Kayıp Şehir Z / The Lost City of Z

Tutkulu kâşifin Amazonya macerası

Amerikalı yönetmen James Gray’in “Kayıp Şehir Z”, bir İngiliz ordu subayının Amazon’a yaptığı yolculuğu ve keşfi yaratıcı bir sinema diliyle beyaz perdeye yansıtıyor.

Film, Amazon’da bir Kızılderili kabilesinin görüntüsü üzerine açılıyor. Simsiyah fonun üstüne spot ışığı yansımış gibiydi bu görüntü. Kamera sonra İrlanda’ya gidiyor. 1905 yılı. İrlanda Kışlası’nda İngiliz ordusu, Avusturya-Macaristan veliahtı Arşidük Ferdinand için geyik avı partisi düzenleniyor. Haritacı ve Topçu Binbaşı Percival “Percy” Harrison Fawcett geyiği vuruyor. Onun da umutları var. Madalya kazanabilirse itibarını kazanacağını sanıyor. Nina’yla evli ve Jack adında bir oğulları var. İtibarını kazanamayan Percy, coğrafya derneğinden bir teklif alıyor. Amazon’da sınırlar belirlenmemiş ve orada harita çıkaracak. Genç karısını ve küçük oğlunu geride bırakan Percy, gemi yolculuğunda yardımcısı olacak Onbaşı Henry Costin’le tanışıyor ve bu dostluk yıllarca sürüyor. Amazon’da da Onbaşı Arthur Manley de katılıyor. Tutuklanmış bir Kızılderili’yi kauçuk baronu Gondoriz’den kurtarıyor ve o da onlara rehber oluyor. O da kayıp şehirden haberli. Aslında bu haritalamanın nedeni kauçuktu. Brezilya ve Bolivya arasında savaş çıkarsa kauçuk fiyatları da yükselirdi. Bu da Batı için, öncelikle Britanya için iyi olmazdı.

Uygarlığı keşif…

Amazon ormanında ve nehrinde başlayan yolculukta zorluklar da var. Sinekler, yılanlar, yırtıcılar. Bir de Kızılderililer var. Batılılar onlara “vahşiler” diyorlar. Zorlu haritalama işi devam ederken, Percy bir şey fark ediyor. Çok eski çağlardan kalma çanak-çömlek buluyor. Percy, bunların kayıp bir uygarlığa ait olduğunu anlıyor. Bu Kızılderililerin uygarlığının Batılılardan daha önce ve daha ileri olduğunu düşünüyor. Bunu tüm dünyaya duyurmak için İngiltere’ye gidiyor Percy. Küçük kızı Joan’le de tanışıyor.  Keşfi İngiltere’de heyecan yaratıyor. Ama ayrımcı bakışçılarla da karşılaşıyor. Kızılderilileri küçümsüyor ayrımcılar. Brian adında bir oğlu daha olan Percy, Amazonlara daha güçlü dönüyor. Yanında da kutuplarda keşiflere çıkmış kâşif James Murray de bu keşif gezisine katılıyor. Ama Amazonlar kutuplara benzemiyordu. Nehirde bu noktadan geçerlerken kendilerine sürekli ok atan Kızılderili kabilesine düşman olmadıklarını göstermek için onlarla iletişim kurmayı başaran Percy, sonra şefle de dost oluyordu. Buradaki zehirle balık avlanma anı önemliydi. Derinlikte anlamını bulacaktı.

Birinci savaşta…

1905’te kışlada geyik avladığı Arşidük Ferdinand, Saraybosna’da Sırp suikastçı Gavrilo Princip tarafından öldürülünce I. Dünya Savaşı çıkıyor. Percy’nin Amazon’da savaştan haberi oluyor. İngiltere’ye döndükten sonra savaşa katılıyor.1906 yılında Percy, Henry ve Arthur aynı cephede buluşuyorlar. Süngülü tüfekleriyle saldırıya geçtiklerinde Almanlar kimyasal silah kullanıyor. Geçici kör olan Percy hastanede buluyor kendini.

Yıllar da geçmeyi sürdürüyor. Amazonlar da geride şimdi. İçinde saplantı olan Amazon’u ve kayıp şehri, şimdi artık genç bir adam olan oğlu Jack dışarı çıkartıyor. Ama bu son keşif yolculuğu gizemler içinde bırakıyor birçok şeyi. Günümüze kadar da çözümlenememiş. Ama filmde bir şeyler hissettiriliyor. Aslında Hollywood daima bunu yapıyor. Cinayet masasının zeki polis dedektiflerinin bile yıllarca çözemediği cinayetleri bile çözüyordu Hollywood. Brian de Palma’nın 2006 yapımı sinemaskop “The Black Dahlia-Cehennem Çiçeği” yeni kara suç filminde, “Kara Dalya” diye adlandırılan Elizabeth Short cinayetinin katili hakkında şüphe yaratıyordu. Elizabeth, oyuncu olmak için Hollywood’a gelmiş, ama porno filmlere düşmüştü. Bu cinayet 1947’de işlenmişti.  2016 yapımı sinemaskop “The Lost City of Z-Kayıp Şehir Z” biyografik filminin geniş final bölümünün biraz fantastik kalması bu yüzdendi belki.

Çarpıcı anlatım…

Girişle beraber muhteşem görsellik perdeyi kuşatıyor filmde. Sinemanın büyük kameramanlarından Darius Khondji’nin görüntüleri perdede yaşanmalı. Amazon cangılında bile kasvet yaratmayı başarmış usta. İç mekânlardaki görüntüleri de öğretici. Filmin kurgusu da önemliydi. Bazı geçiş anlarında insan heyecan duyuyor. Gemide, Percy Henry’nin içkisini döktüğünde içki bir yılanın sürünüşü gibi akarken, ardından yol almakta olan tren yansıyor. Yönetmen bazı anlarda da zincirlemeli geçişler de yapıyor. Bindirmeye dönüşen bu geçişler de zaman sanki yavaşlıyor gibi. Arada kararma-açılma da var. Bu da zamanla ve mekânlarla ilgiliydi. Percy’nin karısı Nina’yla kadın-erkek üzerine tartışması da öğretici. Kadınlar muhteşem.

 Film, 1967’de New York’ta doğan Amerikalı gazeteci-yazar David Grann‘ın 2009 yayınlanan “The Lost City of Z: A Tale of Deadly Obsession in the Amazon” (Kayıp Şehir Z: Amazon’daki Ölümcül Bir Takıntı Öyküsü) kurgusal olmayan romanından uyarlanmış. 1969’da New York’ta doğan Rus Yahudisi Amerikalı yönetmen James Gray, 2000’de “The Yards-Çeteler Savaşı“, 2007’de “We Own the Night-Gecenin İki Yüzü“, 2013’te “The Immigrant-Bir zamanlar New York” filmleriyle biliniyor. Yönetmenin bu filmi “Kayıp Şehir Z”, macera sinemasında özel bir yere sahip olabilir.

Yönetmen-Senaryo : James Gray
Eser : David Grann
Müzik : Christopher Spelman
Görüntü : Darius Khondji
Oyuncular : Charlie Hunnam, Robert Pattinson, Sienna Miller, Tom Holland, Edward Ashley, Angus MacFayden, Angus MacFayden, Pedro Coello, Matthew Sunderland, Johann Myers, Aleksandar Jovanovic, Elena Solovey, Frank Clem, Franco Nero
ABD / Macera-Aksiyon-Gerilim-Dram / 140 Dk.
https://youtu.be/yqGDNvX1F4g
OrtaKoltuk Puanı:

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz