Organize İşler : Karun Hazinesi

İyi bir aksiyon-suç ve komedi dizisi

Organize İşler : Karun Hazinesi, rolünü iyi taşıyan oyuncuları, güldürü unsurlarını şiddet veya argodan ziyade durumsal bir mizaha dayandırması ve hikayesi ile uyumlu sahne mekanlarını / dekorasyonlarını seçmesi ile izlenesi yapımlardan biri olmuş. Bütünsel bir yönden bakıldığında, hikaye bazen tökezlese de süreç içerisinde yeniden devam etmenin bir yolunu bularak, iyi bir aksiyon-suç ve komedi dizisi olmanın hakkını vermiş. Haftasonunu sıkılmadan, yorulmadan ve çok zahmete girmeden deneyimlemek isteyenler için.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Başladı, Bitti ve Yeniden Başladı

Yerli sinemamıza 2005 yılında kazandırılarak kayda değer gişe rakamlarına ulaşan ve izleyici tarafından yoğun ilgi gören “Organize İşler” ve onu 2019 yılında takip eden “Organize İşler Sazan Sarmalı” filmlerinden sonra, yapım “Organize İşler : Karun Hazinesi” ismiyle ve film formatından dizi formatından evrilmek suretiyle Netflix çevrimiçi platformu üzerinden dün itibariyle yayınlanmaya başlandı. Sekiz bölümden oluşan ve her bir bölümü yaklaşık 40 dk süren dizinin galası geçtiğimiz hafta yapılırken, yayın tarihi izleyicilerce merakla beklenmekteydi. Film serisinin bir dizi serisine dönüştürülmesi ve global bir çerçevede izleyiciye servis edilmesi planlanmış olacak ki, diziye erişim için uluslar arası bir platform tercih edildi. Dizi, teknik ekibinin çoğunun birebir içinde yer aldığı BKM yapımın Netflix ile ilk işbirliği değil. Dolayısıyla yapım şirketi ve platformun ortaklığı da anlaşılır bir durum. Filmlerin aksine, çekim alanını İstanbul ile sınırlı tutmayan ve Muğla ilinden de yararlanan dizideki çekim alanlarının Erdoğan’ın şahsına ait olduğu duyumlar arasında.Yaklaşık bir sene önce tamamlanan dizinin servis edilmesi ise günümüzü buldu.

Teknik Ekip ve Oyuncu Kadrosu

Yönetmen koltuğunda, filmlerin de yönetmenliğini üstlenen Şenol Sönmez otururken, geleneği bozmayarak diziyi kaleme alan ve yazarlığını yaptığı işlerde oyuncu olarak bulunmaktan keyif alan Yılmaz Erdoğan oldu. Film ekibi ile dizi ekibi kıyaslandığında, ekibe dahil olan ve ekipten ayrılan karakterler mevcut. Hatta ekibin tamamen netleşmesi, çekimlerin başlamasından kısa süre öncesine kadar uzanıyor. Tolga Çevik, Özgü Namal ve Cem Yılmaz gibi ilk filmden, Büşra Pekin ve Ahmet Mümtaz Taylan gibi ikinci filmden oyunculara dizi serisinde rastlanmıyor. Uraz Kaygılaroğlu (Sado), Selim Bakraktar (Felemez), Bensu Soral (Asım Noyan’ın kızı Nazlı Noyan), Şükran Ovalı (Tv sunucusu) ve Menderes Samancılar (Meftun Baba) ekibe yeni katılan olan isimler arasında yer alıyor. Filmlerin kemik kadrosunu oluşturan, Yılmaz Erdoğan (Asım Noyan), Kıvanç Tatlıtuğ (Sarı Saruhan), Ezgi Mola (Lerzan Berrak), Demet Akbağ (Nefise), Rıza Kocaoğlu (Arıza Rıza), Ersin Korkut (Pokemon Ersin) ve Okan Çabalar (Taklacı Ziya) ise dizi serisinde boy gösteriyorlar.

Seriye devam eden ve yeni katılan isimler ve canlandırdıkları karakterler göz önüne alındığında, hikayenin zenginleştiği yorumunda bulunmak yanlış olmayacaktır. Herkesin rolünün hakkından fazlasıyla kalktığı dizide, diziye dahil olan Uraz Kaygılaroğlu hayat verdiği Sado karakteri ve başarılı oyunculuğu ile dizide rolünden çok daha fazla yer kaplıyor. Sarı Saruhan rolü ile Kıvanç Tatlıtuğ’un ve Taklacı Ziya rolü ile devam eden Okan Çabalar’ın dziye renk ve canlılık kattıkları, Demet Akbağ başta olmak üzere diğer oyuncularınsa olmaları gerektiği gibi olduklarını fakat Yılmaz Erdoğan ve Ezgi Mola’nın seride biraz ağır kaldığı söylenebilir. Karakterlerin enerjikliği ve yavaşlığı açıdan bakıldığında, dizide bir denge sağlanmış vaziyette. Yılmaz Erdoğan, aksiyon, gizem ve suç katmanlı bu dizide, dizinin fiziksel yanından çok zihinsel yanını temsil ediyor. Filmlere aşina olmayan izleyiciler için, karakterlerin geçmiş deneyimlerinden bahsetmek yerine, yeniden bir tanıtımının yapılmasına ve filmlerdeki karakterlerinden bir nebze ayrıştırılmasına özen gösterilmiş.

Süre-Tempo / Aksiyon Uyumsuzluğu

Daha önce de değinildiği üzere, ilk sezonu sekiz bölümden oluşan dizinin her bölümü farklı sürelere tekabül etmekle birlikte, bölüm başı 35-55 dakika gibi farklılaşan bir zaman aralığına yayılıyor. Normal süreçte, bölüm sürelerinin birbirine yakın bir sürede tutulduğu düşünüldüğünde, bu farklılık dikkat çekiyor. Yine de, birçok yapıma göre, süresi bakımından izleyicisini aceleye getirmeyen, sıkmayan ve uzun bir zamana hapsetmeyen bir yapısının olduğu ifade edilebilir. Dizinin ilk sezonunu tamamlamak, izleyicinin motivasyonuna göre bir veya iki gün alacaktır. Dizinin bölüm içeriklerinin yoğunluğu ele alındığında, yapımın filmden dizi yapımına dönüşmesinin haklı sebeplerini bulmakta zorlandığımın altını çizmeliyim. Sahnelerin yoğunluğu arttırıldığında ve hikayenin amacını ve tutarlılığını sarsmayacak şekilde kısaltıldığında, dizinin 2 saatlik bir film formatında yayınlanması da ihtimaller dahilinde görünüyor.

Bir aksiyon ve suç dizisi olmasına bağlı geniş bir alana yayılan çekimler nedeniyle, sahneye geçmeden önce genişten dara doğru her seferinde kameranın kadraj ebatını değiştirmesi, karakterlerin tümünü sahnenin içerisine alarak bunun bir dizidense içinde yaşanılan bir düzen olduğu vurgusunda bulunulmaya çalışılması ve kemik kadronun yer değişikliğinde bulunduğu anlarda yürüyüşlerinin gösterilmesi gibi sahnelerle birlikte süre uzuyor. Süreyi uzatan söz konusu etmenlerin, dizinin mesajlarına hizmet ettiği anlaşılsa da, sürenin uzunluğunu aklamak pek olası değil, çünkü bir aksiyon filmi için yavaş bir tempo tercih edilmiş. Son bir veya iki bölüm hariç diğer bölümlerde dizinin aksiyon kanadı yalnızca kaçma-kovalama / savunma-hücum üzerine kurulu ve hareketten yoksun. Şiddet görselliğine maruz kalmamak bu görsellere doymuş bir izleyici kitlesi tarafından kabul görse de, dizinin tematik bütünlüğünü desteklemiyor.

Beraberinde, dizi ilk bölümlerini, diğer tüm diziler gibi hikayesinin tanıtımına ayırmış durumda. Tanıtıma eşlik eden kahramanın yani Asım Noyan’ın istemediği halde hikayenin yolculuğuna çekilmeye çalışılmasından sonra, sezonun ortalarına yaklaştıkça bir rahatlama geliyor. Kahramanın bu hikayeden kaçamayacağını anlaması ve bu yolculuğa çıkmak zorunda olduğunu idrak etmesi ise sezonun ortalarına denk düşüyor ve çekirdek hikaye ikinci yarıda başlıyor. Özellikle, son iki-üç bölümde, dizi yavaş giden temposunu yükseltirken, izleyiciler de koltuğunda hareketlenmeye başlıyor. İlk yarıdaki temponun tatmin etmeyen düzeyinin, sadık olmayan bir izleyici için diziye devam etme isteğini azaltacağını varsayıyorum.

Hikayesi

Dizinin hikayesi, organize suç dünyasının eski ve bilinen simalarından Asım Noyan’ın (Yılmaz Erdoğan), dolandırıcılık işlerinden sıyrılmak ve emeklilik günlerini geçirdiği sakin bir hayata adım atmak istemesine rağmen, tarihi dönemlerin en büyük zenginliklerinden Karun hazinesinin yerini işaret eden gizemli bir haritanın ortaya çıkmasıyla planlarının değişmesine odaklanıyor. Karun hazinesine ulaşana değin eski hesaplar ayağına dolaşırken, bu büyük hazine karşısında kayıtsız kalamayan Asım Noyan son ve en büyük vurgunu yapmak üzere yola düşüyor ve bu amaç için eski ve yeni üyelerinden oluşan çetesini bir araya getiriyor. Asım emellerine ulaşmak için çıktığı bu yolda definenin peşindeki tek isim olmamasından dolayı; yerel mafya grupları, diğer suç örgütleri ve uluslar arası define avcıları tarafından engellenmeye çalışılıyor. Dostun ve düşmanın sürekli yer değiştirdiği hikayede, kimin kime tutunacağı kestirilemez oluyor ve hikaye çeşitli plan ve stratejilerle akıyor.

Tarihte Karun adıyla tanınan, M.Ö. 500’lü yıllarda Manisa’nın Salihli ilçesi civarında yaşamış ve ilk parayı basan Lidya Kralı Kroisos dillere desten bir zenginliğe sahip. Zenginliğine ve otoritesine inanan Kral’ın Persler tarafından bozguna uğramasıyla Krallığı yıkılırken, 1960’larda Krallığın mezarlarını yağmalayan köylüler ve kaçakçıların akıbetinin iyi olmaması, halk arasında “Karun’un Laneti” olarak anılagelmiş. Bahsi geçen dönemde yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan bazı hazinelerin kaçırıldığının fark edilmesi ve ülkemize dönmesi uzun yıllar almış. Diziye esin kaynağı olan bu hikaye, ganimetlerin bir kısmının İstanbul’un fethi esnasında İstanbul’a kaçırıldığı şeklinde dönüşümüne uğratılmış ve hikaye böylelikle İstanbul’daki Ayasofya ve Topkapı gibi tarihi alanlara taşınmış. Hikayenin orjininde gerçeklik payının bulunması ve “Karun’un Laneti” gibi söylemler, dizinin hikayesini ilgi çekici kılmış ve gizemli bir atmosferde geçmesine sebebiyet vermiş.

Çatışma / İkilemler-Aracı Rol

Dizinin hikayesi birçok noktada ikilemler çatışması üzerinden ilerliyor. Emeklilik planları yapan Asım’ın bu planlardan vazgeçmek zorunda kalması ve son ve en büyük vurgununu yapmak istemesi, onun kendi içinde düştüğü bireysel bir çatışma olmasıyla temel bir ikilemi ortaya koyuyor. Herşeye karşılık defalarca kendine verdiği sözleri hatırlayan kahraman, Kral Kroisos benzeri bir kibirle, her defasında hırsına ve tutkusuna yenik düşüyor ve kendini daha da çetrefilli olayların içinde buluyor. Yine, Noyan’ın içinde yer aldığı suç dünyasından dolayı onun adına endişe eden ve onunla iletişimini koparan kızı Nazlı ile Asım arasındaki ilişkiye bakıldığında, nesiller arası bir çatışma gözlemleniyor. Babasını anlamayan kızı ve kızını anlamayan baba figürleri ile nesiller arası farklılık gözler önüne seriliyor ve birbirini takip eden iki nesil arasında bir anlayış uçurumu yaratılıyor.

Ayrıca, hikaye yeni nesil uluslar arası suç örgütler (Nefise-Demet Akbağ) ve yerel suç örgütleri (Sarı Saruhan-Kıvanç Tatlıtuğ) ile eski nesil yerel suç örgütleri (Asım Noyan ve çetesi) arasındaki benimsenen yöntem ve usul farklılıklarına dikkat çekiyor. Hatta hazineyi yağmalayan köylülere ve kaçakçılara selam veriliyor. Bu da dizide sıklıkla “old school-new school” tartışma ortamı yaratarak ve geleneksel ve modern arasındaki gerilimde hangi tarafın galip geleceği merakını tetikleyerek hikayeyi başka bir boyuta ulaştırıyor. Hikayede antagonist (Nefise, Felemez) ve protagonist (Asım Noyan ve çetesi) taraflar arasında yaşanan gerilimde, yine yeni nesle dahil edilebilecek Sarı Saruhan karakterinin bir aracı rol ve belirleyicilik işlevi üstlenmesi, hikayenin gidişatını etkilemesi açısından yorumlandığında geleneksel ve modernizmin kesişim kümesi olarak değerlendirilebilir. Antagoniste karşı kazanılmaya çalışılan bu mücadelede, beslenme noktasının yarı antagonist olması dizideki gerilimi sıcak tutmaya yarıyor ve izleyicisini düşündürüyor.

Ahlaki Değerlerin Dramla Buluşması / Gerçek Lanet ya da Hazine

Asım Noyan’ı ve ekibini içeren dizi kahramanlarının bir suç örgütünü temsil ediyor olmaları ve “Vegasta olan Vegas’ta kalır” misali “Geçmişte olan oldu biz yarınımızı kurtaralım” anlayışı ile kahramanların bundan sonra temiz bir hayat sürdürmeye niyetlenmeleri dizide birtakım ahlaki mesajların verilmesine neden oluyor. Noyan’ın gerek arkadaşlarına yaptığı konuşmalar gerekse kızına verdiği sözler bunun bir kanıtı olmakla beraber, niyetlenenden gerçekleşen her sapma dizide dramatik bir olgu yaratıyor. Yılmaz Erdoğan’ın bu tarzı bizlere yabancı değil. Karakterler ne yaparlarsa yapsınlar, idealize edilen ve fantezisi kurulan bir yaşam ile karakterlerini ayakta tutmaya çabalıyor ve bu akisten duygusal olarak faydalanıyor. Diğer işlerine kıyasla, dizide bu tonajdan minimal düzeyde faydalanılmasını olumlu bir kazanım olarak değerlendiriliyorum.

Çözülmesi gereken harita karakterlerin arzu ettikleri yaşam şekline giden bir rehber niteliği taşıyor. Haritanın rehberliğinde varılan hazine de, karakterlerin karanlık delik / dehliz ve denizlerdeki gölgelerine varmaları ve burada dönüşüme uğramaları anlamına geliyor. Maddi bir zenginlik içerisinde çıkmanın hedeflendiği bu karanlık, karakterlere “iyi bir insan olma öğretisi” sunarak misyonunu tamamlıyor. Aranılan ve ulaşılmak istenen hazineye varan meşakkatin çözümünü de içinde barındırdığı fakat bunun bir bedeli olduğu hatırlatılıyor bizlere. Dizide, kişisel husumetlerin felaketlere yol açtığına ve duygular işin içine girdiğinde hataların yapılacağına değinilerek, dönüşüm yolculuğunda tedbirin elden bırakılmamasını salık veriyor. Herkes Karun’un lanetinin hazineyi bulmak olduğunu varsayarken, dizi bu lanetin maddiyata ulaşmakla değil, ulaşılan maddiyatın maneviyatla buluşmamasında olduğunu savunuyor ve sezonluk hikâyesini bitiriyor.

Diziye Dair

Organize İşler : Karun Hazinesi, rolünü iyi taşıyan oyuncuları, güldürü unsurlarını şiddet veya argodan ziyade durumsal bir mizaha dayandırması ve hikayesi ile uyumlu sahne mekanlarını / dekorasyonlarını seçmesi ile izlenesi yapımlardan biri olmuş. Bütünsel bir yönden bakıldığında, hikaye bazen tökezlese de süreç içerisinde yeniden devam etmenin bir yolunu bularak, iyi bir aksiyon-suç ve komedi dizisi olmanın hakkını vermiş. Haftasonunu sıkılmadan, yorulmadan ve çok zahmete girmeden deneyimlemek isteyenler için Netflix çevrimiçi platformunda sizleri bekliyor, şimdiden herkese iyi seyirler!

Yönetmen : Şenol Sönmez

Senaryo : Yılmaz Erdoğan

Görüntü Yönetmeni : Alican Akgün

Kurgu : Mustafa Preşeva

Müzik : Deniz Erdoğan, Yıldıray Gürgen, Ozan Çolakoğlu, Nil Karaibrahimgil

Oyuncular : Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Ezgi Mola, Uraz Kaygılaroğlu, Demet Akbağ, Bensu Soral, Rıza Kocaoğlu, Selim Bayraktar, Atakan Çelik, Ersin Korkut, Okan Çabalar, Ekin Türkmen, Şükran Ovalı, Menderes Samancılar

Türkiye / Komedi-Suç-Aksiyon-Gizem / 8 Bölüm 45 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz