Kurt, Tilki ve Leopar / The Wolf, the Fox and the Leopard
Distopik ama psikolojik bir dram
Masal değil, futuristik değil, dram değil, radikal değil, distopik değil, çünkü hepsi birden. Kurgucusu, müziği ve görüntü yönetmeniyle birlikte senaryoyu da yazan yönetmen öyle bir iş çıkarmış ki, sinemanın büyüsüne kapılıp izliyor ve çeşitli ruh hallerinden geçiyorsunuz. Hatta o kadar kayboluyorsunuz ki sonunu elbette yazmadım ama tek tek sahneleri hatırlıyorum da nasıl bittiğini hatırlamıyorum sanki. Belki de hatırlamak istemediğimden, çok kanlıydı ve çok umut kırıcıydı, galiba…
Bir La Fontaine hikayesi : Kurt, hırslı ama aptal, tilki sinsi ve kurnaz, kaplan ise güçlü ve otoriter. Üçü bir araya gelince ne olur? Bir bilim kurgu hikayesine nasıl dönüşür? Hem de söz konusu olan gezegeni yaklaşan felaketten, apokalipsten kurtarmaksa? Büyük sıcaklar gelince kutuplardaki buzlar eriyecek ve denizler taşacak, insanların tümü ölecektir; sadece terk edilmiş bir deniz üssünde yaşayan anne baba ve çocukları! Onların olmayan ve “kurtardıkları” çocukları? Ya da “esir” tuttukları?
Çocuk nereden kurtarılmıştır? Neden kurtarılmıştır? Bir laboratuardan! Üzerinde çeşitli deneyler yapıldığı için! Çünkü çocuk bir ormanda bulunmuş, kurtlarla büyüdüğü için insan olmaktan çıkıp yarı kurt olmuştur!
Önce kurt, sonra insan
Filmin başında ormanda tek başına yürümek isterken kaybolup kurtların saldırısıyla ölen gencin ardından sürüdeki yarı insan yarı kurt yaratığı görünce titreyip kendime geldim! ASENA! İşte tam da bizim kurt işareti yapan tayfanın izlemek isteyeceği film dedim, yarı şaka yarı ciddi.
Filmin künyesi de kendisi gibi hayli karışık : Alman David Verbeek’in filmi Hollanda, İrlanda, Lüksemburg, Tayvan ve Hırvatistan ortak yapımı. İngilizce ve Japonca, festivalde Türkçe ve İngilizce alt yazılı oynuyor. Bundan önceki filmlerinde de hep kontrast karşılaşmalar yapan (Dead and Beautiful ya da Full Contact) David Verbeek’in son yıllarda hep olduğu gibi senaryosunu yazıp yönettiği filmde Jessica Reynolds ormanda bulunan kızı ve sonraki değişimlerini başarıyla canlandırıyor. Ve Hayatının en zor rollerinden biri olduğu kesin.
Orman ve şehir
Verbeek senaryosunu yazıp yönettiği filminde 21 yüzyılın insanı yalnızlaştıran, yabancılaştıran ve yönünü şaşırtan baskısını çeşitli aforizmalarla çok iyi hissettirirken Jessica Reynolds’un oyunculuğu da kendisine yardımcı oluyor. Maria Jung, Naomi Kawase, (anlatıcı) Lucas Lynggaard Tennesen, Nicholas Pinnock diğer önemleri rolleri paylaşıyor. Jay Cheng’in müziğinin filmi daha da çarpıcı kıldığını, Frank van den Eeden’in görüntülerinin de, özellikle ormandaki, muhteşem olduğunu eklemeliyim.
Film, yeşilin her tonunu barındıran ormanda başlayıp bembeyaz ve eşyasız bir laboratuar ortamında devam ederken yaşattığı kontrast ve ardından uçsuz bucaksız denizin ortasındaki tuhaf deniz üssünün verdiği tekinsiz yerleşim, sadece çocukluktan gençliğe, kurt olmaktan insan olmaya evrilmeye zorlanan BİR’in yaşadığı baskıyı da etkili biçimde vurguluyor. Macera bu kadarla bitmiyor, farklı evreler, mekanlar ve deneyimlerle devam ediyor. Film bu yıl Tribecca Film Festivali’nde gösterildiğinde de çarpıcı eleştiriler almış.
Kaçırılmaması gerekiyor
Son bir haftada izlediğim ve iddialı oldukları için festivalde gösterilen bütün o filmlerin içinde beni en çok etkileyen, düşündüren, çarpan film olduğunu söyleyebilirim; hikayesinde düşündüren çok fazla bileşen var. Distopik ama psikolojik bir dram. Keşke Verbeek ekolojik tehlikeye daha az radikal bir biçimde dikkat çekseydi diyeceğim ama muhtemelen senaryoyu covid salgını sırasında yazdı, pandemiden izler taşıyor. O dönem hangimiz bu kadar karamsar değildik ki?
Beni çarpan sahnelerden birinde “AİLE”nin izole yaşadığı ortamda tesadüfen oraya düşmüş ve “ESİR” alınmış bireyin ne yediğini sorar “KURT”. Ve TİLKİ yanıt verir : “PLASTİK!” İnsanlar plastik yiyor! Onlar ise kendi yetiştirdikleri bitkileri? Kurt sürüsünün olduğu sahnelerde hayvanları yönetmek Verbeek’in değişik yöntemleriyle gerçekleşince o sahneler bu kadar etkileyici olmuş ve bu yöntem kurtlardan sorumlu ekibi bile hayrete düşürmüş! Her yönüyle sıra dışı bir iş.
Sinemayla, psikolojiyle, çevre sorunlarıyla ve hatta çocuk eğitimiyle ilgilenen herkesin izlemesini isterdim, keşke sesimi duyan olsa! Belki birkaç yanlışımızı düzeltirdik?
Yönetmen / Senaryo : David Verbeek
Görüntü Yönetmeni : Frank van den Eeden
Kurgu : Matthieu Laclau
Müzik : Jay Cheng
Oyuncular : Jessica Reynolds, Maria Jung, Naomi Kawase, Lucas Lynggaard Tønnesen, Nicholas Pinnock, Elon Duffy, San Shella
Hollanda, İrlanda, Lüksemburg, Tayvan, Hırvatistan / Psikolojik Dram / 124 Dk.








