Largo Winch : Dünyanın Durduğu An / The Price of Money – a Largo Winch Adventure
ANLATILAN HİKAYE ÖZGÜN DEĞİL
Film, kurgusunu oldukça çetrefilli bir görünümde sunsa da, hikayesi benzer bir aksiyon filminde rastlanabilecek türden. Anlaşılması çok güç gibi lanse edilen olaylar zincirinin dönüp dolaşıp bağlandığı yer filmin hikayesini özgün olmaktan uzaklaştırıyor. Hal böyle olunca, filmin besleyici olan tarafları iyi oyunculukları ve iyi kurgulanmış aksiyon sahneleri olmak durumunda kalıyor. İkisinde de geçerin üzerinde bir performans sergileyen filmin bazı aksiyon sahneleri inandırıcılıktan uzak olsa da, izleyicisinin filmden kopmasına engel oluyor.
Yıllar sonra 3. Bölümle yeniden vizyonda
Jérôme Salle’in yönetmenliğini üstlendiği ve Julien Rappeneau ve Jean Van Hamme ile senaryosunu birlikte kaleme aldığı 2008 yapımı “Largo Winch 1 (Tehlikeli Miras 1)” ve 2011 yapımı “Largo Winch 2 (Tehlikeli Miras 2)” filmlerinden uzun yıllar sonra seri unutulmaya yüz tutmuşken “Paranın Bedeli: Bir Largo Winch Macerası” filmi 17 Nisan’da vizyona girecek. Talep gören ve izleyicinin beğendiği serinin üçüncü filmi bir devam filmi niteliğinde olmasına rağmen bu defa yönetmen koltuğuna Olivier Masset-Depasse oturdu. Belçikalı ödüllü yönetmen ve senarist Olivier Masset-Depasse’in imzasının bulunduğu “Kafesler (2006)”, “Yasadışı (2010) ve “Annelerin İçgüdüsü (2018)” filmlerinde tercih ettiği tarza kıyasla bu film biraz çerçevenin dışında kalıyor ve hâlihazırda seyirci kitlesi olan “Largo Winch” serisini, filmin diğer senaristi Giordano Gederlini ile yıllar sonra bir adım ileriye taşımak istediğini gösteriyor.
Largo Winch 1’de izlediğimiz Predrag ‘Miki’ Manojlovic, Kristin Scott Thomas, Mélanie Thierry, Gilbert Melki, Karel Roden ve Largo Winch 2’de denk geldiğimiz Sharon Stone, Ulrich Tukur, Napakpapha Nakprasitte ve Olivier Barthélémy hikayenin akışı gereği serinin bu filminde yer almazken; Tomer Sisley, Largo Winch karakteriyle filmin yıldızı olma rolünü korumaya devam ediyor. Tomer Sisley’e yeni filmde, Narayan David Hecter, Paibool Poolsuk, Supachai Girdsuwan, Clotilde Hesme, Naruapan Khiawram ve baş düşman rolünde James Franco gibi oyuncular eşlik ediyor. Filmde yer almak söz konusu oyuncular için yeni bir tecrübe anlamına gelirken, artık karakterini fazlasıyla benimseyen ve içselleştiren Tomer Sisley, Largo Winch’i tüm doğallığı ile ekrana yansıtıyor. Bir dip not düşmek gerekirse, filmin bestecisi Frédéric Vercheval filmdeki işiyle “Yılın Belçikalı Film Bestecisi” ödülüne aday gösterildi.
Hikayesi
Filmin hikayesi, babasından kalma çok uluslu, içinde bini aşkın şirketi ve yaklaşık 500.000 çalışanı kapsayan W grubunu Kanada’da yöneten milyarder iş adamı Largo Winch’in (TomerSisley), ergenlik çağındaki oğlu Noom’un kaçırılmasına ve yeniden yapılanmakta olan şirketin yapısında bir çöküşün yaşanmasına odaklanıyor. Oğlunun kaçırılması sonrası büyük bir çaresizliğin içinde kalan Largo’nun Ceo’su olduğu bu büyük şirket kaçırılma olayının basına yansımasıyla borsadaki hisselerinde kayıplar yaşamaya başlıyor. Petrol, çelik, havacılık ve uzay teknolojileri gibi oldukça geniş bir yelpazede faaliyet gösteren W grubunun, son dönemde yeşil teknolojiyi odağına yerleştirmesinden dolayı geri dönüştürülmüş malzemelerden ürettiği ve karbon salınımı minimum düzeyde olan ilk elektrikli yolcu uçağını piyasaya sürmek için yapılan tanıtım esnasında şirket çalışanlarından birinin intihar etmesiyle Largo’nun çöküntüsü şirketi de içine alan bir duruma dönüşüyor. İki olayın birbirini takip etmesi, bağlantılı oldukları hissini uyandırdığı için hikaye kaçırılan oğul Noom’un bulunması ve şirketin bu mali çöküşten kurtarılması olmak üzere iki ayrı eksen üzerinden ilerliyor. Largo, şirkette meydana gelen olayları çözümlemesi halinde kayıp olan oğluna da ulaşabileceği inancını taşıyor.
Kanada, Burma ve Bangkok arasında geçen bu aksiyon ve gerilim türündeki filmde; kaybolan oğlunu bulmaya çalışan Largo, şirket çalışanlarının intiharları sonucunda kurtarıcı pozisyondan şirketin bu vaziyetinden suçlanan CEO pozisyonuna geçiyor ve kendi şirketinden neredeyse azledilme riskiyle karşılaştığı için bu iş komplosuyla başa çıkmaya uğraşıyor. Bu zorlu yolculukta neye ve kime göreceğini kestiremeyen ve pusulasını şaşıran her aksiyon kahramanının yaptığı gibi tek başına kalıyor ve adını kirletmek için yapılan provokasyon, şirket içi sabotaj girişimleri ve paravan şirketler gibi problemleri çözmek için kendi yöntemlerini kullanmak zorunda hissediyor. Bunu yaparken de, Bangkok’ta güçlü finansçı olan ve kendisine yapılan komplo oyunlarının arkasındaki isim Ezio Burntwood’u (James Franco) ile yolları kesişmektedir ve Largo tam hatırlayamasa da bu ikilinin ilk karşılaşmaları olmuyor.
Filme Dair
Film, kurgusunu oldukça çetrefilli bir görünümde sunsa da, hikayesi benzer bir aksiyon filminde rastlanabilecek türden. Anlaşılması çok güç gibi lanse edilen olaylar zincirinin dönüp dolaşıp bağlandığı yer filmin hikayesini özgün olmaktan uzaklaştırıyor. Hal böyle olunca, filmin besleyici olan tarafları iyi oyunculukları ve iyi kurgulanmış aksiyon sahneleri olmak durumunda kalıyor. İkisinde de geçerin üzerinde bir performans sergileyen filmin bazı aksiyon sahneleri inandırıcılıktan uzak olsa da, izleyicisinin filmden kopmasına engel oluyor.
İyi kurgulanan ve aksiyon sahneleri hariç sekans geçişleri hızlı olan bu film, takip etmesi zor değil ve ilgisini / dikkatini yitirmesine neden olmadan izleyicisini içine çekmeyi başarıyor. Zamanla oğlunun kaçırılması ile şirketinin içinden geçtiği olaylar arasındaki bağlantıyı bir tahminden bir gerçeğe dönüştüren Largo’nun kendi yöntemlerini kullanması birçok şeyi yoluna soksa ve bu durum izleyicisinin filmin büyük bir bölümünü kahramanla kurduğu özdeşimden kaynaklı sancılı geçirmesine neden olsa da, örtük olanın açığa çıkması seyirci üzerinde tam anlamıyla bir tatmin sağlamıyor. Belki de filmin yeni bir filme gebe olması motivasyonu güdülerek, neredeyse tamamına yakını çözülemeyen düğümlerin çözülmesi safhasına ayrılmış ve film çözülen düğümlerden yeni bir inşa sürecini tamamlayamadan sonlanıyor. Üstelik bu sonlanma hali de, bunun bir bitiş değil aslında başlangıç olabileceği düşüncesinin tohumlarını seyircisinin zihnine ekmeyi ihmal etmiyor. Beklentinin yüksek tutulması kaydıyla, izleyenleri memnun etmek üzere film sinema salonlarında izleyicilerini bekliyor. Şimdiden herkese iyi seyirler..
Yönetmen : Olivier Masset-Depasse
Senarist : Olivier Masset-Depasse, Giordano Gederlini
Görüntü Yönetmeni : Glynn Speeckaert, Stéphane Vallée
Kurgucu : Damien Keyeux
Müzik : Frédéric Vercheval
Oyuncular : Tomer Sisley, Narayan David Hecter, Paibool Poolsuk, Supachai Girdsuwan, James Franco, Naruapan Khiawram, Clotilde Hesme, Denis O’Hare, Denis Marchand, Olivier Bony, Koen De Bouwi, Mark Irons, Jonathon Sawdon, François-Eric Gendron, Sonia Vachon, Benjamin Georjon, Sandrine Quynh, Élise Tilloloy
Belçika-Fransa / Aksiyon-Gerilim / 100 Dk.









