Dikkat : Kıyamet / Cold Storage
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMLERİNE YAPILAN GÖNDERMELER
Soğuk savaş dönemlerine göndermelerin olduğu filmde epidemik salgınlara karşı ne kadar güvensiz olduğumuz hatırlatılıyor. Yapımcılar sinema severleri bu anlatılan hikaye ile korkutalım, güldürelim ve ağlatalım istemiş. Bende “Cold storage”i izleyin ve unutun gitsin diyorum.
OrtaKoltuk Puanı:
Jonny Campbell‘in yönettiği ve eğlenceli bilim kurgu olarak tanımladığı David Koepp‘in senaryosunu yazdığı “Cold Storage / Soğuk Depo” ya da ülkemizde gösterime sunulacak adıyla “Dikkat Kıyamet” i izliyoruz. Son derece bulaşıcı ve daha önce ilk kez karşılaşan bilim adamları arasında felakete sebep olan uzaydan gelen bir mantar türü yıllar içinde bir depolama alanında mühürlü bir şekilde tutulmaktadır. Ancak meraklı iki vardiya görevlisinin de müdahalesiyle serbest kalan mantar herkesin başına dert olacaktır. E tabii devreye kahramanlar girer ve mesele hallolur kötüler de cezalarını bulur bu arada. Gençliğimde 80’li yıllarda böyle filmler vardı ama hangisini hatırlıyorsun derseniz… hiçbirini.. Muhtemelen siz de özellikle benim yaşlarımdaysanız aynı şeyi düşünüp filmi kısa zamanda unutacaksınız.
Sonda söyleyeceğimi başta diyeyim. Önce boynumdaki yeşil kolyeyi çıkarıp usulca çantama koydum, sonra da bir daha uzun süre yeşil salata bile yemeyeceğim dedim kendime.. O derece yani… Yeşil yeşil kusan, patlayan, çamurumsu fışkıran yeşil yapışkan slime gibi şeyler geliyor gözümün önüne… Ve filmin dörtte üçüne hakimdi bu sahneler. R derecelendirmesi varmış. Anlamı şu; Yani şiddet kan ve küfür olan filmler bu kategoride yer alıyor. Küfür pek yansımadı ama ekranda patlayan bedenler, aslında bir sonraki sahnede ne olacağını bilmenize rağmen koltukta şöyle bir zıplatıyor insanı. İntihar eden kedi mesela.. Benim gibi evcillere deli gibi bağlıysanız gülmezsiniz ama garipsersiniz. Gülenleri de anlamadım zaten. Ama ne yalan söyleyeyim karizmatik Liam Neeson‘ın gece yarısı gelen telefon için kimin aradığını soran karısına “öteki karım” demesi beni bile gülümsetti. Kara mizah gibi.
Hollywood sineması bakterileri, virüsleri, mantarları, zombileri sever. Bir de mantardan enfekte olan adamı full garip ve iğrenç bir makyajla kusarak tanınmaz haldeyken covid sanmaları ilginçti.. Her şeyi Covid diye damgalamakta tuhaf kaçıyor artık…
Sevgili sinemaseverler bu mantar hikayesi gerçekmiş. 1979’da skylab uzay istasyonu Dünyaya düşünce parçaları gerçekten de insanların evlerinin önünde sergilenmiş. Jurassic park ın efsane senaristi David Koepp de “ya uzaydan bu istasyonla birlikte kontrol edilemez bir mikroorganizma gelseydi” diyerek hayal gücünü pek de zorlanmadan devreye sokarak, gerçek bir olaydan ilham alarak bu senaryoyu yazmış..
Filmde yönetmen Campell altta gezen bir retro havasıyla 80’lerin 90’ların bilim kurgu tadını tatlı komedi replikleriyle süsleyerek sununca 139 dakika fena geçmiyor. Retro – fütürizm üslubu geleceği resmederken nostaljik teknolojik unsurlar kullanır.. Liam Neeson‘un uzun süre saklı durduğu yerden çıkardığı bomba imha aletinin tipi ve zaman ölçerinin doğru çalışmamasındaki espri buna açık örnekti. Ben de nedense bütün olay sanki Florida Disneyland da geçiyormuş hissi uyandı. Yani bir sette yaratılan ortam imkanlarından öteye gidememiş gibi.. Şöyle ki sinemaseverlerin B-movie olarak tabir ettiği düşük bütçeli, hızlı çekilmiş, tanınmamış oyuncularla yola çıkan filmleri havasında diyeceğim de bu film için… Ama tam da değil..
Cold Storage Fas ve İtalya da çekilmiş ama işte ben bunu hissedemedim nedense. Üstelik baştaki sahneler sonradan eklenmiş. Sıkılmamızın önüne geçen en önemli faktör Liam Neeson tabii.. 58 yaşından sonra çektiği aksiyon filmlerinin aranan oyuncusu diye bir titri var ama bana göre “Shindlerin listesi”ndeki efsane aktör için “Dikkat Kıyamet“ soldan sağa dönerken çektiği bir film olmuş diyebiliriz. Gişe başarısı getirir mi bilmem ama İrlandalı oyuncunun rolünde aksiyon filmlerinin izleri kaldığı için her şeyi bilimsel olarak çözecek biyoterör uzmanı rolüne tabii ki yakışmış..
Bir söyleşide “70 yaşına yaklaştınız nasıl bu kadar genç ve dinamik kaldınız?” diye soran programcıya parmaklarıyla para işareti yapmıştı. Yani adam para kazanıyor işte.. Hala aşkları ve yaptığı işler konuşuluyor ve neredeyse hiç işsiz kalmıyor. Devri geçmiyor yani… Kendi niteliklerini katan karizmasını konuşturan bir oyuncu… Mentor sesi de cabası… Burada bir süper kahraman gibi değil, biraz yorgun hatta sırt ağrısından mustarip.. Olsun böyle de olmuş.. Liam Neeson u sosyal medyadan “Taken 2“ çekimleri için İstanbul’a geldiğinde ezan sesi hakkında söylediklerinden de hatırlayabilirsiniz. İlk hafta kulaklarını tıkamış ikinci hafta hoşuna gitmiş bir süre sonra da muhteşem bulmuştu…
Joe Kerry‘ye gelince Netflix” in retro bilim kurgusunda Steve Harrington rolüyle 9 yıl boyunca büyük başarı yakalamış, 33 yaşında, bağımsız müzik yapan bir oyuncu… İkonik saç stili ile dikkat çeken Kerry “albüm çıkaran aptal bir oyuncu olmak istemiyorum” diyerek oyunculuğunu öne çıkarıyor… İlk kez izledim ve sevdim..
Tabii siyahi güzel Georgina Campell çok samimi bir oyuncu. Filmografisinde Barbarian, Black Mirror, Wild Cat, Kral Arthur, Krypton gibi yapımlar olsa da Bafta ödülünü kazandığı “Murdered by my Boyfriend” bana göre aile içi şiddet gibi bir toplumsal sorunda farkındalık yaratması açısından çok değerliydi.. Keşke bilim kurgunun önüne geçirse bu türden seçimlerini… Filmde Joe Kerry ile flörtöz havaları hoşuma gitti.. Afişteki tünele gelinceye kadar, acayip cesaret ve merak gösteren Campell, nasıl çark etti bilseniz. Bu kez cesaret sırası Kerry deydi. Neyse başaracaklarını tahmin ediyorsunuz, öyle de oluyor…
Cold Storage izlenimlerimden de fark ettim ki şu sinema yazarları da bir tuhaf… Kulak misafiri oldum. Filmin afişinde oyuncuların resminin üzerinde niye isimleri yazmıyor diye eleştiriyorlardı. Kukla animasyonu gibiymiş falan.. Onlar tartışa dursun. Dedim ya siz “Cold storage”i izleyin ve unutun gitsin.
Sonuçta aklınızda şu kalsın istenmiş. Korkutsun, güldürsün, ağlatsın (ki bu yok filmde merak etmeyin). Alt metinde verilmek istenen, epidemik salgınlara karşı ne kadar güvensiz olduğumuz… Her şey soğuk savaş dönemine gönderme gibi.. Dünyanın her zaman biyolojik terör ya da savaş konusunda taze bir endişesi oldu, olacak…
Yönetmen : Jonny Campbell
Senaryo : David Koepp
Görüntü Yönetmeni : Tony Slater Ling
Kurgu : Billy Sneddon
Oyuncular : Joe Keery, Georgina Campbell, Liam Neeson
ABD / Komedi-Korku-Bilimkurgu / 99 Dk.










