The Hateful Eıght

1963 ABD doğumlu sinema dalında Oscar dahil birçok ödül sahibi ünlü oyuncu senarist yönetmen Quentin Tarantino, bugüne kadar senaryosunu yazıp yönettiği; ”My Best Friend’s Birhtday (1987), Rezervuar Köpekleri (1992), Ucuz Roman (1994), Jackie Brown (1997), Kill Bill serisi (2003-2004), Soysuzlar Çetesi (2009), Django (2012) olmak üzere 7 filme imza attı. The Hateful Eight, yönetmenin yazıp yönettiği 8. filmi.

Tarantino, yeni filmi The Hateful Eight ‘de daha önce çalıştığı oyunculara rol vererek hem vefa borcunu ödemiş hem de onlarla ne kadar iyi anlaştığını göstermiş izleyiciye. Tarantino’nun kamerasından genellikle şiddet ve kan eksik olmuyor. Ama bunu itina ile seçtiği müziklerle, tablo gibi görsel detaylarla öyle güzel birleştiriyor ve kurguluyor ki kan ve şiddet sahneleri size şiir gibi geliyor. The Hateful Eight’de karakterleri tanıtan uzun tiratlar olmasına rağmen izleyici sıkılmıyor ve bir sonraki adımı bekliyor. Filmini 5 bölüme ayırarak, izleyicinin olaylara odaklanmasını sağlayan yönetmen, özel olarak yazdığı sahnelerle eski ünlü oyuncularının kendi şovlarını yapmalarına da imkan tanımış. Ancak, o şov sahneleri bittikten sonra bazıları adeta saksı görevi üstlenmiş. Filmi izlerken eski ünlü oyunculardan, rahmetli Erol Büyükburç gibi ”-Ben saksı mıyım, bana saksı muamelesi yapamazsın?” repliğini bekliyorsun haliyle 🙂

THE HATEFUL EIGHT

Tarantino, The Hateful Eight’de Hitchcock tarzı psikolojik gerilimle polisiye dedektifliği harmanlayarak bildiğimiz western filmlerinin dışına çıkmış. Binbaşı (Samuel L.Jackson), değme dedektiflere taş çıkartan felsefi sorularla odadaki 7 adamı sorgularken ”katil kim?” sorusu beyninize mıh gibi çakılıyor.

THE HATEFUL EIGHT

Biraz filmin hikayesini kısaca özetleyip sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim. İç savaş biteli 6 yıl olmuş ve hayat normale dönmüştür. İçinde Cellat John Ruht (Kurt Russell) ve yakaladığı kaçak Daisy Domergue (Jennifer Jason Leigh)’un olduğu, Red Rock kasabasına gitmekte olan bir posta arabası, karlı, tipili soğuk bir kış yaşayan Wyoming’te son sürat yol alırken Binbaşı Marquis Warren (Samuel L.Jackson) tarafından durdurulur. Binbaşı Marquis, bindikten sonra yolda kalan başka bir yolcu arabayı durdurur. Bu yolcu, Red Rock kasabasının şerifi olduğunu iddia eden Güneyli haydut Chris Mannix (Walton Goggins)’ten başkası değildir. Araba, hava kararmadan konaklama yeri olan Minnie’s Haberdashery’e gelir. Burada dörtlüyü, mekanın sahibi yerine başkaları karşılar. Minnie’yi çok iyi tanıyan binbaşıya annesinin yanına gittiği söylenir. Binbaşı, renk vermez ancak garip olayların döndüğünü fark eder ve olacakları zamana bırakır…

THE HATEFUL EIGHT

Eski tüfeklerin rol aldığı filmde, Samuel L.Jackson, Kurt Russel, Walton Goggins iyiydi. Diğer ünlü oyuncular Tim Roth, Michael Madsen, Bruce Dern ise ise ikişer dakikalık şovlarının dışında saksı vazifesi gördüler. 8 oyuncunun içinde, filmin tek kadın oyuncusu Jennifer Jason Leigh’t diğerlerine göre bir tık daha iyiydi bana göre. Bu film için bestelenen müziklerde filmin ruhuna cuk oturmuş. Özellikle jenerik müziğini çok beğendim.

THE HATEFUL EIGHT

Sözün Özü: Filmin adı Oscar adayları arasında geçiyor ama bana göre En İyi Film Dalında Oscar’a uzanacak bir film değil. Yine de, tiyatral uzun tiratlarına ve Tarantino’nun en zayıf filmi olmasına rağmen bir film 3 saat boyunca sıkılmadan kendini izlettirebiliyorsa o film olmuş demektir. Samimiyetle söylüyorum, Tarantino’nun yerinde başka yönetmen olsaydı bunu başaramazdı. İyi Seyirler.

Film notum:

THE HATEFUL EIGHTTHE HATEFUL EIGHT

3 YORUMLAR

  1. Hiç Anadolu köylerinden birinde bulundunuz mu? Özellikle kış aylarında? Çünkü eğer bulunduysanız, bu Western yapım sizi resmen Anadolu köy hayatlarının birisinin içine sokuyor.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here