Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim

Kadın olmak zaten zordur

Koca seferde, kadın hasta çocuğunu kedi enceği gibi kliniğe, okula, eve taşıyıp dururken arada kendisi de kliniğine gidip en az kendisi kadar sorunları olan danışanlarını dinliyor, arada meslektaşının odasında kanapeye uzanıp kendisi de terapi alıyor. Bir de evin tavanı çökmüş, mecburen evin yakınındaki otelde kalıyorlar, tamir bir türlü yapılamıyor; bunalıyor, bunalıyor, bunalıyor!

OrtaKoltuk Puanı:

 

“Bacaklarım olsaydı seni tekmelerdim”; ciddi bir psikolojik dram ama ne hikmetse başrolde harikalar yaratan oyuncusu Rose Bryne, bu rolüyle Altın Küre’de komedi-müzikal dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almamış mı? Tabii filmin ne müzikalle, ne de komediyle uzaktan yakından ilgisi yok. Baştan sona dram, hem de psikolojik dram.

Annelik sorgulaması

“Bazı kadınlar anne olmaya uygun değildir!” sözü ne kadar da doğru. Rahmetli annem, köpekler ana olmasın derdi. Yani anne oldun mu, kim olursan, ne olursan ol, ayvayı yedin. Büyük bir özveriyle, acıyla, her şeyden vazgeçerek kendini evladına vakfedeceksin. Annelik, zor zanaat. Kadın olmak baştan zor zaten. Çocukluktan ergenliğe geçiş, ayrı bir sınav. Önce kanıyorsun. Onu atlatıyorsun, bu kez, ilk sevişme heyecanı ve istiyor olsan bile ne olacak korkusu. Simonde de Beauvoir’ın dediği gibi “İlk penetrasyon, yani cinsel birleşme, her koşulda bir tür tecavüzdür!” Yine kanıyorsun! Bitmiyor. Neslin devamı senin elinde. Üremek için görevlisin. Hamile kalıyorsun. 9 ay, öğürme, böğürme, kocaman karınla yürüyememe. Ve daha korkuncu: doğurma! Yine kanıyorsun. Doğum sancısı, sancıların en büyüğü. Sezaryen bile olsan, sonradan ameliyat sancısı, ağrısı. Biter mi, bitmez, emzirmesi, bakması, büyütmesi. Alt üst olan bir hayat.

Anneliğin öncesi, sonrası

Kadın olmanın zorluğunu bu kadar uzun anlatmamın nedeni, filmdeki kadın kahramanın bir de hasta olan çocuğuna tek başına bakma telaşı. Koca, uzun yol kaptanı. Gemiciyle evlenme, denizcinin karısı duldur diye boşuna mı söylemişler. Koca ortada yok ama telefonda hesap sormada. Kadın çıkışınca “ama ben çalışıyorum” diyor. Oysa kadın da çalışıyor. Ama çalışmak erkeğin işi ya. Koca seferde, kadın hasta çocuğunu kedi enceği gibi kliniğe, okula, eve taşıyıp dururken arada kendisi de kliniğine gidip en az kendisi kadar sorunları olan danışanlarını dinliyor, arada meslektaşının odasında kanapeye uzanıp kendisi de terapi alıyor. Bir de evin tavanı çökmüş, mecburen evin yakınındaki otelde kalıyorlar, tamir bir türlü yapılamıyor; bunalıyor, bunalıyor, bunalıyor! Seyirciyi de bunaltmak gerek diye düşünüp, hasta çocuğunun, ne hastası olduğunu da anlamadık ama, karnındaki boruyu çeke çeke çıkarttığı sahneyi gerçekten izleyemedim! Sanki barsağını çıkarıyordu, eliyle!

Kadınlık her coğrafyada zor

Bizim ülkeye gelsin, Güney Doğu’da dokuz çocuk doğurup, tarlanın kenarında bakan, biri karnında, biri kucağında, biri eteğinde bebeleriyle toprak çapalayan, eve gelip çorba kaynatıp, gece de kocanın koynuna giren kadınlarını dinlesin. Damları delinmez, çünkü o damı kendileri yapmıştır. Delinse de tamir ederler.

Ama bazı kadınlar gerçekten de ne anne olabilir, ne ev kadını, ne eş. Onlar yalnız yaşar, işini yapar. Bunalınca da kendini ne esrarlı sigaraya, ne şaraba, ne derin dalgalara vurur. Bunalmaz mı, bunalır. Ama sana muhtaç çocuğun varsa bunalma hakkın yoktur. Otoparkçıyla dalaş, kocayla dalaş, meslekdaşınla dalaş, çocuğun doktoruyla dalaş, ben pek sevemedim çizdiği kadın portresini.

Bizim kadınlar

 Tecavüzcüsüyle evlendirilip çocuk doğuran ve o pislik çocuğuna da tecavüz ettiği için ancak isyan eden kadınlar var bizim ülkemizde. Mary Bronstein’ınyani bir kadının yazıp yönettiği film, bana bunları düşündürttü. Biraz hak verdim ama bazen kızıp çok bunalarak izledimErkekler farklı değerlendirecek mi diye merak da ediyorum.

Yönetmen / Senaryo : Mary Bronstein

Görüntü Yönetmeni : Christopher Messina

Kurgu : Lucian Johnston

Müzik : Melissa Chapman, Annie Pearlman

Oynayanlar : Rose Byrne, Helen Hong, Josh Pais, Danielle Macdonald, Ivy Wolk, Daniel Zolghadri, Asap Rocky, Ella Beatty, Conan O’Brien, Christian Slater, Manu Narayan

ABD / Dram-Komedi / 112 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz