2026 Cannes Film Festivali Ödülleri

CANNES FESTİVALİ ÖDÜLLERİ

Favorisi olmayan 79. Cannes Film Festivali’nde Cristian Mingiu’nun “Fjord”u Altın Palmiye’nin sahibi oldu. Bu yazımda ödül listesine giren 8 filmden bahsedeceğim.

PAWEL PAWLİKOWSKİ

Rumen yönetmen Cristian Mingiu 2. Altın Palmiye’sine kavuşunca, “Çifte Altın Palmiye Ödüllü Yönetmenler Kulübü”nün yeni üyesi oldu. Benim için 61 yıldır ilk kez heyecan yaşamadığım bir Kapanış Galası Ödül Töreni oldu. Çünkü 22 ana yarışma filmlik seçkide, bir başyapıt veya kalitesiyle öne çıkıp fark yaratan tek bir film yoktu. En çok sevdiğim 3 film en prestijli 3 ödülün sahibi oldu. Festival yönetmenliği ödül listesinin 7 filmden oluşmasını şart koşar. Park Chan-wook liderliğindeki jüri, Mizansen Ödülü’nü 2 film arasında paylaştırınca, verilen ödül sayısı 8’e çıkmış oldu. Ayrıca En İyi Kadın ve Erkek Ödülleri, filmlerin ikişer oyuncusuna verilince, fazla sayıda teşekkür konuşması dinlemiş olduk. Dengeli bulduğum ödül listesindeki tek bir filme itirazım var. Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Valeska Grisebach’ın “Hayal Edilen Macera / The Dream Aventure”ü hiç bir özellik taşımayan, sıradan, sıkıcı bir filmdi.

Festival başlamadan önce Kapanış Gala’sında Onursal Altın Palmiye verileceği ilan edilen Barbra Steisand Cannes’a gelemedi. 84 yaşındaki bestekar / şarkıcı / yönetmen / yapımcı Streisand törene katılamayınca, ödül konuşmasını Fransız aktris İsabelle Huppert’in yapmasını talep etti. Streisand’ı “Kendi efsanesini bizzat inşa eden süperstar” olarak takdim eden Huppert, çok uzun ama mükemmel bir sunum yaptı. Ödüllere gelecek olursak… 2007’de Altın Palmiye Ödülü alan ilk Rumen olarak “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün” başyapıtıyla izleyicileri hayran bırakan Cristian Mingiu, eleştirel draması “Fiyord / Fjord” ile hak edilmiş 2. Altın Palmiye’siyle taçlandırıldı. Film Norveç’e yerleşen Romanyalı bir göçmen aile hakkında açılan soruşturma sonrasında, yerel yargı sisteminin tarafsızlığını korumadığını anlatıyor. Romanyalı Mihail Gheorghiu, Norveçli eşi Lisbet ve 5 çocukları, Mihail’in anne- babasının ölümünden sonra, dindar Pentekostral inançlarını paylaşan Lisbet’in ailesine yakın olmak amacıyla Norveç’in ıssız bir sahil köyüne yerleşirler.

VALESKA GRİSEBACH

ALTIN PALMİYE ÖDÜLLÜ FİLM

Fiyord”, çatışan dünya görüşlerini, uyumu, hoşgörüyü ve özgürlükte, yakınlığın sınırlarını ele alıyor. Yabancı nefreti ve korkusu (zenefobi) mağduru bir göçmen ailenin yaşadığı acıyı, film gerilimli bir tansiyon eşliğinde izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Mingiu, son derece katı bir püritarizm atmosferi içinde geçen bu 7. filmiyle, “Rumen Yeni Dalga Sinemasının Öncüsü” sıfatını hak ettiğini kanıtlıyor. En az “Fjord” kadar başarılı bir film olan, Rus Andrei Zviagintsev’in “Minotaur”u ikincilik ödülü sayılan Büyük Ödül’e kaydırıldı.

Sürgün hayatını Fransa’da yaşayan yetenekli Rus yönetmen, Claude Chabrol’ün başyapıtı “Sadakatsiz Kadın / La Femme İnfidele”inin remake’ini yaptı. Olaylar filmde Putin Rusya’sının Ukrayna’ya savaş açtığı 2022 yılına taşınıyor. Zviagintsev teşekkür konuşmasınında Putin’e hitap ederek “Bu katliama bir son ver, bütün dünya bunu bekliyor” çağrısını yaptı. Filmde, Vladimir Putin’in emriyle özel bir askeri operasyon ile bir aldatma hikayesi paralel bir şekilde, mükemmel bir mizansen ve kurgu eşliğinde anlatılıyor.

ANDREİ ZVİAGİNTSEV

Aldatma ile ilgili basit bir hikayeyi, Rusya’nın Ukranya’yı işgali gibi daha büyük bir hikayeyle başarılı bir şekilde harmanlayıp, her iki cephede de inceliği korumak, usta bir yönetmenin becerisiyle mümkün olabilir. Hikaye anlatmadaki becerisiyle bilinen Zviagintsev’in sert ve cesur bir sistem eleştirisi, çok etkileyici bir politik film izledik. Mizansen Ödülü 2 film arasında paylaştırıldı. Polonyalı Pawel Pawlikovski’nin “Anavatan / Fatherland”i ile İspanyol Javier Calvo – Javier Ambrossi ikilisinin “Siyah Top / La Bola Negra”sı kürsüye çıktı. 2 İspanyol yönetmenin bıktırıcı derecede uzun teşekkür konuşmalarını dinlemek zorunda kalan Pawlikovski, gösterdiği sabır için övgüyü hak etti. İkiye bölünen bir ödül için tek ödül hazırlanınca, Polonyalı yönetmen deneyimini kullanıp elindeki ödülü İspanyol ikiliye takdim etti. İki Javier bu jesti reddetme kibarlığını göstermeyip ödülü hemen sahiplendi. Festival yönetimi aynı fiyaskoyu En İyi Kadın ve Erkek Oyuncu Ödüllerinin 4 kişiye verilmesiyle tekrarladı.

Rus aktris Tao Okamoto ile Fransız Virginie Efira ile Belçikalı Valentin Campagne ile Emmanuel Macchia’nın biri ödülü aldı, diğeri fotografçılara elleri boş poz verdi. “Anavatan”a dönecek olursak, ana yarışmanın bu en kısa filmi aslında 67 dakikalıktı, bu süre giriş ve kapanış jenerikleriyle 82 dakikaya çıkarıldı. Duyguyu sade bir görsel dil ve kontrollü bir sinema dili üzerinden kuran “Anavatan”, yönetmenin geçmişle hesaplaşma ve kimlik arayışı temalarına döndüğü, sessiz ama ağırlığı olan bir film. 13 yıllık bir aradan sonra terkettiği ülkesine dönen Thomas Mann’ın kızı eşliğinde, Frankfurt’tan Weimar’a yolculuğunu izledik. “Anavatan”, Mann’ın aynı şehirde büyüdüğü Goethe adını taşıyan ödülü almak için, ABD denetimindeki Frankfurt’tan Rus işgali altındaki Weimar’a gidişini anlatan kaliteli bir yol filmiydi. Ödülü paylaşan İspanyol filmi “Siyah Top”a gelince. Her ikisi de deneyimli birer oyuncu olan Javier Calvo ile adaşı Ambrossi, ilk yönetmenlik denemeleri olan bu filmle, büyük bir başarıya imza atmış oldular.

TAO OKAMOTO / VİRGİNİE EFİRA

BELÇİKA SİNEMASININ BAŞARISI

Film 1932, 1937 ve 2017’deki İspanya’nın 3 döneminde eşcinseller hakkındaki zulüme dayanan bir müzikal dram freski. Birbirine bağlı 3 eşcinsel erkeğin hayatlarını konu alan filme, Pénelope Cruz’un kısa ama etkileyici performansı değer kattı. Altın Palmiye Ödülü’nü hak eden 3 film arasındaki Ryusuke Hamaguchi’nin “Aniden (Birdenbire) / Soudain”in, ödül listesinde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne itilmesine üzüldüm. Japon yönetmen, bu 6. filminde Japon ve Fransız oyunculardan kurulu bir oyuncu kadrolu, Japonca ve Fransızca konuşulan, kusursuz mizansenli filminde, bireysel ve toplumsal sorunlara değinen, entellektüel seviyesi yüksek “Aniden” ile Cannes’daki eleştirmenlerin takdirini topladı. Bu film için Japonca öğrenen Virginie Elfira performansıyla Fransız sinemasının en yetenekli kadın oyuncularından biri olduğunu kanıtladı. Mükemmel bir Fransızca konuşan Japon Tao Okamoto Efira’ya ayak uydurup mükemmel bir ikili oluyorlar.

Belçika sineması ana yarışmadaki 2 filmiyle de ödül listesine girme başarısını gösterdi. Cannes’da,tek başına yönettiği ilk film olan “Kurtuluşumuz / Notre Salut”de büyük babasının yaşadıklarından esinlenen Emmanuel Marre’ın filmini Altın Palmiye Ödülüne layık gören sayısız eleştirmen vardı. Filmde 1940’ın Eylül ayında işsiz Henri Marre, Mareşal Petain’in yeni rejiminin kurulduğu Vichy’ye iş bulmak için beş parasız gelir. Çalışma Bakanlığında bulduğu işinde başarılı bulunup kendine iyi bir hayat kurar. İşleri arasında, civar şehirlerdeki Yahudileri toplayan Gestapo’nun tutuklularını temerküz kamplarına sevkedilmelerini organize etmek de vardı. 2. Belçikalı yönetmen, kariyerinin ilk 2 filmiyle Cannes’da ödüllendirilen Lukas Dhont (35) 3. filmi “Korkak / Coward” ile, 2 genç oyuncusuna En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Konusu 1. Dünya Savaşı sırasında, acemi askerler bölüğünde geçen filmde, Dhont hiç savaş sahnesine yer vermiyor. Film çok hassas bir eşcinsel aşk hikayesini merkezine alıyor.

PAWEL PAWLİKOWSKİ

Ödül listesindeki tek sevmediğim film olan “Hayal Edilen Macera / The Dream Adventure”ü sona bıraktım. 9 yıl önce Cannes’da izlediğim ve çok beğendiğim “Western”in yönetmeni Valeska Grishenbach, Alman Yeni Dalga akımının yeni sesleri arasında gösteriliyor. Grishenbach filminde, “Western” ile benzer bir coğrafyada, Bulgaristan, Türkiye ve Yunanistan arasındaki sınır bölgesinde yaşayan arkeolog bir kadını merkezine alıyor. Veska, arabası çalınan çocukluk arkadaşı Said ile yeniden bağlantı kurar. Ona yardım etmeye çalışırken, kasabayı etkisi altına alan bir suç örgütüne karışır; bu karanlık ve tehlikeli dünyayla yüzleşmek zorunda kalır. Said rolünde yönetmenin hayat arkadaşı olan Süleyman Milov Letfov var.

Az uykulu bir gecenin ardından, İstanbul’a giden bir sabah uçağında yazdığım bu yazıda, ödüllü 8 filme kısaca değinmeye çalıştım. Sağlam kafayla yazacağım bu filmler ve ödül listesi dışında kalan filmlerle ilgili yazılarımda buluşmak üzere, yazıma burada son veriyorum.

CRİSTİAN MİNGİU
JAVİER CALVO / JAVİER AMBROSSİ

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz