Dalga / La Ola

MÜZİKAL MeToo DRAMASI

Sebastian Lelio “DALGA” ile kadınların sesi olmayı sürdürüyor

Film Lelio’nun feminist temalar etrafında şekillenen sinemasının manifestoya yakın bir örneği. Şili’deki 2018’deki protestolardan ilham alan film, üniversitelerde cinsel tacize uğrayan kadınların isyanını bir “dalga” metaforu üzerinden anlatıyor. Film, üniversitede, iş yerinde ve geniş bir alanda kadınların sessizliğe ve cezasızlığa karşı verdikleri evrensel mücadeleye ayna tutuyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Bütün filmografİsi kadınlara adanmış olan Sebastian LelioDalga / La Ola”da kadın öğrencilerin bir üniversite kampüsündeki sistematik cinsel saldırılara başkaldırısını anlatıyor. Oscar Ödüllü “Muhteşem Kadın / Una Mujer Fantastica”nın yaratıcısı, “Gloria” ve “Ema”nın yönetmeni Şili’li Lelio, son filminde sorunlu ülkesinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası kabul edilen gerçek bir olaydan yola çıkıyor. Jacques AudiardEmilia Perez” ile, Jacques Démy’nin “Şerburg Şemsiyeleri”nden 60 yıl sonra, şarkıların diyalogların yerini alan bir başyapıta imzasını atmıştı. Onun izini süren Sebastian LelioDalga”da aynı yöntemle bir MeToo konusunu senaryosuna taşıyor. Cesur bir politik müzikal olan “Dalga” üniversite duvarlarının ötesine uzanıyor: siyasete, iş yerinde ve çok daha geniş bir alanda kadınların sessizliğe ve cezasızlığa karşı verdikleri evrensel mücadeleye ayna tutuyor. Eğlenceli ve politik olarak da etkileyici sosyal yorumlarıyla, film sokakların öfkesini sahnelemenin inceliğini yansıtıyor. Son Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan film, müzik bölümü öğrencisi Julia üzerinden koreografisi, özgün müzikleri ve kolektif sahnelerle protest ruhunu estetize eden bir yapıyı tercih ediyor.

KADINLARIN İSYAN ÇIĞLIĞI

Film Sebastian Lelio’nun feminist temalar etrafında şekillenen sinemasının manifestoya yakın yeni bir örneği. Film 2018- 19 yıllarında Şili’de ve dünyada yükselen feminist hareketlerden ilham alıyor. “Dalga” Şili’deki üniversitede patlak veren feminist öğrenci hareketlerini merkezine alıyor. Film cinsel taciz, erkek egemen kurumlar, sessizlik kültürü ve kadınların kollektif öfkesi gibi temaları işliyor. Film kadınların yaşadığı baskıyı, öfkeyi ve dayanışmayı bir “dalga” metaforu üzerinden anlatıyor. Önce sessiz ve bastırılmış olan, ardından giderek büyüyen, sonunda her şeyi dönüştüren bir toplumsal hareket olarak. Film feminist protesto mesajını görsel ve işitsel güçlü sahneler eşliğinde sunuyor. Lelio, cinsiyet ayrımcılığına bir kez daha meydan okumak amacıyla, dans ve şarkının güçlü ve özgürleştirici ortamı aracılığıyla parçalanmış bir toplumu yeniden tanımlama arayışına giriyor. Hızlı tempolu müzik eşliğinde bir diskotek sahnesiyle açılan filmde, erkek çocuğu görünümünlü, Mireille Mathieu perçemli Julia’yı (Daniela Lopez) tanıyoruz.

Tahsilini sürdürdüğü Ulusal Üniversite’de yıllardır süregelen taciz ve şiddet olaylarını protesto eden kız öğrenciler eyleme hazırlanıyordur. Üniversite kampüsünün en üst katından zemine kadar inen devasa afişte “Bu Üniversite Tecavüzcü Mezun Ediyor” yazısı vardır. Julia feminist aktivist gruba katılır. Diskotekte dans ettiği sınıfının genç öğretim üyelerinden Max (Lucas Saez Collins) ile partiden ayrılan Julia Max’ın evine gitmeyi kabul eder. Aşırı alkol aldığı için hemen uykuya dalar. Uyandığında Max’ın kendisine tecavüz etmekte olduğunu görür. Ortadirek bir ailenin market işleten bir anne ve şoför bir babanın kızı olan Julia, ispat edemeyeceği bir tecavüzün kurbanı olduğu için Max’tan şikayetçi olamaz. Kendi geçmişindeki bu rahatsız edici deneyimin izleriyle boğuşurken, kendini giderek büyüyen kollektif bir isyanın tam ortasında bulur. Kız öğrenciler örgütlenerek tüm kapılarını zincirle kitledikleri üniversiteyi işgal ederler. Rektörün odasını basarak kendisini okulun dışına çıkarırlar.

Julia rızasının dışında isyanın sembolü haline getirilir. Kerhen de olsa MeToo hareketini ateşleyen kız öğrenci olur. Mütecaviz ile kurban arasında geçen tecavüz vakalarında tarafsız gözükmek için sessiz kalan rektör ve üniversite yönetimi aslında mütecavizin suçuna ortak olmaktadır. Julia’nın samimi ve karmaşık tanıklığı, kutuplaşmış bir toplumu sarsan, rahatsız eden ve etkisiz hale getiren bir “dalga”lanmaya dönüşür. Geleneklere meydan okuyarak kadın portrelerinin ustası olarak kendini kanıtlamış, kahramanlarının ışığını keşfetmiş Sebastian Lelio, bu 9. filminde özgün şarkılar, sürükleyici bir müzik ve koreografi, tiyatrovari sahneler eşliğinde “Dalga”yı bir isyan çığlığına dönüştürüyor. Lelio ve 3 yardımcısının elinden çıkma senaryo, evrensel bir yara teşkil eden bir konuyu klişe diyaloglar yerine şarkı sözleriyle anlatması filme güç katıyor. Film ana karakterini ikinci plana atıp kolektife odaklandığında verimli olduğunu kanıtlayarak yıkıcı ve eleştirel yönünü ortaya koyuyor. Sebastian Lelio filmini kadınların sesi, talepleri, acıları, gerçeğe ulaşma arzuları için yaptığını söylüyor.

SESSİZLİK KÜLTÜRÜ

Kanıtlanamayan tecavüzlerden cesaret alan erkek öğrenciler, kızların dayanışmasını kırmak için güç birliği ederler. Ne yazık ki üniversitenin kadın öğretim üyeleri ve kız öğrenciler arasında grev kırıcıları da vardır. İsyanı sulandırmak, tecavüzcü erkek öğrencileri aklamak için hemcinslerine ihanet ederler. Erkek otoritesine dayanan, erkek egemen sistem toplumsal düzeni (ataerkillik ya da patriyarki) filmde otopsi masasına yatırılıyor. Kadınların en çok güvendikleri erkeklerin tecavüzüne uğramaları gerçeği, tecavüz olayının ispat edilmesinin zorluğu, toplumun dayattığı sistemde tecavüze uğrayan kadının ihbar etmede zorlanması, erkeğin “partnerimin rızası vardı” savunmasının arkasına sığınması gibi gerçekler eşliğinde, “Dalga” evrensel bir sorun olarak “tecavüzü” otopsi masasına yatırıyor. Film “mevcut sistem mağdurun yanında değil” temasını güçlendirmek için, polis teşkilatının mağduru koruduğunu, skandal peşinde koşan basının tiraj için tecavüze uğrayan kadını acımasızca sıkıştırdığını, taciz ettiğini gösteren sahnelere yer veriyor.

Bu toplumsal eleştiri filminde Sebastian Lelio metafor yüklü bir anlatımdan destek alıyor. Şilinin başkenti Santiago’da geçen filmin tamamına yakını, ana kapısında ULUSAL ÜNİVERSİTE yazan binanın muhtelif bölümlerinde geçiyor. Üniversite yönetiminin koruduğu Max burjuva bir aileye mensup olmanın avantajlarını kullanıyor, hatta kamuoyunun Julia’nın aleyhine döndüğünde fırsatı kaçırmayıp, durumu lehine çevirmeye çalışıyor. Filmi (uzun) final bölümünde herkese mavi boncuk dağıtan üniversite yönetiminin aldığı (çoğu birbirleriyle çelişkili) kararlar, asırlardır çözülemeyen tecavüz sorununun toplumları rahatsız etmeyi sürdüreceğini gösteriyor. Eleştirilerine oportünizmi de sorgulamayı dahil eden “Dalga”, senaryosunda tüm taraflara eşit mesafede durup, her görüşe yer vermeye özen gösteriyor. Lelio bu toplumsal, politik alt metinleri olan protesto dramasında, zalim ama gerçekçi tespitleriyle, insanın içini ısıtan bazı sahneleriyle ustalığını kanıtlıyor.

Sinema kariyerine “Dalga” ile başlayan, başrolde izlediğimiz Daniela Lopez’in isabetli bir casting tercihi olduğunu söylemek zor. İngiliz besteci Matthew Herbert’in müzikleri çok başarılı, kalabalık sahneli koreografiler uyumlu ve iyi hazırlanmış. Daha önce Lelio ile “Muhteşem Bir Kadın”da çalışan Herbert filme son derece politik ve duygusal bir boyut katıyor. Toplu isyan sahneleri, upuzun final bölümünün danslı sahneleri yönetmenin mizansenine katkıda bulunuyor. Kız öğrencilerin seslendirdikleri “Baba artık seni dinlemeyeceğiz”, “Patriarkal sistemi gömeceğiz”, “Maçolar dışarı”, “Devlet bize sahip çıkmıyor” şarkıları çok etkileyici. Özgürleştirici olmaktan çok suçlayıcı sözlerle dolu şarkılar, kınama enerjisini ahlakçı bir tona kaydırıyor. Filmin müzik partisyonunda koro önemli bir anlatım aracı olarak öne çıkıyor. Sözcüklerden çok şarkılar protesto hareketinde etkleyici oluyor. Heyecan verici koreografisiyle bu enerjik Şili müzikali, ataerkilliği her açıdan ele alıyor, ancak senaryosunun karmaşası ve uzun tutulan süresiyle tökezliyor. Senaryo ritminin düzensizliği, karakter derinliğinin bazı yerlerde yetresiz olmasıyla “Dalga” mükemmel olmayabilir, Lelio’nun eski başarılarının seviyesinde olmayabilir, ancak görsel gücü, enerjisi, verdiği mesajla izlenmeyi hak eden bir film. “Dalga” MeToo hareketi filmleri zincirine eklenen sağlam bir halka.

Yönetmen : Sebastian Lelio

Senaryo : S.Lelio, Paloma Sales, Manuela İnfante, Josefina Fernandez

Görüntü Yönetmeni : Benjamin Echazarreta

Kurgu : Soledad Sarfate

Müzik : Matthew Herbert

Oynayanlar : Daniela Lopez, Lola Bravo, Avril Aurora, Paulina Cortez

İspanya / Dram-Müzikal / 128 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz