TEK BİR ÖYKÜ – İKİ FARKLI FİLM

“La vie devant soi / La vita davanti a sé”

Adı sanı duyulmamış bir yazar olan Emile Ajar’ın Goncourt Ödülü kazanan, Türkçe karşılığı “Önündeki Yaşam” olan ilk romanı “La Vie Devant Soi”nın asıl yazarının, bu takma adı yaratan ünlü romancı Romain Gary olduğu, ancak Gary’nin ölümünden sonra ortaya çıkan edebi bir aldatmacadır.

Romanda ve filmlerde başkarakter Momo’nun önünde koskoca bir yaşam olduğunun ifade edilmesini alıntılayan ismi, kitabı ilk kez yayınlayan Can Yayınlarınca uygun bulunmayınca, Türkçe çevirisi “Onca Yoksulluk Varken” olarak adlandırılmış, konuyla pek de ilgisi olmayan bu isim gerek romana gerekse de romandan esinlenerek yapılmış olan iki filme yapışıp kalmıştır.

SİMONE SİGNORET

1931’de İskenderiye’de doğmuş olan, İsrail ve Fransa’da yaşayarak her iki ülkede de film çeken Moshé Mizrahi, Paris’te düşük gelirli kesimin ve hayat kadınlarının dünyasında geçen ve aşırı şiddet içeren bu ağzı bozuk romanı, sinemaya uyarlamaya karar verdiğinde, olay çizgisini ve karakterleri korumayı, ancak metnin dilini yumuşatmayı yeğler.

Olayları Arapların, Siyah Afrikalıların ve Yahudilerin birlikte yaşamaya çaba gösterdiği Belleville semtine aktararak, Fransa’ya döndükten sonra yıllarca fahişelik yapan, “estetik” nedenlerle mesleği bırakınca da, diğer “meslektaşlarının” çocuklarına bakıcılık yapan Auschwitz kurtulanı kimsesiz “Madame Rosa”nın son yıllarına odaklanır. Rosa, iyice yaşlanıp kuvvetten düştüğünde yanında sadece kendisi Yahudi olduğu halde Müslüman olarak yetiştirdiği on bir yıldır sahiplenmiş olduğu, Arap kökenli bir oğlan çocuğu Muhammed / Momo kalır. Mizrahi, şiddete eğilimli Momo’yla yaşlı kadının romanda epey gerilimli olarak aktarılan ilişkisini iyice yumuşatarak, ikisinin ortak sevgisini, ölümün bile ötesine geçen koparılmaz bağlılıklarını ele aldığı için, zamanında romanın ruhuna ihanet etmekle suçlanır.

1977’de yapılmış filmi bugün tekrar izlediğimizde, şiddetten uzak durmaya çalışan Mizrahi’nin, erken ergenliğe tavizsiz bakışıyla Momo ile, ve kendisine yaşatılanlar ırkçı önyargılar edinmesini engellememiş olan Rosa ile empati kurdurmayı başardığını görürüz. Romanın tonunu yumuşatmakla eleştirilse de, Rosa’nın Momo’ya hiçbir zaman pezevenklik yapmayacağı ya da ne kadar para teklif edilirse edilsin g..ünü satmayacağı için yemin ettirmesi ortamın tekinsizliği hakkında sağlam bir alt metin oluşturur.

ONCA YOKSULLUK VARKEN 1977) Samy Ben-Youb / Simone Signoret

Filmi çektiğinde 55 yaşında olan Simone Signoret, Auschwitz geçmişiyle fahişeliğin erken yaşlandırdığı 67 yaşında arada bir demans belirtileri gösteren hasta ve yıpranmış Rosa’yı aldığı César ödülünü fazlasıyla hak eden olağanüstü bir performansla yorumlar. Metnin bir insanın kendi ölümünü seçme hakkı olduğunu savunması ise özellikle saygı duyulacak bir çabadır. Filin o yıl En İyi Yabancı Film Oscar Ödülünü aldığını da belirtelim.

İlk uyarlamadan 43 yıl sonra Edoardo Ponti romanı yeniden uyarlar. 13 Kasım 2020’de Netflix’de gösterime giren bu son çalışmada bir dönemin ünlü yapımcısı Carlo Ponti’nin oğlu olan Edoardo, Madame Rosa’yı yorumlama görevini 86 yaşında tekrar sinemaya dönen annesi, efsanevi oyuncu Sofia Loren’e verir.

Annesiyle 8 yıl önce, geçenlerde Padro Almadovar’ın tekrar el atmış olduğu Jean Cocteau tarafından yazılmış “İnsan Sesi” adlı oyunun uyarlaması “La voce umana”da da çalışmış olan Edoardo Ponti, öyküyü günümüzün deniz kıyısındaki bir İtalyan kasabasına aktarırken romanın özgün adını İtalyanca olarak korur: “La vita davanti a sé”.

ONCA YOKSULLUK VARKEN 2020) İBRAHİMA GUEYE / SOPHİA LOREN

Yazar yönetmenini uyarlamada yaptığı en büyük değişiklik Momo ile Madame Rosa’nın ilişkisini romandaki gibi yıllarca süren bir beraberlik olarak değil, 6 aylık bir sürede gelişen bir olay dizisi olarak ele almasıdır. Buna karşın, artık yeni çocuk bakamayacak kadar yaşlı ve hasta olmasına karşın Rosa’nın yakın arkadaşı Doktor Coen’in hatırı için yanına aldığı hırçın Momo ile inişli çıkışlı ilişkisi romandakine daha yakındır. İlk filmin kara mizah yüklü “akıl hastanesinden çıkan baba” sekansı hiç anılmayarak anlatının baştan sona dramatik bir dokuya sahip olması da sağlanır.

Önemli bir ayrıntı farkı da Ashgar Farhadi’nin gözde oyuncusu Babak Karimi’nin nin üstlendiği Hamil karakterinin bu filmde daha derinlikli bir boyut kazanmasıdır. İki kimsesiz insanın iletişim kurma çabasının büyük yükünü sadece kelimelerle değil, mimikler ve suskunluklarla da ifade etmek zorunda kalan Sofia Loren, dantel gibi işlediği. kusursuz performansıyla, oyunculukta emeklilik olmadığını bir kez daha ispatlar. Momo’yu canlandıran Ibrahima Gueye’nin de müthiş bir keşif olduğunu ekleyelim.

Karşımızda, müthiş çarpıcı bir romandan yapılmış, aslında o kadar da çarpıcı olamayan iki farklı uyarlama var. Uyarlamanın işlevini romanı sinemaya aktarmaktan çok, romandan esinlenerek bir sinemasal yapıt yaratmak olduğu düşünülürse bu farklılık hem doğal hem keyif verici. Her iki yönetmenin de öykünün aykırılıklarından uzak durarak filmlerini iki büyük oyuncunun performanslarına dayandırmaları da ilginç tabii ki.

Sonuç olarak söz ettiğimiz filmler, eli yüzü düzgün çalışılmış, ancak başyapıt seviyesine ulaşmamış birer çalışma. Ama ne gam. Artık aramızda olmayan Simone Signoret’yi ya da 86 yıl boyunca yaşamış olduğu tüm deneyimleri performansına aktaran Sofia Loren’i madame Rosa olarak izlemek bir başka keyif.

Önemli Not : Edoardo Ponti’nin filmi için çok daha ayrıntılı bir eleştiri arayanlara Kamuran Kaya’nın bu sitedeki eleştirisini özellikle tavsiye ederim.

Hepinize sağlıklı seyirler dilerim.

1977 YAPIMI FİLMİN YÖNETMEN, TEKNİK EKİP VE OYUNCU KADROSU

Yönetmen / Senaryo : Moshé Mizrahi 

Görüntü Yönetmeni : Néstor Almendros

Müzik : Dabket Loubna, Philippe Sarde

Oyuncular : Simone Signoret, Samy Ben-Youb, Michal Bat-Adam, Geneviève Fontanel, Gabriel Jabbour, Mohamed Zinet, Elio Bencoil, Stella Annicette, El Kebir, İbrahim Seck, Math Samba, Bernard Lajarrige

Fransa / Dram / 105 Dk.

2020 YAPIMI FİLMİN YÖNETMEN, TEKNİK EKİP VE OYUNCU KADROSU

Yönetmen : Edoardo Ponti

Senaryo : Ugo Chiti, Edoardo Ponti

Görüntü Yönetmeni : Angus Hudson

Müzik : Gabriel Yared

Oyuncular : Sophia Loren, İbrahima Gueye, Renato Carpentieri, Abril Zamora, Babak Karimi, Losif Diego Pirvu, Massimiliano Rossi

İtalya / Dram / 94 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here