Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar Atçalı Kel Mehmet

Atçalı Kel Mehmet

1452
0

Atçalı Kel Mehmet

Atçalı Kel Mehmet filminin yönetmen koltuğuna senaryosunu da yazan 1965 Ünye doğumlu ”Sultanın Sırrı(2010)” filmi ile tanıdığımız Hakan Şahin oturmuş. Filmde, 1830’lu yıllarda yaşayan Kel Mehmet Efenin çocukluk, gençlik ve efelik yılları hikaye ediliyor. Filmin çekimleri İzmir’in Ödemiş ilçesinin Birgi mahallesinde yapıldı. Fikret Hakan’ın başrolü oynadığı ilk Atçalı Kel Mehmet filmi 1964 yılında çekilmiş ve büyük sükse yapmıştı.

Yeni çekilen filmde ise ilk filme göre daha net anlaşılır sade bir dil kullanılmış. Mehmet, daha 8-9 yaşlarında küçük bir çocukken annesi ile ırgatlık yaptığı Aydın ilinin bir kasabasında annesini ve kendisini döven kahyaya karşı gelerek ileri ki yıllarda yiğit bir delikanlı olacağının sinyallerini veriyor. Yusuf efe(Cemal Hünal), yörenin ağasının zulmüne karşı arkadaşları ile birlikte dağa çıkmış bir adamdır. Atçalı Kel Mehmet’i (Gökhan Keser) ve annesini himayesine alır. Atçalı, ağanın kızına sevdalanır ve ağadan kızını ister. Ağa kızını vermeyip adamlarını üstüne salınca onları öldürüp arkadaşları ile birlikte dağa çıkıp Yusuf efe’ye katılır. Bir baskında Yusuf efe öldürülünce onun yerine geçer ve halka zulüm edenleri bölgeden tek tek temizler. Halk arasında hızla yayılan ünü padişaha kadar gider. Paşalar, devletin gücünü küçülttüğünü düşünerek eşkiya yerine koydukları Mehmet efenin üzerine adamlarını salarlar…

Filmin kurgusunu beğendim. Mehmet’in çocukluğundan ölümüne kadar olan yaşamı anlaşılır bir şekilde izleyiciye sunuluyor. Beğenmediğim ise filmin zayıf oyunculukları, oyuncu makyajları ve kullandıkları aksan. Tarihin en önemli halk kahramanları Mehmet ve Aydın efeleri canlandırma fırsatı yakalayacaksın ama ”iş olsun torba dolsun” düzeyinde oyun sergileyeceksin. Böyle şey olmaz. Bu umursamazlık önce kendine sonra seyirciye yapılan bir ayıp. Diğer bir durum yönetmen ve teknik ekibin ayıbı. Sürekli güneşin altında çalışan ırgat ana oğulun yüzleri ve vücutları süt gibi, hiç kararmamış. Dilleri ise, 1800’lü yılların Ege dili değil İstanbul Türkçesi! Keşke, film için daha titiz bir çalışma yapılabilseydi.

Cemal Hünal’a oyunculuk yakışmıyor. Adamda rol yapma yeteneği yok. Ya, at biniyor diye rol veriliyor yada ”Issız Adam” filminin hatırına. İki şık da değilse rol almak için istediği ücret düşük ondan tercih ediliyor, bilemiyorum. Gökhan Keser ise gelişme gösterebilir ama usta ellerde! Gökhan, oyunculuk okulunu bitirmemişse ve İçten gelen bir oyunculuk yeteneği de yoksa ve şarkıcılık yerine filmlerde rol almaya devam edecekse acilen kendisine bir oyuncu koçu tutmalı. Böyle ”lay lay lom”la oyuncu olunmaz. Yoksa sonu ”lay lay lom” olur benden söylemesi. Basına düşen haberlerde Cemal Hünal ve teknik ekibin ücretlerini alamadığı söyleniyor. Eğer haberler doğruysa ve emekçilerin ücretleri gerçekten ödenmemişse bu üzücü bir durum. Böyle durumları sinema ve dizi sektöründe sıkça duyuyoruz ve çok şikayet alıyoruz. Sayın yapımcılar, lütfen emekçilerin ücretlerini taahhüt ettiğiniz zamanda ödeyiniz. Onlarında aile geçindirdiklerini unutmayınız!

Sözün özü: Filmde, Atçalı Kel Mehmet Efe kimdir? Kime sevdalanmıştır? Saçı olmasına rağmen neden kel diyorlar? Nasıl efe oldu? Vilayetin Valisi, Devletin Hademesi unvanını nasıl aldı? Zeybek kime denir, Efe kime denir? sorularına yanıt bulabiliyorsunuz. Bu film, oyunculuk ve kalite olarak belli bir standardı tutturamamasına rağmen tarihte Halk Kahramanı olarak haklı bir ün yapmış  Atçalı Kel Mehmet Efenin hikayesini anlaşılabilir bir dille kafalarda soru işareti bırakmadan anlatıyor. Efenin hikayesini bilmeyenler ve merak edenler için iyi bir fırsat! İyi seyirler.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here