetmen projesi hakkında : “Karşıdaki bir kadını gözlemleyen bir röntgenci, sesten yoksun bir görüntüyle yetiniyor. Bizi ilgilendiren şey bu fikri alıp, karakterlerimizin gözlemlediği kişilerin gerçeklerden ses çıkarmasını sağlamaktı. Bu nedenle yaratım üzerine bir düşünce yavaş yavaş kristalleşti. Sessiz görüntü ve ses arasındaki bu gidip gelmeler de nihayetinde tetkleyici oldu. Ve bu yaklaşıma dayalı bir film tasarlamam için bana yeterince ilginç göründü” dedi. Farhadi, “Eğer sanat hayatı taklit ediyorsa, hayat sanatı mı taklit eder ?” sorusuna cevap aramak için, baş döndürücü olayların birbirini takip ettiği yoğun bir film yapmış. Fransız sinemasının ağır toplarından oluşan oyuncu kadrosunda isabelle Huppert, Virginie Efira, Vincent Cassel, Catherine Deneuve, Pierre Niney var. Bu son oyuncu filmin ana temasını şöyle açıkladı : “Film kurgunun fantezisi ve kurgunun gerçeklikle nasıl bir virüse dönüşebileceğiyle ilgili; harika senaryolu filmin başlığı, birden fazla giriş noktası olan bir topluluk filmi olduğunu gösteriyor”.

Asghar FarhadiGeçmiş”, “Herkes Biliyor”, “Satıcı” ve “Bir Kahraman”dan sonra Cannes ana yarışmasında 5. kez yer alıyor. Yönetmen, senaryo yazarı, yapımcı olan Farhadi, 1972’de Humeyni şehrinde doğdu. İran’ın Abbas Kiarostami’den sonra yetiştirdiği en büyük sinema adamı. Farhadi “Elly Hakkında / About Elly” (2009) ile Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandı. Artık sürgünde yaşayan Golshifteh Farahani’nin başrolü üstlendiği filmde, İran’ın kuzeyinde düzenlenen bir piknik sırasında bir anaokulu öğretmeninin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasıyla yaşananları anlatılır. 2 yıl sonra, kariyerinin en iyi filmi “Bir Ayrılık / A Separation” ile Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Ödülü’nü kucakladı. Aynı dalda César Ödülü’ne de layık görüldü. Berlin Film Festivali’nde, aralarında Altın Ayı dahil 5 ödül ile taçlandırıldı. Filmde evli bir çift, kızlarının hayatını iyileştirmek için yurt dışına taşınmak mı, yoksa İran’da kalıp Alzheimer hastalığına yakalanmış ve durumu kötüleşen ebeveynlerine bakmak mı konusunda karar vermek zorunda kalıyordu.

2013’te Avrupa’ya açılan İranlı yönetmen, Fransa’daki ilk filmi “Geçmiş / Le Passé” (2013) ile Cannes’da Bénérice Béjo’ya En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. 2. gelişi “Satıcı / The Salesman” (2016) ile Shahab Hosseini’nin yine Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazanmasını sağladı. Farhadi’nin 2. kez Yabancı Dilde En İyi Film ödülü sahibi yapan “Satıcı Arthur Miller’in aynı adlı tiyatro oyunundan esinlendi. Filmde İranlı evli bir çiftin Miller’in oyununun prodüksiyonunda yer alırken, başlarından geçenleri anlatılıyor. Başarısız sayılan İspanya denemesi “Herkes Biliyor / Todos Lo Saben”, (2018) Buenos Aires’te yaşayan İspanyol bir kadının kızkardeşinin düğününe katılmak için geldiği Madrid’te yaşadığı beklenmedik olayları merkezine alır. Cannes’da soğuk karşılanan, ödül listesine giremeyen film genelde beğeni kazanmadı. “Kahraman / A Hero” (2021) ile Cannes’dan Büyük Ödül dahil 2 ödülle ayrıldı. Film ödeyemediği bir borç nedeniyle hapiste olan Rahim’in hikayesine odaklanır.

İran, Asghar Farhadi’ye artık ülkesinde film yapmasına izin vermiyor. Türkiye hakları satın alınan “Paralel Hikayeler”i sinema sezonunda izleyebileceğiz.

Yönetmen : Asghar Farhadi

Senaryo : Asghar Farhadi, Saeed Farhadi

Görüntü Yönetmeni : Guillaume Deffontaines

Kurgu : Hayedeh Safiyari

Oynayanlar : İsabelle Huppert, Virginie Efira, Vincent Cassel, Pierre Niney, Adam Bessa, Catherine Deneuve, İris Bry

Fransa-ABD- İtalya-Belçika / Dram / 139 Dk.

ASGHAR FARHADİ
ASGHAR FARHADİ

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz