Kardeşler Araştırma
ŞAHANE KADRO
Mizahının gücünü doğallığından alan, genellikle ikili veya dörtlü grupların diyaloglarına dayalı bir biçimde bunu sunan Kardeşler Araştırma; bayram tatilinde şans tanınması gereken filmlerden.
Yılın Beklenen Komedi Filmi
Sinema ve televizyon dünyasında başarılı yapımlara imzalarını atan ve “Aile Şirketi (2020)” ve “%2 (2025)” gibi işlerde daha önce birlikte çalışan Koray Şahin ve Murat Kaman’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendikleri yılın beklenen komedi filmi “Kardeşler Araştırma”nın gala gösterimi 17 Mart akşamı Zorlu Performans Sanatları Gösteri Merkezi’nde yapıldı. Filmin teknik ekibi ve kastının sosyal bağlantılarının güçlü olmasına paralel şekilde, katılım sağlayan izleyici sayısı hayli yüksekti. Normal süreçte Şahin’e kıyasla senarist kimliğini ön plana çıkartmayı seven ve “Kardeş Payı” (2014-2015) gibi alışık olmadığımız bir mizah türünün ülkemizde tanınırlığına vesile olan Murat Kaman’ın dijital bir platform için yönettiği ve geç de olsa servis edilme imkanının bulunduğu 2025 yapımı “Modern Kadın” mini dizisi, ben dahil diğer izleyicilerin dikkatini çekmeyi başarmış ve beğeni toplamıştı. Çoğunlukla, yönetmen ve yapımcı kimliklerini kullanan ve senaristliğini Murat Kaman ile beraber tecrübe ettiği işlerle sınırlı tutan Şahin ise bu filmin yapımcılığını Poll Film ile ortak yürüten 25 Film’in sahiplerinden birisi. İki iyi ismin ortak bir ürünü olarak addedilebilecek filmden beklenti de haliyle fazlaydı.
Filmin oyuncu kadrosunda, internet üzerinden yayınladığı videolar aracılığıyla tanıdığımız, televizyon ve sinemada oyuncu olarak adını duyuran ve aslında komedi türündeki işlere çok da yakışan Cem Gelinoğlu, sinemasını Nuri Bilge Ceylan’a ait “Ahlat Ağacı” (2018) gibi dram filmlerinden komedi filmi olan “Ölümlü Dünya (2018,2020)” gibi geniş yelpazedeki türlere yayan ve bireyselliğine önem verdiği komedi gösterilerini ve dijital platform dizi oyunculuğunu gündeminde tutan Doğu Demirkol, filmin senaryosunu da destekleyen Mustafa Eray Kaman ve sinema, televizyon ve tiyatro camiasının duayen isimlerinden Güven Kıraç ile perdede görmeyi özlediğimiz ve izleme fırsatı yakaladığımızda bir yakınımızla kavuşmuşçasına yüzümüzü gülümseten usta oyuncu Demir Karahan gibi isimler yer alıyor. Mizahlarını yapmak için benimsedikleri yöntem farklı olsa iyi servis verdiğinden emin olunan Gelinoğlu ile Demirkol ve bu farklı tarzların bir potada eritilmesine yardımcı olabilecek tecrübedeki Kıraç’ın varlığı filme dair merakı tetikleyen unsurları içeriyor.
Hikayesi
“Kardeşler Araştırma”, Galata civarında bir araştırma bürosu olan ve çoğunluğu romantik ilişkiler bağlamına kurulu işlerini iyi yaptığına inanan Erhan (Doğu Demirkol) ve Orhan (Cem Gelinoğlu) kardeşlerin Londra’da tamamladıkları bir iş sonrası Türkiye’ye döndüklerinde, istihbarat kanalıyla kendilerine verilen ve devlet tarafından desteklenen gizli bir görevi üstlenmek durumunda kalmalarını konu ediniyor. İşlerini olabildiğince profesyonel zeminde ve bir ekip ruhuyla yürütmeye çalışan Kardeşler Araştırma şirketinde karar mekanizması rolünü Orhan üstlenirken, Orhan’ın bir baba gibi çocukluğundan bu yana kol kanat gerdiği, eğitim almasını sağladığı, işsiz kaldığında iş verdiği, şirkete ortak yaptığı fakat bir türlü çalışma ve sorumluluk alma motivasyonu kazandıramadığı kardeşi Erhan, zaman zaman dürtüsel hareketlerini kontrol altında tutmakta güçlük yaşayan, bazı hazları ertelemekte zorlandığı için iş gidişatını sekteye uğratan, aralarında yaşça büyük olan ve kıvraklığıyla çeşitli işleri kotarmayı başaran Mithat (Güven Kıraç) ile teknoloji faaliyetlerinde destek veren, teknolojiye bağımlı çalışmaktansa saha çalışmalarında yer almak ve kendini ispatlayabilmek için can atan ve üstü olarak konumlandırdığı Orhan’ın onay ve takdirini almak için üzerine çok da düşünmeksizin atılganlık gösteren Ercüment (Mustafa Eray Kaman) şirket bünyesinde bulunan diğer çalışanları oluşturuyor.
İstihbarat müdürü (Demir Karahan) ve çalışanının (Cihan Durmaz) şirketi ziyaret etmesiyle, filmin asli hikayesine giriş yapılırken, kim oldukları bilinmedikleri için şirketteki tatsız bir olayın kıvılcımı istihbarattan gelen ziyaretçilere sıçrıyor ve kardeşler istemeseler de bu gizli görevin içinde yer almak durumunda kalıyorlar. Şirketin diğer çalışanlarının da dahil olduğu bu yolculukta, hedef İngiliz asıllı, Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen ve ziyareti esnasında da İstanbul’da daha önce görüştüğü bir kadınla gönül macerası yaşayacağı düşünülen diplomat Victor Smith’in fotoğraflarının çekilmesini kapsıyor. Filmin akışı diplomatın buluşmasının olası olduğu 3 kadın figürünün ve diplomatın Türkiye’deki asistanının bulundukları ortamlara gitmek ve diplomatın gelip gelmeyeceğinin kontrol edilmesi üzerinden ilerliyor. Diplomatın Türkiye’de geçireceği süresinin sınırlı olmasından dolayı, işlerini tamamlamaları için yalnızca bir günleri var. Bir yandan başarısız olma ihtimali karşısında istihbaratın hangi muamelesine maruz kalacaklarını kestiremeyen, diğer yandan süreci yürütürken rutin işlerine benzemediği için istihbaratın yönlendirmelerine uyum sağladıkları ve kendi yöntemlerini kullanamadıkları için başarısız olma riskini doruklarda yaşayan Kardeşler Araştırma ekibini izliyoruz.
Aksaklık mı, Mizah mı?
Seyir zevkini azaltmamak adına, filmin içeriği hakkında detaylı bir paylaşımda bulunmamaya gayret edeceğim. Değişime ve dönüşüme ayak direten, sistemin tek yanlı bir hale büründürdüğü, konfor alanını terk etmek istemeyen ve mevcut düzenini korumayı adet edinen kahramanını / kahramanlarını maceraya davet eden ve bir yolculuğa çıkaran her filmde olduğu gibi, bu film de kahramanlarının maceraya çıkmaktaki gönülsüzlüğüne, arzulamadıkları bir yerde / pozisyonda olmalarına ve tüm bunlar olurken yer yer bocalamalarına, çaresizliğe düşmelerine, hayatlarına dair bazı değişkenleri gözden geçirmelerine ve kimliklerini deneyim yoluyla yeniden inşa etmelerine vurgu yapıyor. Komedi ve aksiyon temelli bir film olsa da bu rota değişmiyor. Aksine film güldürü misyonunu yerine getirebilmek amacıyla daha fazla sorumluluk almak durumunda kalıyor. Bu misyonun verilebilmesi için de, diplomatın gelmesinin beklendiği yerlere teşrif etmemesi, gidilen yerlerden biraz önce ayrılması, görüşmesinin olası olduğu kişilerin vefat etmesi gibi olaylar meydana geliyor. Bu olaylar, kahramanların karşılanmayan beklentilerine tekabül ediyor. Tahmin ettiğimiz üzere karşılanmayan beklentiler de, bir hayal kırıklığı, bezginlik, inancın yitimi ve pes etmeye varan yılgınlık benzeri sonuçlar doğuruyor.
Söz konusu sonuçlara ulaşana değin, elektrikli arabanın şarjı bittiği için yolda kalmanın ve ekibin dikkatini yeterince işe vermemesinin neden olduğu aksaklıklar ise görevi tamamlamaya giden yolda zorlayıcı taşları döşüyor. Aksaklık olarak nitelendirilebilecek ve karakterleri arzuladıklarına kavuşmaktan bir adım geride tutan her ne ise, filmi yalnızca dar bir alana hapsederek aksiyon ve gerilim tansiyonunu yükseltmiyor. Aynı zamanda, karakterlerin aksaklıklara verdiği reaksiyonlar aracılığıyla iyi bir güldürü sahnesi yakalamaya hizmet ediyor. Yine, kardeşlerden evli olan Erhan’ın eşi Ceren’in (Cansu Diktaş) Erhan’ı ilişkilerine umduğu ilgiyi göstermemekle ve yeterince zaman ayırmamakla suçlayışı ve planladığı Bali tatiline gidememeleri durumunda ondan ayrılmakla tehdit edişi ve telefon görüşmeleri halinde seyreden bu sahnenin sıklıkla izleyiciye verilmesi filmdeki sıkışmışlık duygusunu arttırıyor. Böylelikle, görevi başarıyla tamamlamaları için az bir zamanlarının kaldığı hem karakterlere hem de biz izleyicilere hatırlatılıyor.
Özgünlük ve Kurguya Dair
Filmi hikayesi bazında ele aldığımızda, orijinal bir hikayeye sahip olduğunu söylemek güç. Hikayenin çıkış noktasına, gelişimine ve sonlanışına farklı bir filmde rastlamak çok olası. Filmin hikayesinin öneminden bahsetmenin lüzum görülmediği bir yerde, hikayenin filmin etkileyiciliği belirleyen tek faktör olmadığından konu açılabilir. İkinci yarısından sonraki süreçte, kurgusunda yer yer kopukluklar, kaybolmalar ve boşluklar oluşsa da, film 15-20 dakika içerisinde bunları toparlıyor ve yeniden ayağını yere basıyor. Dolayısıyla, özgünlüğünü dağılmaya müsait kurgusunu sağlam tutmakla ve iyi oyunculukları sayesinde elde ediyor. Bununla birlikte, bir komedi filmi olarak anons edilmesine rağmen, şiddet ve gasp etme gibi olumsuz davranışların altını çizen sahneleri içine ekleyişiyle, elektrikli arabanın onları yarı yolda bıraktığı yerde hayatımızı kolaylaştırdığı için kolaylıkla kucak açtığımız bazı hususları tekrar durup düşünmemizi bizden isteyişiyle ve karakterlerine kimliklerine sahip çıkmaları içi yoğun mücadele verdirişiyle, filmin öğretici bir tarafının bulunduğunu, gelenekselliği öncüllediğini ve insani değerlerin korunmasını salık verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Örneğin, bir karakterin toplumca veya hukukça uygun görülmeyen davranışı diğer karakter tarafından ivedi bir şekilde eleştiriliyor ve “Yaptık ama bu doğru değil, dedik ama bu hoş değil” şeklinde bir tavır ortaya koyuluyor ve çift yönlü diyebileceğimiz söz konusu sunum filmi mizahi açıdan zenginleştiriyor.
Tezatlığın Besini
Filmde sunumu yapılan tezatlıklar kaynağını karakterlerinden alıyor. Filmi izlenesi kılan birbirinden çok uzağa düşen bu karakter yapılanmaları aslında. Sorumluluk sahibi, şirketi adına ne yapması gerekiyorsa yapan ve etrafındakileri de böyle olmaları yönünde teşvik eden sistem yetişkini Orhan karakterinin aksine kardeşi Erhan karakteri ağabeyinin ona sağladığı konfor alanının tadını çıkartan, yeri geldiğinde yalan söyleyebilen ve kişisel çıkarlarını şirket çıkarlarının üzerine yerleştiren bir örüntü veriyor. Benzer bir tezatlığa Mithat ve Ercüment karakterleri arasında da denk geliyoruz. Yaşı geçkin, artık yavaş hareket eden, esneklik ve kıvraklığını fiziksel boyutta deneyimleyemeyen ve rahatlığın kucağına kendini bırakmaya hazır Mithat karakterine göre Ercüment karakteri, genç, meslek hayatının başlarında, kendini ispatlama derdinde ve fiziksel olarak atılgan bir profili temsil ediyor.
Karakterlerinden dönüşüm geçirmesini beklenen diğer filmler gibi filmin sonlarına doğru, törpülenmesi lazım gelen yanların törpülendirildiğini ve geliştirilmesi lazım gelen yanların geliştirildiğini görüyoruz. Karakterlerin izdüşümünden hareket ederek, Erhan’a partner rolünü sürekli hatırlatan Ceren karakteri ile çalışanlarından sorgusuz bir itaat bekleyen, işler karıştığında mevkisini kullanarak “ortalığı” temizleten, hedefe giden yolda her şeyin mübah olduğu zihniyetini güden ve bir otorite figürünü yansıtan istihbarat müdürü karakterinin film üzerindeki etkileri toplumsal ve siyasal açıdan okunabilir.
Son Düzlükte
Ülkemizde komedi filmi denildiğinde, çoğu zaman argo ya da cinselliği, şiddeti vb. anımsatıcı hareket sahnelerinin yoğunlukta olduğu filmler akla geliyor. Araştırma şirketi komedisinin ekmeğini doğallığından kazanıyor. İyi işlenmiş karakterler, karakterlerini yani sadece var oluşlarını ortaya koyarak çabasızca ve kendiliğinden bir komedi yaratıyorlar. Filmi izlerken yorulmuyor ve sakin mizahın tadına bakıyorsunuz. Bir ivme kazanılması gerektiği düşünülmüş ve etkileyici bir bitiş yapılması planlanmış olacak ki, genel görüntüsünün aksine sonlarına doğru filme bir hareketlilik getiriliyor ve işe de yarıyor. Mizahının gücünü doğallığından alan, genellikle ikili veya dörtlü grupların diyaloglarına dayalı bir biçimde bunu sunan Kardeşler Araştırma; bayram tatilinde şans tanınası bir film haline dönüşüyor. İzlemek isteyenler için, 20 Mart’tan itibaren sinema salonlarında izleyicilerini bekliyor. Şimdiden herkese iyi seyirler!
NOT : Film, bazı sahnelerde aşırı küfür içermektedir. Bu nedenle Ailece izlemeye uygun değildir.
Yönetmen : Koray Şahin, Murat Kaman
Senarist : Koray Şahin, Murat Kaman, Mustafa Eray Kaman
Besteci : Mert Oktan
Oyuncular : Cem Gelinoğlu, Doğu Demirkol, Güven Kıraç, Eray Kaman, Demir Karahan, Cansu Diktaş, Cihan Durmaz
Türkiye / Aksiyon-Komedi / 100 Dk.










