İnfiesto

OrtaKoltuk Puanı:

 

İNFİESTO, KLASİK GERİLİM FİLMİ

3 Şubat tarihinde Netflix’te gösterime giren İnfiesto, İspanyol filmi olup adından anlaşılacağı üzere İspanyanın kuzeyinde bir kasabadır. Filme konu olan ise bu kasabada işlenen cinayetler…

Netflix’te  İnfiesto ile aynı gün gösterime giren Stromboli de İtalya’da Sicilya’nın kuzey kıyısında bulunan ve yanardağı dağı olan  şahane bir kasaba. Yani tam tatil yerleri. Eh Avrupa’da okullar kış tatiline girdiğine  göre filmlerin gösterime giriş tarihleri bir tesadüf olmasa gerek…

Filmlerin ikisini de izledim, ikisi de vasat; biraz daha iyi bulduğum İnfiesto hakkında yazmaya karar verdim. Stromboli, izlediğim Zeytin Ağacının İtalyan  versiyonu idi. Demek dünyada böyle bir moda başlamış; insanlar akın akın spiritüel yerlere paralar saçıp kendileriyle yüzleşmeye gidiyorlar. O zaman psikiyatriye, bilimsel  psikanalize, terapilere ne gerek var, insanlar madem böyle şifa buluyorlarmış en zor okunan tıp fakültelerini kapatalım olsun bitsin!!!

“Stromboli” hakkında bu kısa bilgiyi vermek istedim, madem seyrettim hem de seyrederken öfkelendim birkaç söz söylemeliyim diye düşündüm.

İnfiesto ise pandemi başlangıcında esrarengiz şekilde ortadan kaybolan kişilerin peşine düşen iki polisin, kurbanların, katillerin aynasına bakarken Covid 19 virüsünün etkilerini de atlamıyor.

 

EN TEHLİKELİ VİRÜSLER ÖLÜYOR, İNSANIN SUÇ VİRÜSÜ ÖLMÜYOR.

Biz insanlar yaşadığımız acıları, zorlukları ne çabuk unutuyoruz; çok değil bir-iki yıl önce bütün dünya ile eşitlendiğimiz ender zamanlardan geçtik; hep birlikte hapis olduk, hep birlikte ölüm korkusu yaşadık, hep birlikte maskeleri taktık…Ve bugün sanki o günleri hiç yaşamamış gibiyiz; her şey olağan ritüeline döndü. Belki de savunma mekanizmamızın işleyişi bu şekilde. Yoksa hayata nasıl katlanacağız…

Pandeminin başlangıcından itibaren  üç yıla yakın bir zaman geçti ve Covit 19 virüsü etkisini yitirdi, bir bakıma öldü. Peki insandaki suç virüslerini ne yapacağız? Pandemi koşullarında bile suç işleyen mikropları nereye koyacağız?

Evet, film tam da o ilk günlerin dehşetli haberi ile açılıyor. Hatırlarsanız İtalya ve İspanya covid 19 sebebiyle facianın tepesinde iki ülkeydi. Tarih Mart 2020, televizyonda  pandemi haberleri verilirken dedektif Samuel Garcia (İsak Ferriz) ayakkabı boyamaktadır. Niçin ayakkabı boyadığı da sonradan anlaşılacaktır. Coronavirüs hayatları alt-üst etmeye hazırlanırken zaten hayatları alt-üst olmuş  kişilerden biri çıplak ayakla ve morarmış vücuduyla elinde  çalılardan yapılmış bebekle yollara düşmüştür. Bu ergen  kız,  Saioa Blancodur, Üç ay önce kayıp ilanı verilmiş ve bir daha haber alınamamış bir annenin yavrusudur! Kızımız sokakta bulununca Castro (Iria del Río) adlı kadın dedektif de  olaya dahil olur ve bu işin  peşine düşerler…

Peşine düştükleri yolun sonunda (kusura bakmayın spoiler vereceğim) bir tarikata ulaşırlar. Demek ki dünyanın her yerinde tarikatların sapık düşüncelerinin bir başka versiyonuna ulaşmak mümkün….

Kimi taciz eder, kimi öldürür, kimi kurban niyetine keser!… İçlerindeki vahşete ve ahlaksızlığa bir kılıf bulurlar işte…

Gelelim iki dedektifimize; film onların hikayesine de kamerayı tutuyor. Pandemiden ikisi de kısmetini almıştır. Castro’nun yetişkin oğlu covid 19, sebebiyle karantinaya alınmıştır; Samuel’in annesi ise  virüs nedeniyle hastanededir. Tam bir izolasyon içindedirler; Samuel’i annesiyle bile görüştürmezler… Akıbetlerini izleyince öğrenirsiniz artık.

İki dedektifin özel yaşantısı da iç açıcı değildir. Alkolik olan Samuel bu sorunu aşmak için çabalamaktatır. Castro, oğlu ile ayrı bir mecrada hayat mücadelesi vermektedir…

Film, kaçırma ve cinayet olaylarının çözümünde ipuçlarının peşinde normal seyrinde giderken alışkın olduğumuz üzere “hiç mi sürpriz olmayacak” diye düşünüyoruz önce; evet sonunda bir sürpriz oluyor yine. Yani klasikleşmiş sürpriz sonuçla burada da karşılaşıyoruz. Artık izlediğimiz filmlerde cinayetin olağan seyrinde çözülmesi bizim için sürpriz olacak…

İnfiesto’nun yönetmenliğini Patxi Amezcua yaptı; İspanyol yönetmen senaryosunu da yazarak filmdeki imzasını tamamlamış.

İlkbaharın başlangıcı olmasına rağmen  filmin rengi sonbahar! Atmosfer baştan sona kahverengi ve solgun koyu sarı tonda ilerliyor. İnsanlığın solgun renkleri…

Film bize pandemi şartlarında bile insanın suç işlemekten geri kalmadığını anlatırken salgın günlerini bir kez daha hatırlatmayı da görev sayıyor…

İzlenebilir!

 

Yönetmen / Senaryo : Patxi Amezcua

Görüntü Yönetmeni : Josu Inchaustegui

Kurgu : Lucas Nolla

Müzik : Sergio Moure

Oyuncular : Isak Férriz, Iria del Río, Antonio Buíl, Luis Zahera, patricia defran

Suç-Gerilim-Dram / 95 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz