Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar Ay Lav Yu Tuu

Ay Lav Yu Tuu

2682
1

Ay Lav Yu Tuu

Ay Lav Yu Tuu filminin yönetmen koltuğuna 1974 Ankara doğumlu, ”Ay Lav Yu (2010)” filminin de senaristliğini ve yönetmenliğini yapan Sermiyan Midyat oturmuş. Sermiyan, çok yetenekli bir oyuncu/yönetmen. Ancak bazen, zorlama yapılan işlerde ipin ucunu kaçırıyor. İpin ucu kaçınca da işi şaklabanlığa kadar götürüyor. Bu filmde onlardan birisi. Oysa ilk film o kadar tatlı ve güzeldi ki! Bazen seyircide yapımcıda istese, heybende anlatacak güzel birşey yoksa dolduruşa gelip iş olsun torba dolsun diye film yaparak kaliteni düşürmeyeceksin arkadaş.

Ay Lav Yu Tuu’da İbrahim(Sermiyan Midyat), eşi Jessica(Nikki Leigh) ve kayın biraderi Danny(Josh Folan) ile evli olan kardeşi Fehime(Ayça Damgacı) ile birlikte Amerika/Teksas’a yerleşmiştir. Aradan geçen yedi yıl içerisinde sürekli vatan hasreti çeken İbrahim, girdiği hiçbir işte dikiş tutturamamıştır. Tinne’den gelen sitemkar mektuplar ise canını yakmaktadır. Belediye Başkanı kayın babası Christopher’ın(Steve Guttenberg) Valiyi ikna etmesi sonucu İbrahim, Tinne’den 5 aileyi eğitip Amerika’ya getirmek için Türkiye’ye döner..

Seyirciyi güldürmek için yapılan abartılı senaryo ve oyunculukları sevmiyorum. Filmin iyi yanı, vizyona giriş tarihleri olan 22 Eylül gününü hikayeye dahil etmeleri ve başa, ortaya, sona yerleştirdikleri müzikler. Halk müziği sanatçısı Hüseyin Turan’ı çeşitli kostümler içerisinde film için bestelenmiş eserleri seslendirirken görmek beni mutlu etti. Yanındaki diğer solist arkadaşı tanımıyorum ama o’da gayet iyiydi. Hüseyin’in seslendirdikleri bir eserde Bağlama yerine Gitar çalması çok hoş bir görüntü ortaya çıkarmış. Sermiyan’ın böyle güzel muziplikleri var.

 

Köyün acar Tv muhabirine(Tuna Orhan) yazılan sahneler fena değildi. Sermiyan’ın hikaye ile ilgisi olmayan Adnan Oktar’ı taklit ettiği ”kel alaka” sahne hadi oradan dedirten cinstendi. Bana göre, en espri yüklü sahne ise doğum sahnesiydi. Filmin sonu da her zaman olduğu gibi Sermiyan’a özel, seyircinin hoşuna gidecek mesajlar ile doluydu. Tek üzüldüğüm nokta ise, filmi izlemeye gelen misafirlerin daha 20-30. dakikalarda salonu terk etmeleri oldu. Adam yerine konup filmin Galasına davet ediliyorsun ve yapılan emeğe saygı göstermeyip daha yarısı bile olmadan salondan kalkıp gidiyorsun. Bunu yapanları buradan kınıyorum, çok ayıp.

Sözün özü: Filmin oyunculuklarını beğenmedim, çok abartılı geldi bana. Kurgu ve müzikler ise iyiydi. Sermiyan Midyat hayranlarının bu filmini de seveceklerini düşünüyorum ancak çok fazla beklenti içine girmemelerini de naçizane tavsiye ediyorum. İyi seyirler.

Film notum:

 

1 YORUM

  1. Film sadece devlete yaranmak için çekilmiş gibi badem bıyık, Amerikayı küçümsemek bu coğrafyanın huzurunu sanki ABD bozmuş gibi göstermek. Bundan önceki filmlerde en azından kullandığı müzikler Kürtçe idi şimdi ise ya korkudan yada yaranmak için hiç kullanılmamış. Birde sen ki Kürtleri azarladığı için sevgilinden ayrılan biri olarak kürt coğrafyasında çektiğin filmde kürdün dışında her şeyi göstermek sana yakışmadı.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here