Reis filminin yönetmen koltuğuna 1962 Afyonkarahisar doğumlu ”Eşrefpaşalılar(2010)” filminden tanıdığımız Hüdaverdi Yavuz oturmuş. Tamamı Kıbrıs’da çekilen filmin galası 26 şubat akşamı Maslak Tim’de yapıldı. Gala öncesi oyuncularla röportajlar yapılıyor, görüntüler alınıyor ama ortalarda yapıma emek veren yönetmen Hüdaverdi görünmüyordu. Görevlilere sordum, rahatsızlığı nedeniyle katılamadı dediler. Rahatsızlık, hemde Gala öncesi! Bu durum bana tuhaf geldi ve yönetmene mesaj attım neredesiniz diye. Adamcağız hasta falan değil gayet iyi. Yapımcılarla aralarında oluşan problem nedeniyle galaya katılmamış. ”-Filmimin son halinden benimde haberim yok, bende herkes gibi bilet alıp sinemada izleyeceğim” dedi. Düşünebiliyor musunuz? Filme emek veren, ekibi ile beraber gece gündüz demeden çalışan yönetmen filminin Galasında yok! Bu, kötü bir durum. Sorunun kaynağını burada yazmayacağım ama umarım başka filmlerde bu tür anlaşmazlıklar yaşanmaz.

Film, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluğu, gençliği, aile yapısı, siyasi mücadeleleri ve belediye başkanı olduğu dönemleri anlatıyor. Bunları yaparken de derinlere inmeyip kısa dokunuşlar yapıyor. Bunu da doğal karşılamak gerek. Cumhurbaşkanımızın mücadelelerle dolu yaşam mücadelesini 2 saate başka türlü sığdıramazsınız. Filmin en büyük sorunu kurgusu, müziği ve oyunculuklar. Kurgu sorunun nedenini yönetmenin olaya müdahil edilmemesine bağlıyorum. Netice itibarı ile kendisi ve teknik ekibi bu işten uzak tutularak sürekli gel git yapılmış. Yönetmen, ekibi ile birlikte küstürülmeyip olaya müdahil edilebilseydi  film iyi olabilirdi ama maalesef ham kalmış.

Oyunculuklar çok derinliksiz geldi bana. Oyuncular, canlandırdıkları karakterleri çok fazla önemsemeyip üzerinde de detaylı çalışmamışlar. Bunun nedeni de 2-3 kez anlaşmazlık yüzünden film setinin ertelenip uzun süre ara verilmesi ve ücretlerini zamanında alamadıkları için isteksiz çalışmaları olabilir. Kurgu, müzik ve oyuncu yetersizliği filmi yukarılara taşıyamadığı gibi sıradan bir tv filmi olmaktan da öteye götürememiş ne yazık ki.. Ak Partiye ve kurucusu R.T.Erdoğan’a gönülden bağlı olan halkın bu filme, eksiklerine rağmen destek vereceğini düşünüyorum. Gişe rekoru kırar mı bilmiyorum ama bana biraz zor gibi gözüküyor. Çünkü; Erdoğan’ı ve Hükümet içindeki yaşananları anlatan diğer filmler çoğu sinemada ücretsiz gösterilmelerine rağmen gişede hayal kırıklığı yaşamıştı. Bizim halkımız, ilk önce başrolde kim oynuyor diye sorar. Tanımadığı oyuncu varsa bedava da olsa filme gitmez ve karşısında ki paralı ”Recep İvedik” filmini tercih eder.

Sözün özü: 2 Ay önce gösterime gireceği açıklanmasına rağmen bekletilerek referandum öncesi vizyona sokulan film, halkın tercihini etkileme yolunda tüm sinema salonlarında gösterilerek bir propaganda aracı olarak kullanılabilir. Ancak; eksiklikleri bir hayli fazla olan film kaş yapayım derken gözde çıkarabilir! Film, R.T.Erdoğan’ın çocukluğunu, gençliğini ve hapishanelere kadar uzanan mücadele yıllarını merak eden sevenleri için iyi bir seçim olabilir. İyi seyirler.

Film notum:

 

 

1 YORUM

  1. İyi yada kötü bir liderin filmi yapılmış tamamda hangi lider hayattayken filmini izleyebildi? Bence sanatsal deneyimden çok propaganda amacı güden bir yapım. Ayrıca filmin referandum öncesi bu denli haber olmasına ayrıca düşündürücü.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here