Davet / İnvite
BİR ÇİFTİN BİREYSEL VE İLİŞKİSEL YOLCULUĞU
Film, bir çiftin hem bireysel hem de ilişkisel kalitelerine doğru bizi çıkartan bir yolculuk olurken; iyi işlenen örgüsü, başarılı oyunculukları, duygusal dalgalanmaları rahatlıkla yöneten senaryosu, kıvrak manevralarıyla ve hassas kabul edilebilecek bir konuyu bu kadar ustaca perdeye yansıtmasıyla izlemede tereddüte düşürmüyor.
Evlilikleri yolunda gitmeyen Joe ve Angela’nın gizemli üst komşularını akşam yemeğine davet etmeye karar vermesini ve sıradan gibi görünen akşam yemeğinin çiftin evliliğine doğru bir keşif sürecine dönüşmesini konu edinen “Davet” filminin “Bir Film” dağıtıcılıyla 21 Ağustos’ta ülkemizde gösterime girmesi planlanıyor. Yönetmen koltuğunda filmin başrol oyunculuğunu da üstlenen ve oyuncu, yönetmen ve yapımcı kimliği ile birçok başarılı işe imzasını atan Olivia Wilde otururken, filmin yazarlığını Will McCormack ve Rashida Jones aralarında paylaşıyorlar. Cesc Gay‘in daha önce Fransa, İtalya, İsviçre ve Güney Kore’de de uyarlanan 2020 yapımı İspanyol filmi “The People Upstairs’in” 2021 yılında yeniden çevrimiyle yapılacağı duyurulan filmin vizyona hazır hale getirilmesi yapım ve kast ekibinin zaman içerisinde değişime uğraması sonucu 2026 yılını buldu.
2025 yılında Los Angeles’ta başlanan filmin çekimleri 23 günde tamamlandı ve 24 Ocak’ta 2026 Sundance Film Festivali kapsamında Eccles Tiyatrosu’nda ilk gösterimi yapıldı. Ayrıca 73. Sidney Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde, 79. Locarno Film Festivali’nin Piazza Grande bölümünde ve Golden Trailer Awards’da gösterilmek üzere programa alınan ve Astra Midseason Movie Awards’dan en iyi senaryo ve en iyi yardımcı oyuncu (Penélope Cruz) ödülleriyle dönen filmin Amerika Birleşik Devletleri’nde 26 Haziran 2026’da sınırlı, Birleşik Krallık’ta 3 Temmuz 2026’da ABD’de ise 10 Temmuz’da ise geniş çaplı gösterimleri gerçekleştirildi. Seth Rogen, Olivia Wilde, Penélope Cruz ve Edward Norton gibi iyi oyuncuları başrolünde bir araya getiren, dünya çapında yüksek izlenme oranlarına ulaşan ve eleştirmenlerden olumlu yorumlar alan filmin ülkemizdeki gişe başarısını daha şimdiden tahmin etmek mümkün görünüyor.
Hikaye
Önceleri bir müzik grubunda yer alan, kısa süreli de olsa adını duyurabilme imkanı yakalayan fakat grubun dağılmasıyla bir konservatuvarda caz grubu eğitmeni olarak çalışmaya başlayan, müzik kariyerinde başarısızlığa uğrayan ve yaptığı işten hoşnutsuzluk duyan Joe (Seth Rogen) işten eve döndüğünde; güzel sanatlar mezunu olmasına rağmen rotasını ev hanımlığına çeviren, gününün neredeyse tamamını evi dekore etmeye ve ev işlerini yapmaya ayıran eşi Angela’nın (Olivia Wilde) üst kat komşuları ve yaklaşık bir yıllık bir ilişki içerisinde bulunan Pína (Penélope Cruz) ve Hawk’ı (Edward Norton) akşam yemeğine davet ettiğini öğreniyor. Yorgun argın eve geldiği bu akşamı ara sıra apartmanın ortak alanlarında karşılaştığı, tanıdığı kadarıyla var oluşlarından hoşlanmadığı ve son dönemde gece saatlerinde yarattıkları yüksek cinsellik seslerine bağlı olarak taraflarınca rahat bir uyku çekmesine engel olunduğu bu çifti ağırlamak konusunda son derece isteksiz olan Joe, eşini bu davetten vazgeçirmek için yoğun bir çaba içerisine giriyor. Angela, misafirler için hazırladığı yemekleri masaya yerleştirmekle, eve aldığı yeni eşyaları düzenlemekle ve güzel görünmek için farklı kıyafetler denemekle meşgul olmaya devam ederken, Joe’nun isteksiz halleri onun da hevesini yitirmesine sebep oluyor.
İç Yüz
Halihazırda evliliklerinin çalkantıda olduğunu, aynı ev ortamını paylaşma noktasında uyum gösteremediğini ve iyi bir iletişim stili benimsemekte güçlük çektiğini anladığımız bu çiftin filmin girişinden ilk yarım saatine değin misafir ağırlama üzerine olan ev içerisindeki tartışmalarını seyrediyoruz. Bu sahnelerde, Joe’nun eve gelirken ona almasının söylendiği şarabı almayışı gibi özensiz tutumlarından; Angela’nın ise eşi üzerindeki müdahaleci ve hatır kollamayan / fikir almayan davranışlarından dem vuruluyor. Joe, misafir davetini sabote etme girişimlerini aslında içten içe “onun için” olmayan bir hazırlığa gösterirken; Angela uzun süredir ev tadilatından dolayı rahatsız ettiklerini düşündüğü ve bir sosyalleşme aracı olarak gördüğü komşularını kusursuz bir biçimde ağırlayamayacak olmanın derdine düşüyor. Tartışmalar, daveti iptal edemeyeceğini anlayan Joe’nun gece saatlerinde gelen yüksek seslerle ilgili misafirleri ikaz edeceğine yönelik savurduğu tehditle sonuçlanıyor. Bir evliliğin orta yerine sanki istemsizce düşen ve neredeyse giriş bölümünü tamamlamaya yaklaştığımız filmden edindiğimiz tecrübeden yola çıkan izleyenler olarak, şahit olduğumuz kaotik ev atmosferi ve çift tartışmaları tedirgin edici arka plan müziği ile birleştiğinde, filmin komedi adı altında bir ilişki gerilim/korku filmi olduğunu düşünmeye yelteniyoruz. Bir nevi, misafirler gelene kadar Joe ve Angela farkında olmaksızın onların mahrem alanlarına giren biz izleyenleri ağırlıyor ve gizli kalmış ilişkileri hakkında bizi oturduğumuz yerde huzursuz eden tatmin edici bir tanıtımla karşılaşıyoruz.
Hoş mu Geldiler?
Joe ve Angela’nın tartışmalarının ortasında Pina ve Hawk’ın eve gelmelerinin akabinde, çift tepkisel yanlarını bastırmak zorunda kalıyor. Elinde kendi hazırladığı bir tatlı güveci ile gelen Pina’nın hayvansal gıdalarını tüketmediğinin ortaya çıkmasıyla ve hazırlığının saatlerce sürmesine bağlı misafirlerin gelişinin iptal edilemeyeceğinin Angela tarafından iddia edildiği fırındaki suflenin unutularak çöpe atılmasıyla, hazırlığın servis kısmının boşa çıkması durumu hasıl oluyor. Servisin boşa çıkmasının metaforik anlamına bakıldığında, bunu Angela’nın Joe ile olan evliliğine dönük yaptığı bir ilişki yatırımı olarak yorumlamak olası. Sufle ile birlikte artık yenilemez/kazanca dönüştürülemez olarak görülen ilişki yatırımları ortadan kaldırılıyor ve ilişkilerinin gidişatında mühim bir yer kaplayacak olan bu çiftin getirdiği tatlı masaya yerleştiriliyor ve o tüketiliyor. Misafirlerinin gelişine rağmen rahatsız edici tavrını elden bırakmayan Joe, sözlerinin düşündüğü etkiyi yaratmadığını görünce ve dürüst davranıyor olması misafirlerce olumlanınca, gece saatlerinde meydana gelen gürültü şikayetini dile getirmekten vazgeçse de Pina ve Hawk bunu gündeme alan çift oluyor ve alışılmışın dışında deneyimledikleri cinsel hayatlarından kaynaklı gürültünün sebebini ev sahiplerine aktarma ihtiyacı duyuyorlar.
Başkasının bahçesindeki çimenlerin yeşilliğine aldanan ve komşularının cinselliğine karşı merak duyan ev sahipleri, sorularını arttırmaya başladığında, konu önce ara sıra pencereden Hawk’ın kendisini görmesinden belirsiz bir memnuniyet duyan Angela’ya ve ortak alanlarda rastlaştıklarında Joe’nun Pina’ya karşı çekim duyduğunu hissettiren davranışlarına geliyor. Angela’nın evin dışına açılan ve ilişkilerinde kabul görmeyecek bir tatmin alanı olarak gördüğü bu pencere, ilişkilerini de azaltan/tüketen bir sızıntı alanı şeklinde düşünülebilir. İlişki içerisinde her bilginin paylaşılmasının ya da açığa çıkmasının lazım gelmediği ve şeffaf olmak adına yapılan bu paylaşımların ilişkide kalıcı hasarlara yol açabileceği düsturu ise aklıma aile ve çift terapisti bir hocamın “Aldatmak bir durumdur. Aldattığını söylemek ise başka bir durumdur. İkisinin ayrı ayrı ele alınması gerekir” deyişini aklıma getiriyor. Birbirlerinden sakındıkları ve görece ilişki üzerindeki hasarı az olan arzuları, konuşulduğunda görünür ve artık yadsınamaz hale geliyor.
Davetli Kim?
Çiftin birbirlerine dair hayal kırıklıklarının anlık sonlanması ve ilişkilerinin aldığı yarayı rafa kaldırmaları, Joe ve Pina’nın cinsel deneyimlerine onları ortak etmeye çağırmasına denk düşüyor. Filme adını veren “Davet” de böylelikle, Joe ve Angela’nın Pina ve Hawk’a ve biz seyircilere yaptığı davetten çıkarak; Pina ve Hawk’ın Joe ve Angela’yı yaşamaya çağırdıkları bir davete evriliyor. İlişkilerindeki cinselliği deneyimleme/deneyimleyememe vaziyetinden ötürü bu davetin onları mutlu edeceğine inanan Joe ve Angela; her ilişkinin farklı dinamiklerinin olduğu gerçekliğini göz ardı ederek kampanyada bir ürün yakalamışcasına olumlu bir yaklaşım sergiliyorlar ve ilişki sınırlarını ihlal ediyorlar. Misafirlikleri boyunca gizemli, aralarında iyi anlaşan ve farklılıklara açık Pina ve Hawk’ın yalnızca “davetleri” değil aynı zamanda sakinlikleri de onları misafirlikten davet eden/domine-ikta eden çift olma pozisyonuna taşıyor. Bu da filmin ironik ve dikkati çok çekmeyen taraflarından.
Her ikisinin aslında ilişkiyi ilgilendiren bu hususta ilişkileri yerine bireysel ihtiyaçlarını önceleyerek ve bir çift olarak içselleştirmeyerek verdikleri bu kararın neticesinin umulduğu gibi gitmediğini izliyoruz. Yarım kalmışlığın getirdiği öfkenin ve acının sesleri evin içerisinde duyulmaya başladığı vakit, izlediğimiz bir diğer şey, Joe ve Angela’nın, Pina ve Hawk’tan ziyade birbirlerinin duygularını ve hassasiyetlerini iyi ağırlayamamaları oluyor. Çiftin ilişkilerinin “ev sahipsiz” kaldığını ve ikisinin de kendi ilişkileri içerisinde birer misafir olduklarını ayırt ediyoruz. Üzerinde yeterince düşünmeksizin fütursuzca yürüdükleri odalardaki zeminin ilişkilerinin zemini olduğunu anlamaları zaman alıyor.
Konuşan Kim?
Joe ve Angela çiftinin arasında yükselen yeni dalga tartışmalarında hakemlik yapma teşebbüsünde bulunan ve filmde bir psikoterapist ve seksoloğu canlandıran Pina karakteri’nin ev sahibi çifti yatıştırmak adına kurduğu “Mutsuzluklarınız yüzünden birbirinizi suçluyorsunuz” cümlesi güzel bir tespit niteliğinde. Her beklentinin bir ihtiyacı açığa vurduğu varsayımından hareket ederek, şu ana değin ilişki beklentilerini açıklamakta çekimser kalan Joe ve Angela çiftinin bireysel mutsuzlukları birbirini suçluyor. İhtiyaçlarını gidermede aç kalan çiftin birbirleriyle her etkileşime girdiklerinde mutsuzlukları aracılık ediyor. Konuşan ya da diğer bir deyişle susan mutsuzluklar. Bir şeyi seçmenin diğer şeyi seçmemek anlamına tekabül ettiği yerde, konuşmamayı seçmek değişimi seçmemeyi beraberinde getiriyor. Buradaki dokunuşların ve açığa vurmaların da ilişkilerin iyiliğine hizmet etmesini umuyoruz.
Sonlarına doğru diğer karakterlerin de insani yönlerine vurgu yapma eğilimi gösteren filmde, Hawk karakterinin travmatik sayılabilecek yaşam deneyimlerini mizah unsuru olarak değerlendirmeyi tercih eden Joe’ya tepkisel yaklaşan Pina’nın verdiği tepki, seyircinin yerine veriliyor. Film, yine içinde bir absürtlük geliştirerek, hem kendini eleştiriyor hem de neticesi itibariyle yeni bir besin malzemesi buluyor. Birçok açıdan çok katmanlı bir film olmayı elden bırakmıyor ve şaşırtmaya devam ediyor. Filmin hedef kitlesinin uygunluğu için bir açıklama yapmak gerekirse, tüm sahneler boyunca cinselliğin deneyimlenmesine yok denecek kadar az yer verildiği ve filmin çoğunluğunun cinsellik üzerine yapılan sohbetlerden oluştuğu ifade edilebilir. Bütününe yayılacak biçimde, gerek bu sohbetlerinden gerekse dramalarından bir mizah üretmeyi başarıyor film. Beraberinde, Pina’nın hem tekil, hem de Pina ile Hawk’ın bu evdeki misafirliğinin Joe ve Angela’nın ilişkilerinin genelinde bir “müdahale” işlevi gördüğü farz edilebilir.
İlişkinin Z Raporu
İlişkileri orta yerinden çatırdayan ve misafirler gittiğinde ilişkilerinde dramatik farklılıklara neden olan bu akşamın z raporunu çıkarma gereksinimi duyan Joe ve Angela çiftinin, ilişkilerindeki mutsuzluğun başka bir çiftin şahitliğinde su yüzeyine çıkması ayrılık ihtimalini ilişkiye yerleştiriyor. Tıpkı aldatma ve aldatmanın itirafı gibi, ayrılık ihtimalinin ve ayrılığın gerçekleşmesinin de ayrılık adı altında kantonlarına ayrılarak bağımsız ele alınması gerekiyor. Z raporu çıkartmak ve ilişkilerinde zorlayıcı bir karar almak için yorgun hisseden çiftin filmin son sahnesinde harmoni içerisinde hareket edebildiğinin görüldüğü sahne, ilişkilerinin devamlılığına dair alacakları kararın ne olduğunu kestirebilmede yönlendirici cinsten.
“Davet” bir çiftin hem bireysel hem de ilişkisel kalitelerine doğru bizi çıkartan bir yolculuk olurken; iyi işlenen örgüsü, başarılı oyunculukları, duygusal dalgalanmaları rahatlıkla yöneten senaryosu, kıvrak manevralarıyla ve hassas kabul edilebilecek bir konuyu bu kadar ustaca perdeye yansıtmasıyla izlemede tereddüte düşürmeyen filmlerden biri olmuş. 21 Ağustos’ta şans vermek isteyenlere, şimdiden iyi seyirler!
Yönetmen : Olivia Wilde
Senaryo : Will McCormack, Rashida Jones
Görüntü Yönetmeni : Adam Newport-Berra
Kurgu : Anthony Boys, Yorgos Mavropsaridis
Müzik : Devonté Hynes
Oyuncular : Seth Rogen, Olivia Wilde, Penélope Cruz, Edward Norton
ABD / Komedi-Dram-Romantik / 108 Dk.









