Sisu

Finlandiya’lı John Wick ya da Rambo

Sisu, sizi nelerin beklediğini bilmediğiniz ve bittiğinde hemen tekrar izlemek istediğiniz filmlerden birisi olarak arşivinizde yer alacak bir yapım. Sisu, ritmi, ruhu, sansasyonel kahramanı ve çok az kusuru ile kesinlikle sinemalarda izlenmesi gereken bir film.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Durdurulamaz ölümsüz Güç

Yorumumuza başlamadan önce Filme ismini veren ”Sisu”nun ne anlama geldiğine bakalım. Sisu, durdurulamaz, sarsılmaz, azimli anlamını taşıyor. Eski bir komando olan Kahramanımız Aatami (Jorma Tommila), savaşmayı reddederek ordudan ayrılmıştır. Ordudan ayrıldıktan sonra yaşamını garantiye almak için 1944 yılında 2. Dünya Savaşının sonunun yaklaştığı günlerde dağlarda altın aramaktadır. Altın damarı bulan Aatemi, bulduğu altınları atının heybesine yükleyerek bankaya götürmek için yola çıkar. Yolda ortalığı yakıp yıkarak, önlerine gelen köylüleri öldürerek geri çekilen nazi askerlerine rastlar.

Naziler, Aatemi’nin eşyalarını karıştırıp altınları görünce onu öldürüp altınlarını almak isterler. Ama bu o kadar kolay olmayacaktır. Karşılarında, 300 Rus askerini gözünü kırpmadan öldürmüş olan, ülkesinde ve Rusya’da efsaneleşmiş, Rusların ”Koschey : Ölümsüz” lakabını taktığı bir komando vardır.

Direnç ve dayanıklılık

Komando eskisi Aatemi’nin John Wick ve Rambo‘dan farkı yok. Aatemi’de John Wick ve Rambo gibi durdurulamaz bir öcü. Asla ölmüyor, öldürülemiyor. Savaş tekniklerini çok iyi bilen, zor durumlarda ne yapacağını ezberlemiş, boynundan asıldığında bile uzun süre hayatta kalabilmeyi başarabilen, vücudu yaralardan haritaya dönmüş bir ölüm makinesi. Unutmadan söyleyeyim Wick gibi onunda değer verdiği bir köpeği var.

Filmin konusu oldukça basit. Beş bölüm olarak bize sunulan hikaye, izleyen de bol aksiyonlu bir çizgi roman kahramanı, bir kovboy filmi izliyormuş havası yaratırken daha ilk açılış sekansında sizi avucunun içine alıyor ve bir daha bırakmıyor. 90 Dakika su gibi akıp gidiyor. Sisu‘yu John Wick ve Rambo filmlerine benzetmiş olsak da içerik ve biçim olarak tamamen farklı yapımlar. Benzerlikleri ise aksiyon, her kahramanda nadir görülen irade, kararlılık, direnç ve dayanıklılık.

Konuşmaya gerek yok…

Sisu, konuşmaya gerek duymadan bakışları, varlığı ve hareketleriyle her şeyi karşısındakine aktaran bir kahraman. Filmin ilettiği sempatik dokunuş ve saçmalıklar hikayede serbest bırakılmış. Grafik de kalan şiddet ve olayları uç noktalara götüren ise karakterler olmuş. Yönetmen / senarist Jalmari Helander, filminde gerçekçilik aramamış, anlattığı hikayeye seyircinin katılmasını istemiş. Anlatılan hikayenin kahramanlarının bazı durumları, imkansız olmasına rağmen hikayeye olabildiğince uymamasına, bu da senaryonun tutarlılıktan çok izleyicinin hoşgörüsüne girdiği anlara yol açar. Bu nedenle hikayenin kahramanı, kötüler onu öldürmeden farkına varamadan ölmek üzere olabilir.

Filmin senaryosunu, kurgusunu, müziklerini ve oyunculuklarını sevdim. Az konuşan eski komando Aatemi rolünü canlandıran Jorma Tommila rolüne cuk oturmuş. Nazi komutanı kötü adam Bruno rolünde Aksel Hennie‘yi de çok beğendim. İki oyuncu da iyi iş çıkarmış.

Sisu, sizi nelerin beklediğini bilmediğiniz ve bittiğinde hemen tekrar izlemek istediğiniz filmlerden birisi olarak arşivinizde yer alacak bir yapım. Sisu, ritmi, ruhu, sansasyonel kahramanı ve çok az kusuru ile kesinlikle sinemalarda izlenmesi gereken bir film.

Yönetmen / Senaryo : Jalmari Helander

Görüntü Yönetmeni : Kjell Lagerroos

Kurgu : Juho Virolainen

Müzik : Juri Seppä, Tuomas Wäinölä

Oyuncular : Jorma Tommila, Aksel Hennie, Mimosa Willamo, Jack Doolan, Onni Tommila, Arttu Kapulainen, Vincent Willestrand

Finlandiya / Aksiyon-Savaş-Dram / 90 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz