Hakikatın Ölümü

Derdime Ortak Olun

Hüseyin Karabey’in beklenen filmi “Hakikatin Ölümü”, iki eski politik arkadaşın yıllar sonra politik ve kişisel hesaplaşmalarına dönüşen karşılaşmalarının hikâyesi. Ancak bunu başka bir eş hikâye ile anlatma derdine düştükçe filmin oyunculukların gücüne rağmen inandırıcılığı azalıyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Hesaplaşma

“Gitmek”, “Sessiz Ölüm”, “Benim Marlon ve Brandom”, “Sesime Gel” ve “İçeridekiler” filmleri ile geçen sene yine Antalya Altın Portakalda izlediğimiz ve iyi ki yapılmış dediğimiz Kadir İnanır’ı anlatan “Kuzeyden Gelen Adam” belgeselini de çeken yönetmen Hüseyin Karabey’in Antalya’da yarışan filmi “Hakikatin Ölümü”, geneli tek mekânda geçen bir film. Yazar Hasan Öztoprak’ın aynı adlı eserinden uyarlama yapımın senaryosu da yine yönetmen Hüseyin Karabey’e ait. Karabey, kitabın özellikle son kısımlarında kimi değişiklikler yaparak filmin finalini başka bir hatta sokmuş. Politik yönü bulunan bir film var karşımızda.

Geçmişinde sol hareket içerisinde yer alan, hapis yatan ve çeşitli işkencelerden yorgun düşen Feridun (Mert Fırat), artık politikadan elini eteğini çekmiş, kendi konfor alanını önemseyen biri haline gelmiştir. Bir gün eski politik arkadaşlarından Timuçin’den (Mehmet Günsür) gelen telefon ile iki eski dost buluşmaya karar verirler.

Filmin nadir mekân dışı alanlarından olan araba içerisinde ufak bir gerginlik sonrasında daha rahat konuşacaklarını düşündükleri Feridun’un tek başına yaşadığı eve giderler. Ve burada kendi geçmişlerine dair hesaplaşmaya başlarlar. Bu hesaplaşma aynı zamanda yapımın gerginlik dozajını arttıran anlara da neden olur. Timuçin konuşmalarının arka metninden gördüğümüz kadarıyla daha öncesinde karıştığı kimi olayları polise deşifre edeceğini söylerken bu durumun kendisinin şu anki konumunu olumsuz etkileyeceğini düşünen Feridun kendisine önce sözle sonra da fiziken müdahalelerle engel olmaya çalışır. Bu, artık kişisel bir hesaplaşmanın ötesinde politik hatta da kimi tartışma kanallarını açmaya neden olur.

Biz tüm bu gelişmeleri bu olay örgüsü içerisinde görmüyoruz. Bunu Feridun’un anlatımından anlıyoruz. Eş zamanlı olarak Feridun’un kız kardeşi (Yağmur Elif Seber) kendisinden endişelenmesi nedeni ile eve gelmiştir. Ve burada bir kilit ustası ve polis de (Ümit Çırak) olmak üzere Feridun tarafından alıkonulan bu kişilere “benim bir derdim var, bakın anlatıyorum siz de dinleyin” minvalinde Timuçin ile olan bu karşılaşma ve hesaplaşmayı anlatmaya başlar.

Romanı okumadığım için bilmiyorum ancak romanda da bu şekilde geçiyorsa uyarlamanın sanırım en sorunlu kısmı da tam da Feridun’un artık bitmeyen ve bir süre sonra da bıktıran bu derdine ortak bulma arayışında olduğunu düşünüyorum. Bu kısımlar hem gereksiz uzun hem de çok inandırıcı değil. Özellikle kız kardeşi tarafından ikna edilmeye çalışılan anlarda yaşanan gerilimler ile birlikte bu kısımlardaki güldürmeyen kimi espriler de filmin ruhuna oldukça aykırı. Sorun sadece buradan kaynaklanmıyor. Filmin asıl meselesi olan iki eski politik kişiliğin çatışması da inandırıcılıktan oldukça uzak. Yıllar sonra Timuçin’in gelmesi, onun itiraflarda bulunmak istemesi, bu nedenle aralarında yaşanan çatışma ve yine seyirciyi duygusal atmosfere sokmak için aslında dönemin politik figürlerinin çok da dinlediklerini sanmadığım Fikret Kızılok’un güzel “Gönül” parçasının sürekli çalması da yine filmin bence kusurlarından. Film, politik düzlemdeki ana motifinden yer yer uzaklaşarak bir nefes alma alanı yaratmaya çalışsa da, bence bu yapımın seyirci tarafından tam olarak atmosfer içine girmesine engel oluyor.

Antalya Altın Portakal’dan En İyi Erkek Oyuncu Ödülleri ile Dönen Film

Festival izleyicisi tarafından Ferit Karahan’ın “Cinlerin Düğünü” filmi ile birlikte en ilgi gören filmi olan “Hakikatin Ölümü”, festivalden her iki oyuncuya yani Mert Fırat ve Mehmet Günsür’e En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü getirdi. Mehmet Günsür’ün bu ödülü alması bende şaşkınlık yaratmadı.

Gerçekten de metin kusurlu olsa da Mehmet Günsür makyajın da etkisi ile karakterin kompozisyonunu başarılı bir şekilde sunuyor. Timuçin’in değişken ruh durumunu başarı ile veriyor. Her iki oyuncunun diyaloglarının belli ölçüde izlenebilmesinde görüntü yönetiminin de başarısı büyük. Özellikle yakın ve hareketli çekimler filmin tek mekandaki zaaflarını belli ölçüde gidermiş. Festival Başkanı usta yönetmen Derviş Zaim’in haklı olarak belirttiği gibi festivalde makyaj ödülünün de bulunması gerekiyor. Bu konuda üyelerin “Hakikatin Ölümü” filmine ayrı bir başlık açması yerinde bir tespit oldu.

Geçmişteki yönelimine uygun olarak politik bir metni uyarlamaya kalkan Hüseyin Karabey’in son filmi “Hakikatin Ölümü”, derdini anlatma gayreti nedeni ile bir süre sonra inandırıcılıktan uzaklaştığı gibi her iki ana kahramanın konuşmaları itibariyle de sanırım ileride de oldukça tartışmaya yol açacak gibi. Haklı olarak iki erkek oyuncuya ödül verilmiş olsa da benim için “Hakikatin Ölümü” beklentimin oldukça altında kaldı.

Yönetmen / Senaryo : Hüseyin Karabey

Görüntü Yönetmeni : Orçun Özkılınç

Kurgu : İsmet Araç

Müzik : Rachel James, Özgür Zoral

Oyuncular : Mert Fırat, Mehmet Günsur, Ümit Çırak, Yağmur Elif Seber, Emre Yıldızlar

Türkiye / Dram / 100 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz