Börü

YA KUZGUN LEŞE, YA DEVLET BAŞA..

Börü filminin yönetmen koltuğuna 1982 ve 1987 doğumlu genç yönetmenler Can Emre / Cem Özüduru birlikte oturmuş. İyi bir yönetmen olduğuna inandığım, kamerasına güvendiğim Alper Çağlar, bu sefer kamerayı güvenip inandığı arkadaşlarına emanet etmiş. Filmin senaryo yazarı ve yapımcısı da olan Alper’in, kamerayı emanet ettim diye yan gelip yattığını sanmıyorum. Yerinde duramayan hiperaktif bir yapıya sahip olduğu için yine A’dan Z’ye herşeye eli değmiş ve karışmıştır mutlaka.

Filmi, basın gösteriminde yazarlarımızdan Güneş Aktaş ile birlikte izledik. Güneş, filmi ben yazayım ağabey çok beğendim dedi. Bende tamam dedim. Ancak, okurlarımdan gelen ”seninde film hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyoruz ” maillerinden sonra yazmaya karar verdim.

Bu bir Ülkücü filmi..

Börü filmi, 15 Temmuz gecesi 3450 telsiz kodu ile bilinen Polis Özel Harekatı‘nın, hain fetö örgütünün darbe girişimini engelleme çabaları hikaye ediliyor.

Öncelikle belirtmeliyim ki bu film, darbeyi kendilerinin engellediğini düşünen Ak Partiye gönül vermiş insanları mutlu edecek, beklentilerine karşılık verecek bir yapım değil. Çünkü Börü; deyim yerindeyse tam bir ”Ülkücü / Bozkurt” filmi. Daha Bismillah, filmin açılış sekansında özel harekat binasının bombalanma sahnesinde, ciddi şekilde yaralanan Asena‘nın son nefesini verirken eliyle yaptığı bozkurt işaretinin (kendisi gösterilmiyor) gölgesinin perdeye yansımasından bu bir Ülkücü filmi diyorsunuz. Daha sonra ” gökte kartal yerde Bozkurt ol” gibi aralara serpiştirilen diğer repliklerden sonra bu düşünceniz daha da pekişiyor.

Hikayenin akışı içinde kullanılan hamaset dolu milliyetçi replikler, hiç kuşkusuz bilerek kaleme alınmış Ülkücü söylemler. Börü filminde deniyor ki; o gece, Fetö terör örgütünün Türkiye’yi ele geçirmek için yaptığı hain darbe girişimini, ”ya kuzgun leşe ya devlet başa” diyerek askeriyenin Atatürkçü, vatansever, ülkücü Subay ve Assubayı ile polis teşkilatının Özel Harekat Timleri engellemiştir. Başka bir söylemle, o gece darbe girişimini vatansever Atatürkçü ülkücüler engellemiştir vurgusu mıh gibi çakılıyor seyircinin belleğine.

Hikayede, devlet büyüklerinden bahsedilmemesi dikkat çekici. O gece de Türkiye’yi yöneten devlet büyükleri nerde ne yapıyor hiç bahsedilmemiş. Sadece, Cumhurbaşkanı’nın havada uçakta olduğundan bahsediliyor o kadar. (Filmde, o uçak da bir türlü inemedi yere)

Filmde, Mustafa Kemal Atatürk’ün hasta yatağında Mareşal Fevzi Çakmak ile yaptığı sohbete yer verilmesi ve ileri görüşlü Ata’mızın Fevzi Çakmak’a not ettirdiği notlar ise kayda değer nitelikte. O sahneyi kaçırmamanızı, can kulağı ile dinlemenizi tavsiye ederim.

Senaryo olarak biraz zayıf bulduğum Börü, görüntü yönetmeni Ender Ercan sayesinde belli bir kalite seviyesine ulaşıyor. Filmde kullanılan silahlar, tanklar, asker ve polis araçları, kostüm ve dökümanlar yerliyerinde oldukça iyi kullanılmış. Makyajlar başarılı. Oyuncular ise genelde başarılı ama Mesut Akusta ve Zafer Algöz diğerlerine göre oyunculuk olarak daha çok parıldıyan isimler. Emekli bir generali canlandıran Zafer Algöz‘ün, bir benzinlikte orada bulunan silah arkadaşlarına hitaben yaptığı konuşma sahnesinde ki oyun gücü şahaneydi. Bir parantez de vurdulu kırdılı filmlerin büyük ustası Cüneyt Arkın‘ın oğlu Murat Arkın‘a açmak istiyorum. Hıh demiş burnundan düşmüş diyebileceğimiz bir şekilde babasına benzemesine rağmen, oyunculuk olarak DNA’larına fazlaca birşey katılmamış. Bu bir yetenek işi, olmayınca olmuyor demek ki…

Sözün Özü: Börü, bildiğimiz 15 Temmuz hikayesine farklı bir gözle bakan film. Senaryo açısından her kesimi mutlu edecek bir yapım değil ancak, çekim kalitesi ve görsellik olarak seyirciyi doyurabilecek kalitede. Tercih sizin..

Film notum:

 

 

2 YORUMLAR

  1. Alper Çağlar’ın yaptığı her işi hayranlıkla izleyen biri olarak beni çok şaşırttı. Filmde gereksiz o kadar sahne var saymakla bitmez. Konu detaylarla kaybolmuş asıl vurgulanması gereken yerlere gelmekte zorluk çekilmiş. Dizide yer alan detaylar, açılar filmde neredeyse yok gibiydi. Sesler izlediğim yerden mi kaynaklanıyor yoksa filmden mi bilemedim ama çok çok kötüydü. 15 Temmuz gecesi yaşananların anlatıldığı filmde verilmek istenen mesajlarda bir o kadar basitti (özellikle Halis Demir’in şehit oluşunun olduğu bölüm) Salt milliyetçi duygular ve Börü, Dağ sever olarak gitmek istiyorsanız sizi tatmin eder. Sinemasever olarak izlemek istiyorsanız büyük beklentiye girmeyin derim. Alper Hocaya başarılar diliyorum emeğine büyük saygı duyuyorum, gelecekte çok daha başarılı işlere imza atacağından eminim.

  2. Film kesinlikle bazılarının yazdığı gibi siyasi hiç bir kaygı taşımıyordu. Birisi Atatürkçülükten bahsetmiş(ki bu niye rahatsız ediyor anlamadım) Atatürk ile ilgili bir sahne var ki bence çok iyi bir sahneydi yıllar önce atamızın askerlerin siyasete girmemesi ve bugünleri öngörmesi ile ilgili idi. Cumhurbaşkanı yoktu vs gibi birşey yazmış eğer bu film para ve gişe kaygısı taşıyor olsa idi nasıl bir film izleyeceğimizi az çok tahmin edersiniz! öncelikle bu film 15 Temmuz darbe gecesini BÖRÜ timinin gözünden anlatmış. O yüzden şu vardı bu yoktu demek saçma burada ki en anlamlı amaç bazı hainler yüzünden şerefli Türk polisi ve asker üniformasının kirletilemeyeceğini göstermekti çok teşekkür ediyorum emeklerine. Son olarak balyoz göndermesi şahaneydi…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here