İfşa Günü
Evrende yalnız mıyız… Eğer yalnız olmadığımızı öğrenseydiniz, biri bunu size kanıtlasaydı, bu sizi korkutur muydu?
13.8 milyar yıllık yaşam öyküsü olan evren sadece bize mi yaşam verdi. Bırakın evreni dünyada bile kendimizi yalnız hissetmeye başladık. Her zaman açıklanamayan şeylere ilgi duyan Spielberg, Kardinal Kuşu, Geyik gibi hayvanları, en umulmadık anlarda karşımıza çıkarıp şaşırtıyor. Yönetmen bilinçaltına giriş sahnelerinde göz takiplerini son derece zekice kullanmış.
Ve bu soruyu muhtemel dünyada kendimizle başbaşa kaldığımız zaman daha çok soruyoruz. Çocukken geceleri yatağımızda gözlerimizi tavana diktiğimizde de düşündük… 100 milyardan fazla yıldızın olduğu samanyolu galaksisi bile bir nokta iken boşluga bakıp, boşluğunda bize baktığını varsaymak için çok fırsatımız oldu. İnsan ömrü bile en yakın galaksiye gitmeye yetmeyecek haldeyken, hayaller ve beklentiler çok daha öteye taşındı. Ya onlar gelirse biz buna hazır mıyız? (hatta dünyamız ilk yaratıldığında geldiler, kayda değer bulmadılar, bir daha da gelmezler herhalde diyenler de var. )
Asıllarının gelip gelmediğini bilemeyiz ama 2026 nın en çok beklenen filmlerinden birine hazır mıyız? üstelik bilgi yarışmalarının en gözde, hiç sinemaya yakınlığı olmayanların bile en az iki filminin adını bildiği yönetmeninden Steven Spielberg‘den ifşa günü “Disclosure Day” vizyona giriyor. Adı çok havalı… Kariyerinin ve servetinin zirvelerindeyken, yine yapacağını yapmış Spielberg ve senarist David Koepp…
Bizler uzay dışı yaşamlar konusundaki merakımızı Asimov okuyarak gidermeye çalışan kuşağız. Sözünü edeceğimiz “İfşa Günü“nün efsane yönetmeni Spielberg‘in aslında büyük umutlarla çekmediği gençliğimizin unutulmaz filmi “E.T.” bize uzaylıların sevimli olabilicekleri konusunda umut verdi… Hatta bir adım öteye gidersek habercilik yıllarımda reality showların zirve yaptığı ülkemin televizyonları için afyon dağlarında hayat böyle programı için ufo gözlemişliğim ve buna dair iki lakırdı edebilecek mesleki anılarım var. Sizler de onlarca kitap okumuş, sinema filmlerinde merakınızı gidermeye çalışıp, belgesellerini izlemişsinizdir. Tübitak sayılarını biriktirmediniz mi? Hatta her şey içinden çıkılmaz hal aldığında “dış güçler” kavramının bir kısmında gizemli uzaylıların insanlığı etkileyerek yoldan çıkardığına, kaos yarattığına inandığımız da olmuştur.
Ama hiç dünya dışı varlıklara hatta onların üstün zekayı temsil ettiğine genel anlamda kuvvetli şekilde inanmışken işkence yapabileceğimiz aklıma gelmemişti. “İfşa Günü” bu yüzden sizi üzebilir.
İnsanlığın uzaylı gerçeğiyle yüzleşmesini her yola başvurarak engelleyen Wardex isimli kurumun başında olan Noah Scanlon (Colin Firth) ve ondan daha hırslı yardımcısı Hugo Wakefield (Colman Domingo) bildiklerini devletler üstü şekilde koruma hırsıyla hareket ediyorlar. Wardex in vergilerle finanse edilmeyen ve 8 yıl içinde sivil hayata döndükleri için başkanları bile bilgilendirmeyen bir şirket olarak olan NASA ya da PENTAGON’un çok üstünde bir yerlerde geliştiğini öğreniyoruz. “Bilme hakkı sonuçlarından daha ağır olabilir” derken Spielberg bugüne kadar izlediğimiz tüm filmlerden farklı bir soru sorarak, dinsel göndermelerle dünya inanç sistemlerini özellikle hristiyanlığı sorguluyor.
Film uzaylı varlığının ve onlara yapılanlar bilgisinin öğrenilmesinin bir hak olduğunu düşünen iyi insanlarla, gizlilik yanlısı kötü insanlar arasında gelişiyor. İyi insanlar deyince, Daniel Kellner (Josh O”Conner)bu şirketin elemanlarından, siber suçlardan yargılanıp hapis yatmış ama insanlığın bilme hakkına sonuna kadar sahip olduğuna inanak bilgileri sonuna kadar koruyan bir sibergüvenlik uzmanı olarak çok başarılı oyunculuğuyla bizi karşılıyor. Seksi, “havalar şıkıdım”, bir hava durumu sunucusu olarak kalmak istemeyen, içinde habercilik ateşi yanan Margareth Fairchild da uzaylıları dünyaya ilk kez duyuran ekran yüzü olarak iki ayrı koldan, bir şekilde gizemli bir yönlendirmenin etkisiyle ve özellikle Margarethin kazandığı özel güçlerle Kansas’da ki yerel bir televizyondan insanlığa seslenmeye çabalıyorlar. Bu süreçte Daniel Kellner in yanında baştan beri vazgeçmediği, bir ara kendini gizleyip en kritik anda kahraman gibi ortaya çıkan Jane Blakenship (Eve Hewson), Margareth in yanında da Kurt Russel‘in oglu olarak tanıdığımız başarılı aktör Wyatt Russel bulunuyor. İnsanlığın uzaylılarla arasında köprü olabilecek ve sırların açıklanması için büyük çaba sarfeden organizasyonun başında Hugo Wakefield karakteriyle Colman Domingo gözlerinizi yaşartacak.
“İfşa Günü” film tercihlerinizde ilk sıraya oturabilir. Bir kere ne yapsa seyrettiren Spielberg gayet sürükleyici tam bir Hollywood filmi ile karşımızda. Dünya dışı varlıklara güç zehirlenmesi ile yapılan işkencelere rağmen hala dost izlenimi vererek aramızda olmaları “İfşa Günü” filminin son sahnesinde haber spikeri Margareth Fairchild’in (Emily Blunt) “dinleyin” diye seslenmesi, sanki yönetmenin bu konularda yeni filmlerde çekeceği intibaını bırakır gibi.. Tıpkı bu filmin üçüncü türden yakınlaşmalar daki bazı meselelerin tadını devam ettirmesi gibi. Bu filmden sonra tam da Amerika nezninde bazı bilgiler açıklanmışken, uzaylıların varlığı ya da dünyamızı nasıl gördükleriyle ilgili bilinçli ya da bilinçsiz etkileyicilik yaratarak, merakı taze tutmak için bu film gelmiş olabilir mi?
Biliyorsunuz ki bu konuda inanılmaz hayal gücünü zorlayan komplo teorileri var.. Spielberg bu filmlerle büyük gişe başarısı yakalarken, kendini kesin olarak uzaylı varlıklara inandırmış olmalı. Ve tekrar bizi o en büyük merakla sorduğumuz sorulardan birinin kıyısına sürüklemiş.. Evrende birileri varsa biz buna hazır mıyız? Ve eğer böyle bir varoluş kanıtlarla ortada ise dünyada nasıl bir kaos olur?
İfşa Günü‘ne dönersek, Spielberg bugüne kadar kendisinin ve Hollywood yönetmenlerinin üstünde tepindiği uzaylı yaşam konusunu bir ileri aşamaya taşımış. En yakın film 2016 yapımı Denis Villeneuve‘nin “Arrival“i olabilir. Chris Carter‘ın filmi “The X-Files“den tutun da “İndepencence Day“e kadar bütün filmlerde uzayda yaşam izini takip edenlerin bildiklerini insanlardan saklamaları üzerine gelişiyor konular. Ama İfşa Günü’nde adı üstünde gerçek açıklanıyor da biz buna hazır mıyız? Bunun psikolojimize, inançlarımıza etkisi nasıl olurdu? Tabii yine spielberg in kült filmlerinden 1977 yapımı “Close Encaunters of the Third Kind” filminde olduğu gibi bilinenler Uluslararası kamuoyundan gizleniyor ama nereye kadar….
İnsanlık yıldızın etrafına Dyson küresi inşa edip bütün güneş enerjisini hapsedip degerlendirebilecek kademelere gelmedi henüz, şunun surasından 13.8 milyar yıllık evrenin bir nüvesi dünyamızda 200 yıldır teknoloji ile haşır neşiriz. Ama tabii çok daha önce gözümüzü yıldızlara dikmiştik. Evrende yaşam olup olmadığı konusundaki paradokslar, kanıt olmayışı nedeniyle hep farklı hipotezler geliştirilmesine neden oluyor. Gündüz düşleri kurmayı sadece sevmeyen, aynı zamanda gerçekleştiren Spielberg bir fikir ortaya atınca David Koepp durur mu, farklı bir bakış açısıyla dalmış konuya. “War of the Worlds“ten beri de 21 yıl geçtiğine göre sinemaseverler, çoluk çocuk izlerler “İfşa Günü“nü diye düşünüyorum. Çocuk demişken Spielberg bilirsiniz çocukluk dönemini ya da çocuk kahramanları da çok sever. “Margareth ve Daniel”in çocukluklarını da izlediğimizde ortak noktalarının uzaylılar olması onların seçilmiş olmalarının sebepleri John Williams‘ın müziğiyle birleşince masalsı havanın yaşandığı sahneler de izleyeceksiniz. Bu filmde Spielberg ve Williams 30. kez bir araya gelmişler. Orkestrasyon, sahnelerle müziğin kavuşması yine şiir gibi.
“İfşa Günü” aksiyonsuzlukla eleştirilmeyi haketmiyor bence, aksiyon da var felsefe de… Hatta din tandanslı dokunuşlarla, dünyanın psikolojisinin bu karşılaşmalara hazırlıklı olup olmadığı işin felsefe boyutuyla irdelenmiş… Siber güvenlikçi tam bir görev adamı Daniel’in kız arkadaşı rahibe adayı Jane ile sığındıkları kilisenin baş rahibesi arasında geçen konuşmalar dikkat çekici. “Tanrı bizi seviyor mu, biz onun dünyadaki üstün varlıklarıyız”. Başrahibenin cevabını buraya yazmıyorum. Ama sizi düşündürecek. Aslında Jane Tanrıya değil, insanlara olan inancını kaybetmiştir. Felsefi bakış açısıyla empatinin yokluğunun bizi yokoluşa sürüklediği de vurgulanıyor. “İn Vivo 17 insan değil, ama Tanrıya daha yakın”…
İfşa Günü‘nde, benim en çok etkilendiğim konulardan biri de uzaylıların insanları korkutmamak için hayvan formunda da görünebiliyor ve bilinçaltımıza girebiliyor olmaları.. O bilinçaltı “yolcu” deneyimlemelerinde insanı güçlü ya da güçsüz yapan şey, hatta paralize eden hep yaşanmış anılarda gizli. Ve bilinçaltınız okunduğu zaman, tamamiyle teslim oluyorsunuz. Uzaylılar, yolcularına bu kabiliyeti veriyorlar.. Bir de evrenin anlaşılabilmesi için kullanılan dilin kökeninde matematik var. Yani söyleyeceklerini matematiksel olarak kodlanmış seslerle ifade ediyorlar. Matematik evrenin özüne yerleşmiş..
Her zaman açıklanamayan şeylere ilgi duyan Spielberg, Kardinal Kuşu, Geyik gibi hayvanları, en umulmadık anlarda karşımıza çıkarıp şaşırtıyor. Yönetmen bilinçaltına giriş sahnelerinde göz takiplerini son derece zekice kullanmış. Bu arada aklıma gelmişken, eğer izlemediyseniz, çağımızın en güçlü yönetmenlerinden Spielberg hakkında öz yaşam öyküsünün kurgulandığı “Fabelmanslar” filmini de bir şekilde takip edin. Son sahnede Los Angeles’daki bürosunda Hollywood’un kurucularından John Ford, genç Fabelman’a duvardaki tabloları gösterip ufuk çizgilerini buldurarak sonra da göz hizasının altında ve üstünde kadrajlarının çekici, göz hizasında olanınsa sıkıcı olduğunu anlatır. Usta yönetmen hemen her karede bu dersi ne kadar iyi aldığını gösteriyor. Her zaman olduğu gibi kamerayı karakterlerle birlikte hareket ettirmesi filmi insan merkezli yapıyor.
Çok yakın zaman önce NASA ve Amerikan Savunma Bakanlığının açıkladığı UAP diye ifade edilen tanımlanamayan anormal fenomenlerle ilgili bilgiler 160 dosya, fotograf ve video kamuoyuna açıldı ama bu filmdeki gibi herkesi donduran bir olay olmadı sanırım. Varılan nokta, bazı olaylar açıklanamiyor ama elimizde uzaylı olduğuna dair kanıt yok… Tabii bu NASA ve PENTAGON görüşü. Bu film hikayeye değişik bir açıdan bakmak için zihin açabilir. Sevgili Yüksel Aytuğ‘un globalcilerin ülkeleri tek elden yönetmek için her yolu mübah sayacaklarını yazdığını hatırlayın.
“İfşa Günü” filmi ön gösterimde anladığıma göre insanların kozmik merakı üzerine başarıyla oynamış. Yoksa sinema çıkışı yolun karşısındaki kedi gözlerini niye bana dikti diye düşünmezdim. Yok canım…
Yönetmen : Steven Spielberg
Senaryo : David Koepp
Görüntü Yönetmeni : Janusz Kaminski
Kurgu : Sarah Broshar
Müzik : John Williams
Oyuncular : Emily Blunt, Josh O’Connor, Colin Firth, Eve Hewson, Colman Domingo, Wyatt Russell, Jim Parrack, Henry Lloyd-Hughes, Tommy Martinez, Jeremy Shamos
ABD / Bilimkurgu-Gerilim / 145 Dk.













