Davet / The Invite
Terapi niyetine güldürü
Aile içindeki ilişkilerin tavsaması, cinselliğin evlilikteki rolü, geçmişin izleri, komşuluk ilişkileri, başarı, başarısızlık gibi konuların ustaca harmanlandığı film, adeta bir terapi seansı gibi.
Oyuncuları ve yönetmeniyle ilk bakışta ilgi çekici bir “Davet” olan film, aslında aynı mekanda ve 4 kişi arasında geçen senaryosuyla sıkıcı olmaya aday ama neredeyse her sahnesinde kahkaha tufanı yaratıyor ve arada da düşündürüyor!
Oyuncuları dedik; Penelope Cruz ve Edward Norton’un yanına Olivia Wilde ve Seth Rogen’i ekleyin. Bütün film boyunca görüp göreceğiniz karakterleri bu dörtlü oynuyor. Zaten ikisi ev sahibi, diğerleri onların evine konuk olan üst kattaki komşuları! Yani iki çift söz konusu.
Mekan ise konukların davetli olduğu ev. Bütün film, salon, yatak odası, mutfak ve banyo arasında geçiyor. Ha, bir de çok önemli rolü olan pencerenin olduğu koridor.
Komşular davet ediliyor
Ev sahipleri, daha doğrusu, evin hanımı Angela, (Olivia Wilde) üst kat komşularını şarap eşliğinde peynir ve jambon yiyecekleri bir akşam yemeğine davet ediyor, kocasına da eve gelirken şarap getirmesi mesajını atıyor.
Kendisi de fırında sufle pişiriyor tatlı olarak. Tabii biz olsak, çorbayla başlayıp mezelerle devam eden, etlisi, sütlüsü, böreği, tatlısıyla süren ve konukların çok yemekten bitap düşeceği bir sofra hazırlarız ama orası Amerika! Amerikalılar yemek yapmayı da bilmez, ikram etmeyi de. Hatta bu kadar hazırlık bile eve gelen ve nota bakmadığı için şarap almamış olan koca Joe’yu (Seth Rogen) fena halde sinirlendiriyor. İkili niye misafir çağrıldı ve niye şarap alınmadı diye ciddi ciddi kavga ediyor.
Kritik nokta
Elbette bütün filmi anlatmayacağım. Ama kritik ipucu burası: karı kocanın bir konuk çağırma yüzünden birbirine girmesi. Ve bu kavganın misafirler geldikten sonra da devam etmesi. Buradan anlıyoruz ki bu evlilik çatırdıyor, karı koca birbirlerinden çok sıkılmış, ilişkileri kopmuş, anlaştıkları pek bir şey kalmamış. Buna konuk olarak çağrılan üst kat komşuları da dahil. Joe, onlardan sürekli seks yaptıkları ve bunun gürültüsünü dinlemek zorunda kaldıkları için nefret ediyor, kadın ise sadece yukarıda neler oluyor merak ediyor!
Filmi anlatmayacağım dedim ama anlatıyorum sanmayın. Burada kesiyorum. Yoksa bütün o güleceğiniz sahneleri önceden öğrenmiş olacaksınız.
Tiyatrodan uyarlanmış
Filmin çekimiyle ilgili birkaç önemli konu var. Birincisi konu aslında özgün değil, daha önce İspanyol yönetmen Cesc Gay’in 2020’de çektiği “The People Uptstairs” adıyla bir İspanyol filmine konu olmuş, onun yeniden çekimi. İspanyol filmi de aslında bir tiyatro oyunundan uyarlanmış. Zaten aynı mekanda ve 4 kişi arasında geçen konu tam da tiyatroya uygun. Ve Amerikan versiyonunda yönetmen Olivia Wilde filmin sahnelerini izlediğimiz sırayla çekerek adeta bir tiyatro gibi hissettirmiş oyuncularına ama inanın, izleyici olarak hiç de öyle hissetmedik, belki gülmekten farkına varamadık!
Filmi aynı zamanda ev sahibesi rolünü de üstlenen Olivia Wilde yönetiyor. Bu onun yönetmen olarak üçüncü uzun metrajı. Daha önceki filmlerini de beğenmiştim açıkçası.
Aile ilişkileri masada
Sürekli filmin çok komik olduğunu ve çok güldüğümü söylüyorsam da aslında “Davet” baştan sona bir komedi filmi değil. İki çiftin bir arada geçirdiği akşam yemeği sırasında gelişen olaylar bizi bir ilişkiler karmaşasının içine sürüklüyor. Çiftlerden biri çok iyi anlaşırken diğerleri bitmiş bir evliliği klasik nedenlerle sürdürüyor ve çok mutsuz.
Aralarında geçen olaylar ve konuşmalar bir tür evlilik terapisine dönüşürken işin içine cinsellik de girince her şey iyice karışıyor ve kahkahalar kopuyor.
Oyuncuların performansı, Penelope’un kışkırtıcı güzelliğine karşın Olivia Wilde’ın küf kokan kadınlığı karşılaştırılınca kadınlardan hangisine hak verileceği konusunda kafası karışan seyirciye iki erkek arasında da çarpıcı farklılıklar gülmece unsuru yaratırken işler bambaşka bir yere doğru gelişiyor.
Aile içindeki ilişkilerin tavsaması, cinselliğin evlilikteki rolü, geçmişin izleri, komşuluk ilişkileri, başarı, başarısızlık gibi konuların ustaca harmanlandığı film, adeta bir terapi seansı gibi. Bu sıcak ağustos ayının rutubetli havasından kaçmak için sinema salonlarının klimalı ortamı da çok çekici. Kesinlikle öneririm.
Yönetmen : Olivia Wilde
Senaryo : Will McCormack, Rashida Jones
Görüntü Yönetmeni : Adam Newport-Berra
Kurgu : Anthony Boys, Yorgos Mavropsaridis
Müzik : Devonté Hynes
Oyuncular : Seth Rogen, Olivia Wilde, Penélope Cruz, Edward Norton
ABD / Komedi-Dram-Romantik / 108 Dk.











